TARİH 13.12.2017 SAAT 08:32:20

Kocaeli Escort escort kocaeli

24.11.2017 Cuma - 16:29

Kulağa hoş geliyor değil mi?

Diyeceksiniz ki “Böyle bir kahvaltı mı var?”

Yok ama neden olmasın?

Samanlı dağları eteğindeki kırsalda ve Kandıra yöresinde bir kahvaltıya renk verecek her şey var.

İzmit’in simiti…

Eşme’nin ayvasından yapılmış

Karamürsel’in zeytini

Kandıra’nın yoğurdu peyniri, köy yumurtası…

Koyun yanına mancarlı pideyi de…

Biraz da zenginleştirin kahvaltıyı alın size İzmit kahvaltısı.

***

“Nereden çıktı bu” demeyin.

Önceki gün ziyaretimize İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan geldi.

Yüzü gülüyor.

Doktor da olması nedeniyle sağlık ve çocuklar dahil olmak üzere renkli bir sohbet yaptık. Ama Doğan ile ne konuşursanız konuşun sözün Tarih Koridoruna gelmesi kaçınılmaz.

Tarih Koridoru, İzmit’e yepyeni bir vizyon katıyor. “Sanayi şehri İzmit“in yanına “Turizm şehri İzmit” apoletini koymak kolay bir iş değil. Bir işçi kentinden turizm kenti çıkarmaya kalkmak, böyle bir vizyon koyabilmek de herkesin harcı değil. Hepimizin burun kıvırdığı bir işte Nevzat Doğan ilmek ilmek dantel işler gibi sabırla çalıştı. Bir başka İzmit’i ortaya çıkardı.

Yetmez ama evet…

Ben böyle düşünüyorum ama Nevzat Doğan da böyle düşünüyor. bu yüzden de “1 milyon turist” hedefini koymuş. “Yetmez bu sayı az. Turist hedefi fazla olmalı ama bir mantığı göstermek adına böyle rakamı telaffuz ediyorum” diyor.

***

İyi güzel ama turist bir şehre geldiğinde sadece gezmek tarihi yerleri görmekle kalmak istemez.

BİR- Hediyelik eşya arar.

Belediye şimdilik bazı ürünleri ürettiriyor.

İKİ- Konaklamak ister.

Akçakoca Mahallesi’nde ikinci butik otel yolda.

Bunlar güzel ama iki kalem de eksik var.

ÜÇ- Yöresel lezzetleri tatmak ister.

Bizim yazının başlığı da böyle çıktı. İhtiyacı Mevlüt Soysal söyledi. İsmi ben ortaya attım.Nevzat Başkan da nasıl zenginleştirilebileceğini anlattı. İlk paragrafı tekrar okursanız aslında yöresel ve özel- lezzetli bir kahvaltı için bu şehirde herşey var. Sadece, bir araya getirmek sunum ve pazarlama yapmak önemli. Bu kentte çok değerli aşçılar ve mekan sahipleri var. kolayca bu konsept oluşturulabilir.

***

Gelelim sonuncuya…

DÖRT- Buraya gelen turist kendisinin ve çocuklarının eğlenebileceği mekanlar ve alanlar ister.

Ne yazık ki bu konuda bizim kentimizdeki bakış vizyoner değil. Yüzeysel. Sanırım en çok da bu ayakta takılacağız.

Ama şehrimizin vizyonuna turizmi koyduysak tüm bunları da aşmak zorundayız.

Bu konuda Nevzat Doğan ciddi bir şanstır.

 

 

Öğretmenlerimi

saygıyla anıyorum

 

İlkokulda Kocaeli resim birincisiydim. Matematik defterimi açsalar resim doluydu. Herkes resim üzerine bir şeyler yapacağımı düşünürken ben gazeteci oldum.

Beni gazeteciliğe bir öğretmenim yönlendirdi.

***

Ortaokulda Münir Hocam. Mimar Sinan Ortaokulu’nda Türkçe dersimize giriyor. Bir kere de elime cetvelle vurmuş. Acayip kızıyorum ona…

Ödev verdi, “Herkes bir kitap okuyacak ve özetleyecek” diye…

Saif Faik Abasıyanık‘tan bir kitap okudum. Özetledim. Beni tahtaya kaldırdı. “Güzel yazmışsın. Bir de anlat bakalım” dedi. Tahtada şakımışım. Şaşkın gözlerle bana bakıp:

-Turgut… Kabak çiçeği gibi açtın be. Ne güzel anlattın, dedi.

Benim yağlar eridi.

Sınavdan sonra da notları okuyor. Bir türlü bana sıra gelmiyor. Herkesi okudu. “Turgut ayağa kalk. Tahtaya gel” dedi. Elinden sınav kağıdı. 10 üzerinden 8 almışım. Ama kompozisyon notum 4 üzerinden 4…

-30 yıllık öğretmenim, daha kompozisyondan kimseye dört üzerinden dört vermedim. İlk kez bu arkadaşınıza tam not veriyorum. Aferin oğlum. Sakın yazmayı bırakma. Sende bu cevher var, dedi.

O gün bugündür yazıyorum.

Güzel sanatlar okuyabilirdim.

Mali müşavir olabilirdim.

Kaymakam olabilirdim.

Akademisyen olabilirdim ama olmadım.

O gün bu gündür Münir Hocanın hayallerime soktuğu gazeteciliği yapıyorum.

***

Bu vesileyle bir gün gecikmeli de olsa başta eşim, annem- babam, kızkardeşim olmak üzere tüm öğretmenlerimin gününü kutluyorum. Benim yetişmemde emeği olan tüm öğretmenlerimin ellerinden öpüyorum. Yaşamım için ilham kaynağı olan, bana yazmayı, gazeteciliği sevdiren- yol gösteren öğretmenlerimin önünde de saygıyla eğiliyorum. Sağ olun var olun…

 

ŞİİR

 

Çocuksun Sen!

 

Ahmet Telli…

Bir şair olduğu kadar öğretmen de…

Öğretmenler Gününün hemen ardından ondan şiirler seçmek doğru olur sanırım.

***

Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider

Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında

Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki

Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar

Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı

Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken

***

Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer

Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle

Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum

Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken

Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde

Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su

Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç

Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı

(Soluğunun elma kokması bundandı belki)

Bir elma kokusuna tutundum düşerken

Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı

Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle

Çocuksun sen, çocuğumsun

***

Hiç kimse bir aşkı 

Onarmaya kalkmasın 

Kaybedilmeye değer 

En güzel anında bitirilmişse eğer

***

Yalnızım

sıkıntının yalnızlığı değil bu

Düşlerle el ele

yaşamayı dillendiren

ve yudum yudum özümleten

bir sevgi yalnızlığı

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.