TARİH 17.10.2017 SAAT 02:59:25

12.10.2017 Perşembe - 17:00

Coğrafi konumumuz gereği zor bir bölgede yaşıyoruz.

Hemen sınırımızın dibinde, Suriye’de bir iç savaş var.

İç savaştan kaçan milyonlar ülkemizde mülteci konumunda yaşıyor.

Yine hemen yanı başımızda Irak’ta yıllardır düşmeyen bir tansiyon var.

Saddam’dan sonra Irak çoktan paramparça (öyle istenildiği için) edilmiş  durumda.

Baksanıza sözde Kürt devleti için, sözde referandum bile yapıldı.

Bu referandum adımı ile yıllar önce rahmetli Erbakan Hoca’nın üstüne basa basa anlattığı Büyük İsrail Projesi’nin adım adım işletildiği bir kez daha tescillendi.

Amerika ve onun yanında saf tutan devletler her ne kadar belli etmeseler de  bu projeyi hayata geçiriyorlar.

Türkiye’ye bu projeyi durdurmak için büyük bir misyon düşüyor.

Çıkarlarımız için bölgede oluşabilecek Amerika ve İsrail’in uydu devletçiklerine engel olmak zorundayız.

Bu zorundalığımızdan dolayı siyaset kurumu şu günlerde oldukça gergin.

Adeta diplomatik satranç oynanıyor.

Türkiye’nin bölgedeki çıkarları şu günlerde Rusya, İran politikaları ile uyuşuyor.

Bu sebeple bu ülkeler ile olan diyalog ve iş birliğimiz artmış durumda.

Fakat gelin görün ki bu diyaloglardan hoşnut olmayan bir  de Amerika Birleşik Devletleri gerçeği var karşımızda.

Elbette ki  sorun sadece Türkiye’nin Rusya ve İran ile hareket etmesi değil!

Aslında temel sorun; Türkiye’nin ve onun devlet başkanı konumundaki Erdoğan’ın Amerika’nın istediği şekilde hareket ETMEMESİ.

Bu zamana kadar kendileri tarafından atanılan(!) isimlerle Türkiye’yi yöneten Amerika bu duruma içerlenmiş durumda.

Zira bugüne kadar emir eri muamelesi yaptıkları ve her şeyi yaptırabildikleri Türkiye, bölgede kendi çıkarları için kendi planlarını uygulayacak kadar cesur hareket ediyor.

Bu cesur kararları dizginlemek isteyen Amerika’da elindeki tüm kozları oynuyor.

Önce FETO ile 17-25 Aralık’ta ülkemizi ve onun liderini hizaya getirmek istemediler.

Ama sağlam irade ve güçlü lider ile devletimiz bu kumpastan galip çıktı,

Daha sonra yine aynı terör taşeron örgüt  ve NATO destekli bazı subaylar ile darbe yapmaya kalktılar.

Devlet ve millet el ele vererek darbeye, darbe yaptı!

Artık ellerinde ekonomik yaptırımlar ve terör örgütlerine destek vererek bize zarar vermek dışında opsiyonları kalmadı.

Şu anda da tam olarak bunu yaparak Türkiye’yi dizginlemek istiyorlar.

Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü PYD’ye yüzlerce tır silah verip, Kuzey Irak’ta Kürdistan kurulmasını alttan altta desteklemeleri bu yüzden.

Gözümüzün içine bakarak, sözde müttefikimizin terör örgütlerini beslemesini kabul etmemizi istiyorlar!

Eski Türkiye  bu durumu belki kabul ederdi!

Ama Türkiye artık eski Türkiye değil.

Başında da -hamdolsun ki- Amerika’nın atadığı ve onun sözünden çıkmayan devlet  adamları yok.

İşte bu sebeple Amerika’ya rağmen İdlip’e operasyon yapıyoruz.

Bu sebeple Amerika’ya rağmen Fırat Kalkanı’nı gerçekleştirdik ve başarılı olduk.

Amerika’ya rağmen İran ile Rusya ile hareket ediyoruz.

Biz bölgede çıkarlarımız ne gerektiriyorsa onu yapıyoruz.

Bedeli ne olursa da olsun yapmaya da devam edeceğiz.

Bu sebeple de Amerika vize iptalini bir adım ileri götürüp ambargo  bile uygulasa Türkiye’nin dediği olacak.

Çünkü öyle olmak zorunda!

Çünkü Amerikan ambargosu ile  ile yaşayabiliriz (ki daha önce yaşadık) ama vatansız, bayraksız, ezansız yaşamayız!

Artık günümüzde açık ve net bir şekilde ortaya çıkmıştır ki bu plan yeni değil!

Plan eski!

Bizi yüz yıl önce olduğu gibi Sevr’e mahkum etmeye çalışıyorlar.

Biz de bizi Sevr’e mahkum etmeye çalışanlara Misak-ı Milli’yi hatırlatıyoruz.

İçimiz rahat!

Çünkü biliyor ve iman ediyoruz  ki, her şey nihayete erdiğinde zafer, asırlardır İslam’ın tek sancaktarı olan Türk milletinin olacak.

 

 

 

 

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.