TARİH 16.12.2017 SAAT 04:43:11

09.04.2017 Pazar - 18:28

Sarıbay “Çünkü sandıktan ‘hayır’ çıkacak. Hayır çıkarsa ne olur; Cumhurbaşkanı koltuğunda kalır, 550 kişilik parlamento devam eder. Hepsinden önemlisi demokrasinin teminatlarından parlamenter sistem devam eder. 16 Nisan’da hayır çıkarsa çok güzel şeyler olacak. Kimse merak etmesin” diyor

Röportaj: Adem TURGUT- Uğur ULUSOY

Fotoğraflar: Süriye ÇATAK TEK

ADEM TURGUT: 1 Kasım seçimlerinde de partinin başındaydınız; O günkü sokak ile bugünkü sokak arasında ne fark var?

CENGİZ SARIBAY: 16 Nisan ile ilgili referandum çalışmasında ortam daha az gergin, bize karşı yönelen sevgi, sempati daha fazla. Çünkü biz ‘Hayır’ı anlatmakta zorlanmıyoruz. Biz rahat anlatıyoruz, vatandaş da çok rahat anlıyor.

TURGUT: Nasıl anlatıyorsunuz?

SARIBAY: 3 cümlede anlatıyoruz.

UĞUR ULUSOY: Nedir o cümleler?

SARIBAY: Mesela birinci cümle; “Bu anayasa değişikliği ekonomik anlamda Türkiye’yi uçuracak” diyorlar. Ben de diyorum ki “Bu anayasa değişikliği içinde ekonomik açıdan bizi uçuracak maddeyi bize söyleyin” diyorum. “Bilmiyorsanız sorun, ‘evet’i savunanlar size söylesinler” diyoruz.

İkinci cümle, “Bu değişiklikler terörü bitirecek” diyorlar. Ben de diyorum ki “Bu anayasa değişikliği içinde terörü bitirecek maddeyi bize söyleyin” diyorum. “Bilmiyorsanız sorun, ‘evet’i savunanlar size söylesinler” diyoruz. Bakın 18 maddenin 2 tanesi hemen yürürlüğe girecek. Biri Cumhurbaşkanının partili olması, ikincisi HSYK maddeleri… Ee nerede terörü bitirecek uygulamalar. Onlar için neden 2 buçuk yıl bekliyoruz. Bu durum insanlarla alay etmektir.

TURGUT: Üçüncüsü?..

SARIBAY: Üçüncüsü Cumhurbaşkanının partili olması. “Partili Cumhurbaşkanı olmamalı” diyoruz ve şöyle izah ediyoruz: “Şu an Erdoğan cumhurbaşkanımız ve bizim ona saygı duymamız lazım ama o bizi benimsemiyor. Biz istiyoruz ki bizi benimsesin, bizi içine alsın. Bunu yapması için de bir partinin üyesi olmaması lazım, tarafsız olması lazım. Kendisine oy veren, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy veren insanların cumhurbaşkanı olmaktan kurtulamaz. Dışlamamalı, bizim de cumhurbaşkanımız olmalı.”

 

EVET DEMEK İÇİN
NEDENLERİ YOK

ULUSOY: Nasıl bir reaksiyon alıyorsunuz?

SARIBAY: Geçenlerde 3 tane genç arkadaşımızla Yenişehir Mahallesi’nde referandum çalışması yaparken konuştuk. Genç arkadaşlardan biri “bana hayır demem için bir neden söyleyin” dedi. Biliyorsunuz ben 43 yıllık hukukçuyum. Delikanlıya “Ben bir tek yargı bağımsızlığının ortadan kalkıyor olması nedeniyle bile bu Anayasa değişikliğine ‘Hayır’ derim” dedim. Ardından sordum, “Sen bana evet demek için bir tek nedenini bana söyler misin” dedim. Bana, “Ben Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyorum” dedi.

Tabi ki oy vereceksin, sevdiğin insana oy vereceksin ama bir gerçeğin de işareti bu; Bir nedenleri yok bunların. Saygı duyuyorum böyle düşünenlere ama tekrar ediyorum evet demek için başka bir nedenleri yok. Onlara şunu hatırlatmak istiyorum. Tamam, Erdoğan için oy verdin ama ya ondan sonra gelecek kişiler? Onların da bu sınırsız yetkileri kullanmasını istiyor musunuz?

 

YARGI BAĞIMSIZ DEĞİL

TURGUT: Şu yargı bağımsızlığı meselesini açar mısınız?

SARIBAY: Bu günlerde çok güncel olduğu için söylüyorum; birkaç gün evvel Atilla Taş dahil 21 kişi hakkında ağır ceza mahkemesi tahliye kararı verdi. Daha tahliye işlemleri yapılırken aynı kişiler hakkında başka bir mahkemede tekrar tutuklama kararı çıkarttılar. 21 kişinin cezaevinden çıkışını engellediler.

Daha sonra ne yaptılar; O tahliye kararı veren ağır ceza mahkemesi başkanı ve 2 üye ve tahliye isteyen savcıyı görevinden el çektirdiler. Şimdi durumun vehametine bakın; Bunlar eğer FETÖ’cü ise niye görev verdiniz? Değil iseler sırf tahliye kararı verdiği için siz bunlara el çektiriyorsunuz demektir. Ben size soruyorum; şimdi hangi hakim bir sanığı bırakabilir. Mümkün değil. İzmit’te de bu davalara bakan mahkemelerden FETÖ’den ceza yiyen sanıklar tahliye edildi. Ama geçtiğimiz hafta içinde tahliyeler durduruldu. Bu kişilerin tutukluluk halinin devamına karar verdiler. Oysa 7 yıldan aşağı olan cezaların tutuklanması usulden değildir. Tutukluluk tedbirdir, önlemdir. Kesinleşene kadar dışarıda gezinmesi lazım…

ULUSOY: Nasıl yorumluyorsunuz, bu durumu?

SARIBAY: Bu yargının tamamen siyasallaşması demek… Bu tuzun kokması demek… Bundan böyle mahkemelerin objektif, tarafsız karar vermesi mümkün değil. “Yargı bağımsız ve tarafsız” diyorlar. Dün Sayın Cumhurbaşkanı konuşurken yine aynı şekilde suçlu bunlar diyor. Siz mi tayin ediyorsun suçlu veya suçsuzu? Demokratik ülkelerde böyle bir şey olamaz. Yargı kararıyla suçluluk geçerlilik kazanır.

 

YALAN SÖYLEMİYORUZ

TURGUT: İki önemli tespitimi sormak istiyorum; Hayır eşittir CHP gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bir de “CHP yalan söylüyor” deniyor. CHP yalan mı söylüyor?

SARIBAY: Olur mu böyle şey, arkadaşlar! Öncelikle şunu söyleyeyim, “CHP eşittir hayır değil, biz referandum süreci başladığı andan itibaren bunun herkesi ilgilendiren ve herkesin ödev kabul etmesi gereken bir çalışma olduğunu söyledik. Yani bu CHP’nin işi değil. Bu referandumun sonucunda cumhurbaşkanı değişmeyecek., milletvekilleri, parlamento, bakanlar değişmeyecek. Ama tabi bunu evetçilerin evetle ilgili söylemleri olmadığı için bizi böyle bir mindere çekmeye çalışıyorlar ama gerek biz burada, gerekse genel merkezimiz bu tuzağa düşmedi.

ULUSOY: Yalan söyleme meselesine gelirsek…

SARIBAY: Gelelim… Ben burada “Cumhurbaşkanı yalan söylüyor” desem doğru mu? Olmaz, diyemem. Ama onlar bize “yalan söylüyor” diyebiliyor. Biz yalan söylemiyoruz. Bakın; onlar bize yalan söyledi derken örneğin Biz Cumhurbaşkanının fesih yetkisi var” diyoruz. “Onlar “yalan söylüyorsunuz” diyor. ‘Bu anayasada fesih var’ dediğiniz zaman Meclis’in kendi isteği dışında ortadan kalkmasını kastediyoruz. Bu doğru ama tabi cumhurbaşkanı fesih yetkisi kullanırken kendi de seçime giriyor. Ancak bu böyle diye parlamento feshedilmiyor anlamı taşımaz ki… Düşünün 600 kişilik Meclis istemiyor ama Bir başka irade çıkıp Meclis’i seçime götürüyor. Bunun adı fesihtir. Açsınlar Türk Dil Kurumu sözlüğünde fesh kelimesinin karşılığına baksınlar… Yani yalan söyleyen biz değiliz. Biz doğruyu söylüyoruz ama onlara batıyor.

TURGUT: Peki 18 yaşındaki milletvekilinin emekli olacak gibi bir söylem var…

SARIBAY: 18 yaşındaki insanın emekli olması mümkün değil. Parlamenterlik yaptığı için 18 yaşındaki normal bir insan kaç yaşında emekli olursa o yaşı bekleyecek. Tabi sigortalı gününü de doldurması lazım.

TURGUT: Ancak Kemal Bey muhtarlıkların kalkacağını da söylüyor…

SARIBAY: Bir örnek verelim; Yarın bir gün Cumhurbaşkanı seçilen kişi dedi ki “avukatlara ne gerek var kardeşim, zaten benim hakimim, savcım kararını veriyor. Yargıda avukatlara ihtiyaç yok. ben avukatlar birliğini feshettim derse. Der mi demez mi o ayrı. Ama ucu açık. Bu yetkiye haiz. Parlementoyu fesih yetkisi olan Cumhurbaşkanı “ben muhtarlıkları da kaldırdım” diyebilir. Mesela, “Kıdem tazminatlarını fona devrettim” derse ne yapacaksınız? Biliyorsunuz, 4 defa Meclis’e geldi, bizimkilerin direnmesiyle kıdem tazminatları kaldırılmadı. Evet geçerse sonra bir sabah kalktığımızda bir bakacağız KHK imzalanmış, Resmi Gazete’de yayımlanmış, kıdem tazminatı fona devredilmiş olabilir mi? Olabilir Bakın bugün bile OHAL kapsamında Halkbank, THY, BOTAŞ gibi kuruluşları Varlık Fonu’na almadılar mı? Kime sordular? Bugün olmadığını varsayalım. Recep Tayyip Erdoğan gibi akıllı, becerikli biri değil de daha az akıllı birisi gelir, kardeşim ben bunları yaptım dediği zaman kimsenin şansı olmaz. Biz bunu söylemeye çalışıyoruz. Ucu açık duruma dikkat çekiyoruz ve uç örnekler veriyoruz.

BELİRSİZLİK ÇOK

ULUSOY: Sizce, başka ne sıkıntıları var bu değişikliklerin?

SARIBAY: Şimdi kaç bakan alacak belli değil. Kaç danışman olacak belli değil. Şimdi bakınız milletvekili olmak için dahi liyakat arınıyor ve kıdem, tahsil aranıyor. Ama Cumhurbaşkanı yardımcısı olmak için ihtiyaç yok. Kaç tane başkan yardımcısı, kaç tane bakan olacak. Bunların tahsileri ne olacak, liyakatları ne olacak bunlar önemli ama belli değil.

 

HALKIMIZ FARKINDA

ULUSOY: Sizce halk bunu anlıyor mu?

SARIBAY: Bunu halkımızın anladığını ben görüyorum. Şöyle anladı, inanın bana yolumu kesip “ben AK Parti’liyim, her seçimde AK Parti’ye oy verdim ama bu AK Parti işi değil, bu kadar da olmaz. Bu defa ‘hayır’ vereceğim’ diyen, hiç tanımadığımız, partimize kayıtlı olmayan vatandaşlar ile karşılaşıyoruz. İsim vermek doğru olmaz ama Bizim de yakından tanıdığımız AKP’de aktif olan insanlar içinde “Ben de evet vermeyeceğim” diyen çok kişi var.

 

EVET ÇIKARSA NE

OLUR BİLMİYORUM

TURGUT: ‘Hayır’ çıkarsa ne olur ‘Evet’ çıkarsa ne olur?

SARIBAY: Bizim ülkemiz büyük bir ülke Hayır da çıksa Evet de çıksa hiçbir şey olmaz. Evet çıkarsa neler olabileceğini öngöremiyorum ama bizim mücadelemiz devam edecek. Demokrasi mücadelemiz devam edecek, etmesi lazım. Hayır çıkarsa ne olur; Cumhurbaşkanı koltuğunda kalır, 550 kişilik parlamento devam eder. Hepsinden önemlisi demokrasinin teminatlarından parlamenter sistem devam eder. 16 Nisan’da hayır çıkarsa çok güzel şeyler olacağına inanıyorum.

 

Türkiye’de yüzde 55

Kocaeli’de kafa kafaya

ULUSOY Sandıktan ne çıkacak?

SARIBAY: En az yüzde 55 ‘Hayır’ çıkacak, Türkiye’de. Doğrusunu kabul etmek gerekirse Kocaeli bizim parti olarak biraz daha zayıf olduğumuz yerlerden birisi. Ancak Kocaeli’nde en az yüzde 45 çıkar. Ben yüzde 50’yi yakalayacağımızı düşünüyorum.

 

AKP il başkanıyla öpüşüyorlar!

TURGUT: İl başkanları buluşmaları partide nasıl karşılanıyor.

SARIBAY: Bazı arkadaşlarımız şiddetle buna karşı çıktılar. “AKP il başkanıyla oturuyor kalkıyor, öpüşüyorlar” falan filan dendi. Ama bakın Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi referandum propagandasını neye dayadı; bir seneden beri benim ısrarla savunduğum herkesle uzlaşma herkesle yaklaşma, kimseye hakaret etmeme önceliğimiz oldu. Bakın biz eskiden “sayın” demezdik, “sayın” demeye başladık, AKP derken AK Parti demeye başladık ama bakın bu bir nezakettir. Bizim o il başkanları toplantısında d nezaketimiz ön planda. Artı bu FETÖ darbe girişimiyle ilgili güvendiğim insanların, arkadaşların o mağduriyetlerini bu iletişim düzelmiştir.

Arkadaşlarımdan

çok memnunum

TURGUT: Arkadaşlarınızın çalışma performanslarını beğeniyor musunuz?

SARIBAY: 3 tane milletvekilim olağanüstü çaba içerisindeler. Şu an Karamürsel’de misin dersem Karamürsel’dedir. RKM’nin yaptığı programlar var ve onlara eşlik eden arkadaşlarımız var. Benim il başkanı olarak kendi programım var.

ULUSOY: Eskiden bu kadar organize miydiniz?

SARIBAY: Bu kadar organize değildi, daha böyle üstten kendiliğinden yapılıyordu de facto ama şimdi ilmi, daha rasyonel çalışıyoruz.

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.