BAZILARI da der ki:
- Örgüt aday olmam için yoğun baskı yapıyor.
- Peki, sen istiyor musun?
- Ben pek istemiyorum.
- Aday olacak mısın?
- Örgüt isterse adayım…
İstiyor da… Mazbatanın yan cebine çaktırmadan iliştirilmesi daha çok hoşuna gidiyor.
***
Bense çoğu zaman o örgütü merak ederim…
Ne yerler, ne içerler, nerelere giderler, kimleri severler? Canlı mıdır, konuşur mu?
Düşünür, düşünür dururum…
Merak ederim:
Örgüt kim?
***
Yine böyle mevzu da telefonun ucundaki CHP’li dedi ki:
- Örgüt istiyor…
Görüştük bir gün;
Baktım, etrafında 3 kişi var…
3 gün sonra yine görüştük;
2 kişi kalmışlardı…
- Diğeri nerede, diye sordum:
- Anlaşamadık, dedi.
***
Öyle ki, etrafındaki 3 kişinin “kralsın” tezahüratında yola çıkarak “Örgüt beni istiyor” diyenleri çokça gördüm ben… Ve o 3 kişi de demez mi?
- Hürriyet’te yazacak adamsın sen Mevlüt?
- Ben Mevlüt mü?
- Sen, sen… Vallahi Yılmaz Özdil’den iyisin…
- Ben mi?
- Sen, sen…
Akşamüzeri arkadaşıma dedim ki:
- Hürriyet’e gitmeliyim ben…
- Sen mi?
- Ben tabi ki…
- Nereden çıktı.
- Örgüt istiyor.
***
Yıllar önce yine örgütün istediği bir adayı gördüm ben… Sokakta dolaşıyor, “Örgüt beni istiyor” diye… 3 gün sonra şöyle dedi:
- Adaylıktan çekildim.
- Hani örgüt istiyordu? Demedim…
***
İşte bu nedenle kim, ne zaman çıkıp “Taban beni istiyor” ya da “Örgüt istiyor” dese, kıs kıs gülerim.
Örgüte bakarım;
Mehmet, Hasan, Ali…
Ve de merak ederim;
Nedir bu örgüt?
Ne yer, ne içer, nerelere gider?
Gözleri var mıdır?
Varsa bile, “seninkiler” kadar güzel midir?
(Mesaj kaygılı son satırımın olmadığının farkındayım)
***
İşin özü, CHP’lileri uyarmak isterim…
“Örgüt istiyor” deyip de yola çıkmayın;
Komik oluyorsunuz…