Beyaz kabus, beyaz felaket, beyaz afet...
Bunlar bizim ülkemizde kara verilen isimler. Ne ayıp!
Zaten topu topu 1 hafta 10 gün kar yağışı yaşadığımız batı kesimlerde kar yağdı mı derhal alarm sinyalleri veriliyor.
Oysa ki ne kabus, ne felaket ne de afet karın kendisi, zaten bu adlar “beyaz” la birlikte yan yana da hoş durmuyorlar.
Karı kabus, felaket ya da afet halinde getiren bizleriz, yönetimlerimiz.
Dün akşam kızımı İstanbul’ da Disney’ in gösterisine götürdük, KORKA KORKA!
Daha bir hafta önceden herkes “aman çok yoğun kar yağışı olacakmış, iptal edin biletleri gitmeyin” demeye başladı.
Normal bir doğa olayı neden bizim hayatımızın programını eline alıyor ki. Kar resmen bir haftadır stese soktu herkesi.
Oysa ki kar, rengi gibi beyazdır, saftır. Kar temziliktir. Kar yeryüzünün berrak beyaz örtüsüdür. Kar bir keyif, huzurdur.
Yolda araba kullanırken de ben kar yağısını yağmura tercih ederim. Patır patır silecekleri kopartırcasına yağan yağmur huzursuz eder beni ama kar naif düşer cama.
Öyle bir içimize işlemiş ki karın stresi, normalde o gösteriden sonra dev akvaryuma da gidecektik ama ne olur ne olmaz diye dönüş yoluna geçtik.
İyi ki de öyle yaptık. Trafik bir kaos, köprüye ulaşmak ise hayat sınavı.
Ama kar değildi aslında korkutan bunu düşündüm. İnsanların kar paniğiydi kesinlikle. Herkesin altında bir araba, ruh sağlığı yerinde olan da olmayan da sürücü koltuğunda. Korkunç bir insan nüfusu. Şehri yoracak bir kalabalık. Bu kalabalıktaki insanların tek tek bencilce hareketleri bu şehri keşmekeşe sokan.
Kar bahane. Artan nüfusla orantılı alt yapının tesis edilmemiş olması asıl sorun.
Ama biz kendi hatalarımız ve eksiklerimizdense sorunu bir başkasına atıvermeyi pek severiz ya nasılsa karın da dili yok garibim “Benim ne suçum var, asıl sorun sizlersiniz” diyemeyecek ya. At suçu kara en kolayından.
Kuzey ülkelerinde yaşayanlar geçen haftaki karda evde mahzur kaldığımızı duysa nasıl gülerler acaba. Geçen haftaki o kadarcık karda evde mahzur kaldık. En güzel yanı kızımla bahçeye yaptığımız kardan adamı keyifle süslemekti. Yine de anın tadını çıkarttık, keyif aldık evimizde zaman geçirmekten bahaneyle.
Bence kar alarmları vermek, karda olağanüstü hal ilan etmek (hele de bölgemizdeki yağış oranı ve süresi dikkate alındığında) utanılması gereken bir durum. Haberlerin karı dehşet, afet ya da kabus olarak lanse etmesi kabul edilemez bir hal bence. Yönetimler bu kadarcık karı vatandaşa kabus olarak yaşatan. İllerin adları değişse de sorun aynı. Karı “kabus” yapmamalı.