TARİH 26.09.2017 SAAT 15:43:49

15.06.2017 Perşembe - 16:10

İzmit merkezinde bulunan meşhur Yürüyüş Yolu’nda yürümeyeniniz yoktur.

Bir zamanlar trenlerin geçtiği bu yoldan yıllardır insanlar geçiyor.

Yürüyüş Yolu’na indiğinizde mutlaka bir tanıdığınızla karşılaşır, ayaküstü laflarsınız.

Ancak bu aralar Yürüyüş Yolu’nda yürümek bir hayli can sıkıcı.

Sizi bilmem ama benim için öyle.

Her 25-20 metrede bir yolunuzu biri kesiyor.

Firmaların broşürlerini dağıtan gençler “Bir şey sorabilir miyim?”, “2 dakikanız var mı?”, “Size bir şey anlatacağım, yalancıktan da olsa dinler misiniz?” gibi sorularla meşgul ediyorlar.

İnanabiliyor musunuz, yalancıktan dinleyecekmişim.

Hatta yalancıktan dinliyor gibi yapacakmışım.

Düşündükçe gülüyorum ağlanacak halimize.

Gençleri ne hale getirdiler.

Bu tip işlerde gençlerin para kazanıp kazanmadığı da meçhul yani…

Eskiden sadece el ilanı tutuşturulurdu elimize şimdi ise yolumuz kesiliyor.

Şahsen bu durumdan çok rahatsızım.

 Eğer bir firmayı tercih edeceksem, bir ürün hakkında bilgi alacaksam zaten araştırırım ve nokta atışıyla hizmet alacağım yere giderim.

Bu gençler harçlıklarını çıkarmaya çalışıyor, anlıyorum ama yolumun ısrarla kesilmesi beni acayip rahatsız ediyor.

Zaten akşamüstü işten çıkmışım, bazen de elimde poşetlerle hızlı hızlı yürürken birinin yolumu kesip ısrarla kendisini dinletmeye çalışması beni çok huzursuz ediyor.

Ya da telefonla konuşurken…

Ya da bir arkadaşımla yürüyüş yaparken, sohbet ederken…

Sadece bu da değil bir de üstüne üstlük dilenci akını var.

O kadar çoklar ki…

Belki sizler de benim gibi rahatsız oluyorsunudur.

Anlayacağınız Yürüyüş Yolu’nda yürümek eziyet oldu.

Bu sergi kaçmaz

Bu kentte yaşayıp da Mustafa Bağdiken’in objektifine yakalanmayan herhalde yoktur.

Hiç unutmam, 1999 yılında yaşadığımız büyük deprem felaketinin ardından rahmetli Erdal İnönü gelmişti Değirmendere’ye.

Haberini yapmıştım.

Aradan yıllar geçtikten sonra bir gün Mustafa abiye ziyarete gittiğimde bilgisayarında arşivleri kurcalarken bana bir fotoğraf gösterdi.

Tabi ben şok…

Erdal İnönü, Sefa Sirmen, Ertuğrul Akalın…

Hepimiz oldukça genciz…

Hangi ara çekti bu fotoğrafı hiç farkında değilim.

Makinasının dili olsa da konuşsa. Kim bilir hangi olaylara ve kimlere tanık oldu…

Ve Mustafa Bağdiken en sonunda fotoğraf sergisi açmaya karar verdi.

Yıllarca Doğan Haber Ajansı Kocaeli Bürosu’nda şef olarak görev yaptı.

Bir sürü haber kovaladı ve ilginç fotoğraflar yakaladı.

Mustafa abiyi buradan anlatmaya kalksam herhalde sayfalar dolar.

O yüzden kısaca geçiyorum.

Yıllardır sergi açmak isteyen Bağdiken nihayet şeytanın bacağını kırdı ve aynı eserlerden oluşan ikinci sergisini Kocaeli Sanayi Odası’nda açtı.

O fotoğrafları tek tek incelerken sanki bir zaman tünelinin içine düşmüş gibi hissettim kendimi.

Sergide emeği geçen Çarşı Reklam’ın sahibi gazeteci arkadaşımız Seda Ceran’ı, Mustafa abinin kendisi gibi gazetecilik yapan kızı Şive Bağdiken’i ve sergide emeği geçenleri kutluyorum.

Dilerim bu gizli hazinesini peyderpey gün yüzüne çıkarmaya devam eder.

Bu arada sergisi 23 Haziran Cuma akşamına kadar açık kalacak.

Barış ve huzur dolu haftalara…

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.