TÜRKİYE'de en çok tüketilen gıda malzemelerinin başında ekmek geliyor. Her ailenin kurulan sofrasında mutlaka baş köşeye konulur ekmek. Nüfus yapısına göre bazı aileler kullandıkları ekmek sayısında bir hayli ileri giderler. Haliyle bu durum dar gelirli ailelerin zorlanabileceği anlamına geliyor.
Ya da nüfusu kalabalık olmasa da gelir durumu bekledikleri oranda olmadığından haliyle ekmek masraflarında kısıtlamaya gitmek zorunda kalır bazıları.
İşte burada insanların yardımına belediyeler tarafından işletilen halk ekmek fırınları yetişir. Ekmek masrafında kısıtlamaya gitmek isteyen aileler bu imkandan faydalanır. Kimileri uygun fiyatta, kimileri de ücretsiz aldığı ekmeklerden dolayı mutludur. Halka hizmet ettiğini düşünen o belediyenin başkanının koltukları, 'Vatandaşa hizmet ediyorum' diyerek alabildiğine kabarır. Gururdan yere göğe sığamaz olur.
Fakat öyleleri de vardır ki, elindeki bu nimetin farkına varamaz. Herşeyi ticaret mantığı ile düşündüğünden, bir de 'baba'dan gelme özelleştirme alışkanlığı genlerine işlediğinden elde ne var ne yok satışa çıkarırlar...
Evet, herhalde nereye gelmek istediğimi anlamışsınızdır...
Körfez Belediyesi'nin önce 'zarar ediyorum' diye satışa çıkardığı, ardından oluşan tepki nedeniyle vazgeçtiği şu halk ekmek fırını hakkında kısa bir değerlendirme yapacağım.
Burada satışa sunulan ekmeğin fiyatında artışa gidildi. Sessiz sedasız yapılan bu zam, haliyle tepkileri de beraberinde getirdi. 35 kuruşluk ekmek, büyük ihtimalle 'Zarar ediyoruz' bahaneleri ile 45 kuruşa yükseltildi. Şahsi kanaatime göre de, göz boyama amacıyla bir kaç gram artışa gidilmiş ekmekte.
Fakat tipik fırıncı taktiğidir bu durum. O artan gramajlar bir süre sonra umarım küçük küçük eksilmez. Zira olmayan şey değil. Çift ekmek fiyatına tekli ekmekleri çok kakaladılar bize.
Şakası bir yana, yapılan bu uygulama baştan sona yanlış olmuştur. Bizim yerel idarecilerimizin kabullenmekte zorlandığı, belki de kabullenmek istemedikleri bir durum var...
'Şayet sen devlet isen, görevin halkın huzuru ve mutluluğu için çalışmaksa, o zaman önceliği kara değil, hizmete vereceksin...'
Bu sözün hikmetini kavrayamayanlar maalesef hataları ardı ardına sıralamaya başladılar. Fakat şunu anlamalarını istiyorum. Yanlış hesap sadece Bağdat'tan dönmez, bazen Körfez'den de dönebilir...