Kadıköy Escort Kadıköy Escort Ataşehir Escort
Aferin CHP Körfez İlçe’ye… | Demokrat Kocaeli Gazetesi
TARİH 22.01.2018 SAAT 07:09:34

12.01.2018 Cuma - 16:13

Bu köşeden defalarca yazdım; Ak Parti olası bir yerel seçim yarışına 15 sene avantajlı başlıyor. Her ilçede belediye başkanlığı koltuğunda AK Partili isim var. Yani en yenisi bile seçime girerken 5 yıldır halkın huzurunda olacak. Buna karşılık CHP’nin hiçbir yerde ‘bu benim adayım’ dediği bir isim yok.

Daha doğrusu yok-tu.

Evet ilçe başkanlarından aday olmayı düşünen Nihat Değer, Yakup Törk ve İsmet İşeri gibi isimler var ama onlar da örgüt olarak henüz resmi bir girişim içinde değiller.

***

Bu konuda fark yaratan tek ilçe CHP Körfez İlçe Örgütü oldu.

Mehmet Kaçar’ı çok eski tanırım. SEKA yıllarında oturup kalkmışlığımız da çoktur. Deli dolu aykırı gibi durur ama politikayı iyi bilir.

Körfez’i de sever.

Mehmet Kaçar ve ekibi, yerel seçim için şimdiden kolları sıvadı. Bir aday belirleme konusunda da önemli adımlar attılar.

Tercihlerini Bozkurt Uslu’dan yana kullanacaklar gibi…

***

Uslu, CHP’de il başkanlığı yapmış, entelektüel, saygın ve sevilen bir isim. Babası Yarımca Belediye Başkan yardımcılığı yapmış, kendisi ilçenin kulübünün takım kaptanlığını üstlenmiş 40 yıllık Körfezli bir ailenin evladı.

Kente ve belediyeciliğe de vizyoner bakış katacak bir donanıma sahip.

CHP için çok doğru bir aday olur.

***

Tekrar başa dönersek…

CHP tüm ilçelerde adayını artık belirlemeli…

Örgütler Körfez’de olduğu gibi tercihlerini resmi- gayrıresmi belli etmeli.

Ne dedi Kemal Kılıçdaroğlu: “Adayınızı belirleyin, getirin.”

Neyi bekliyorsunuz?..

 

 

 

Turan’ın söyledikleri

ve Akşener ne yapmalı?

 

İYİ Parti İzmit İlçe Başkanı Ufuk Turan, bizim Mevlüt Soysal’a konuştu…

Turan, Akşener gidince bıraktığı siyasete Akşener geri dönünce tekrar başladığını söylemiş.

İYİ Parti ruhunu anlatan önemli bir cümle. Çünkü Meral Akşener’i çıkardığınızda İYİ Parti’den geriye bir şey kalmaz.

Burada mesele şu, demek ki biz burada “teşkilatlarda ne oluyor” diye baktığımız kadar hatta daha fazlasıyla Akşener’in “liderlik” performansına bakacağız.

***

Mevlüt, Ufuk Turan’a “neden İYİ Parti ve siyaset” diye de sormuş. İYİ Parti İzmit İlçe Başkanı Turan iki neden söylemiş:

BİR- Meral Akşener’i çok iyi tanıyor olması ve duruşunu beğenmesi…

İKİ- Türkiye’de siyasetin sıkışmış olması. Türkiye’nin siyasi anlamda normalleşmesi gerektiğine inanması…

Doğru.

İşte Akşener liderliği ile o sıkışmışlığı aşmalı.

***

Turan’ın cevaplarını genelde beğendim ama bir konuda yanlış düşünüyor.

Mevlüt, Ufuk Turan’a “İzmit, İYİ Parti için çok önemli. Çünkü Akşener’in memleketi… Bu nasıl bir psikoloji yüklüyor?” diye de sormuş.

Turan, “Ben o noktada kendimi çok özel hissetmiyorum. Türkiye’de bine yakın ilçe var. Her ilçe İYİ Parti için önemli. Bizler memleket adına yola çıktık. O memleket de, Türkiye. Meral Akşener’in memleketi Türkiye’dir” demiş.

Sevgili Turan, liderler herşeyden önce memleketlerinde seçim kazanır. Bakınız Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli de memleketlerinde iyi sonuçlar alıyorlar. Yoksa izah edemezler.

Türkiye sevdası başka ama doğup büyüdüğü yer olması nedenle İzmit- Kocaeli, Akşener ve İYİ Parti için ayrı bir önem taşımalıdır.

 

 

 

Üçüncü bir yol hep olmalı

 

Yalçın Bayer yazısında “Emeği korumak için ücret tartışması: Asgari ücret ücreti mi yoksa istihdam mı artırmalı” diye soruyor:

“Türkiye işsizliğin yüksek olduğu bir ülke. Yani sayıları milyonlarla ifade edilen bir kısım yurttaş işsiz ve dolayısıyla yarı aç-yarı tok geziyor. Peki “Bu neden böyle?” dediğinizde yatırımcı ya da işverenin verdiği cevap çok doğru ve nettir:

“Piyasa belli; iç ya da dış piyasaya satma şansınız sınırlıysa daha fazla üretemezsiniz, üretemeyince işçi çalıştıramazsınız. İthal malların rekabeti karşısında dua edin bu kadarını da çalıştırabildiğimize.”

Siz böyle bir durumda “Ben emekten yanayım” diyen bir politikacı olsanız ne yapmanız gerekir?

Devlet eliyle ücretleri yükseltmek demek olan asgari ücret daha da yükselsin deyip Öncelikle hasbelkader iş bulmuşların refahını arttırmaya mı çalışırsınız yoksa işsiz ve dolayısıyla aç gezenlerin nasıl olup da üretime sokulabileceğini mi düşünürsünüz?

Bunlardan hangisi emeğinden başka sermayesi olmayan geniş kitlelere ve dolayısıyla milli ekonomiye yararlı olur hiç düşündünüz mü? Örnekle anlatalım:

– 100 kişinin çalıştırıldığı konfeksiyon atölyesinde piyasa koşulları değişmemişken asgari ücreti %50 arttırırsanız patron bu yükü çekemeyeceğinden yeni duruma uyabilmek için 30 işçiyi atar ya da batar.

– Asla böyle olsun demeyiz ama mevcut asgari ücretten daha az ücrete çalışmaya can atan, milyonlarca muhtaç varsa ve asgari ücret baskısını kaldırırsanız, ücret maliyeti düşeceğinden satış şansı artar belki 30 kişi daha işe alınır.

Bu işlere yön verebilecek konumda olanların şunu bilmesi gerekir:

Asgari ücret emek talebinin yüksek olduğu zengin ekonomilerde emeğe hizmet eder. Bizdeki gibi işsizliğin kol gezdiği ülkelerde asgari ücreti yukarı çekmek, istihdamı aşağı çekmekle aynı etkiyi gösterir.”

***

Elbette bu dengenin ben de farkındayım ama böylesi iki ucu pisli değnek misali bir tartışmanın içine girmeden bu mesele çözmeli.

Mevcut üretenler üzerinden işsizlik çözülemez.

Yeni üretim alanları…

Yeni pazarlar bulunmalı…

Türk ekonomisi üretim potansiyelini geliştirmeli.

Yoksa Bayer’in söylediği açmazdan çıkamayız.

 

 

Hava Soğuk

 

Ve nihayet havalar kışa girdi. Ayrıca 14 Ocak büyük şair Nazım Hikmet’in doğum günü…

Öyleyse bir gün önceden bir kış bir şiiriyle selamlayalım. İşte ustanın “Hava Soğuk” şiiri:

“Hava puslu, soğuk
Kırlar koyu, kırmızı
Saman sarısı, ölü yeşil
Kış gelmek üzere oysaki gönül
Kışa girmeye hazır değil”

 

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.