HEREKE halısının Çin’de üretilmeye başlanmasının ardından, bu tarihi miras yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Hereke Halıcılar Derneği Başkanı Erhan Ör, Çin’de üretilen halıların ülkeye girişine ambargo koyulması halinde yaşanan sorunların bir nevide olsa çözüleceğini düşünüyor.
DAHA DA AZALDI
1980’li yıllarda 350 halı üreticisi esnaf, 30 bin civarında ise dokumacı bulunuyordu. Bugün ise Hereke parmakla sayılacak kadar üretici ve çok az sayıda dokumacı bulunmakta. Hereke halısının Türk tüccarlar tarafından ucuz iş gücü nedeni ile Çin’de üretimin başlaması üzerine, dokuma tezgahları her geçen gün azaldı. Artık sadece küçük atölyelerde bulabildiğimiz dokuma tezgahlarında büyük bir emekle yıllarını vererek bir halı dokuyan dokuma ustaları ise emeklerinin karşılığını alamadıkları için her geçen gün Hereke halısı ustalarının azaldığını ve yeni ustaların yetişmediğini belirtiyor.
ZOR ÜRETİLİYOR
1842-1844 yıllara arasında kurulan Fabrika-ı Hümayun’da üretilmeye başlanan Hereke halısı, Osmanlı’da üretilen halıların ustaları davet edilerek, tüm halıların en iyi özellikleri bir araya getirilerek oluşturuldu. Büyük bir emeğin olduğu Hereke halısında santimetre kareye yüz düğümün atılıyor. Yani bir metrekare Hereke halısı 1 milyon düğümle yapılıyor.
TÜRKİYE’YE GİRİŞLERİ ENGELLENMELİ
Çin’de üretilen halıların suni ipekten olduğunu ifade eden Erhan Ör, Çin’deki üretimin artması ile 2000 yılından sonra gerçek Hereke halısına talebin azaldığını kaydetti. Halı talebinin büyük bölümü Çin’den gelen sahte halılar nedeniyle Hereke halısına talebin çok düştüğünü söyleyen Ör, Çin’de üretilen halıların Hereke halısı ile organik bir bağının olmadığının altını çizdi. Dokuma kalitesi ve kullanılan malzemenin Hereke’nin şanına şöhretine yakışmadığını vurgulayan Ör, halıların Türkiye’ye girişinin engellenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin 2 bin 500 yıllık tarihinin korunması ve Hereke halısının üretilebilmesi için hakların korunması gerektiğini ifade eden Ör, tüketicilerin aldığı mallara dikkat ederek, nerede üretildiğini ve firmanın Hereke ile ilişkisini sormalarını istedi.
KOCAELİ HALKI SAHİP ÇIKMALI
Piyasada Hereke halısı adı altında satılan halıların büyük oranının sahte olduğunu vurgulayan Ör, üretici olarak kültürel miraslarını sürdüreceklerini ama bunun için bilinçli tüketiciye ihtiyaç olduğunu kaydetti. Başta Kocaeli halkının bu kültürel mirasa sahip çıkmasını isteyen Ör, “Kocaeli halkı misafirlerini Hereke’ye getirerek halıcıları gezmeleri dahi bizim için çok büyük moral olur. Her satılan halı yeni bir tezgah demektir” dedi. Yurt dışından gelen halılara ambargo koyulması gerektiğini söyleyen Ör, Hereke halısının korunmasının bir diğer yolunun ise Hereke’nin ilçe olması olduğunu kaydetti.
BİR HALIYA BİR EV
Artık yeni dokumacılarında yetişmediğini söyleyen Ör, “Eskiden Hereke halısı ören bir usta bir yılda bir ev alacak kadar para kazanıyordu. Şimdi bir halıyı üretin dokuma ustası o parayı kazanmıyor. Çünkü artık halı tüccarları da kazanmıyor. Biz ustalarımıza şu anda hak ettiği parayı veremiyoruz. Eğer Çin’deki üretim olmasaydı bu tezgahlara emek verenler daha fazla kazanacaktı” dedi.