TARİH 17.10.2017 SAAT 02:50:00

25.09.2017 Pazartesi - 16:45

Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak ve Musul için “Bir gece ansızın gelebiliriz” demiş.

Olabilir.

Çünkü iş öyle bir aşamaya geldi ki olabilecek hiçbir şey beni şaşırtmıyor.

Bence yaşananların adı  kardeşin kardeşten ayrılmasında son perdedir…

Barzani’nin yaptıkları ABD güdümlüdür.

***

Ama bugün oldu sanmayın. Yüzyıldır böyle…

‘Misak-ı Milli’yi 28 Ocak 1920’de Osmanlı Mebusan Meclisi kabul etti. Çökmekte olan Osmanlı’dan geriye ne kalacağı ile ilgili bir öngörüydü. Hedefti.

Misak-ı Milli içinde Musul- Kerkük de vardı.

***

Kurtuluş Savaşı sonrası Lozan’da İsmet İnönü diretti. Atatürk vazgeçmek istemiyordu. Lozan’da bugünkü Irak sınırları bağıtlanamadı. Antlaşmada, Türk topraklarının tahliyesinden itibaren, bu uyuşmazlığın dokuz ay zarfında dostane bir şekilde halledileceği belirtiliyordu.

Öyle olmadı elbette…
İngilizler devreye girdi. Meseleyi Milletler Meclisi’ne götürdü. Atatürk kararlıydı ama o esnada isyanlar patladı.

Şeyh Sait ayaklanması, İngiliz işgal güçlerinin Kuzey Irak’ta sıkıyönetim ilan ettiği, subay izinlerini kaldırdığı,  Birliklerini Musul’a taşıdıkları günlerde ortaya çıktı. Olaylar karşısında Fethi Okyar Hükümeti zayıf kaldı. 3 Mart’ta İsmet Paşa’yı yeni bir hükümet kurdu. 26 Mart’ta isyan bastırıldı. Milletler Cemiyeti Konseyi1925’te Musul’un İngiltere’ye bırakılmasına karar verince, Türkiye 5 Haziran 1926’da İngiltere ile bu karar doğrultusunda istemeye istemeye bir anlaşma imzalamak zorunda kaldı.

Yani Türk’ün aklı Musul ve Kerkük’te kaldı.

Üstüne üstlük jeopolitik konum nedeniyle Kuzey Irak’taki her oluşum Türkiye’yi yakından ilgilendirir.

Sonuç olarak, bölgede olacak hiçbir gelişmeye şaşırmayacağım.

 

 

 

 

Baraj meselesi ve renkli Meclis!

 

Siyasette baraj meselesi önümüzdeki günlerde daha çok konuşulacak.

Okulunu okuduk…

Dünyada  yüzde 3 ya da 5…

Biz de yüzde 10 olmasını hep ayrılıkçı- bölücü haraketlerin Meclis’e girmesinin engellenmesi olarak pazarladılar.

Baktılar HDP çizgisi bağımsız da olsa Meclis’e kapağı atıyor bu kez kalıcı gerekçe “istikrar” üzerinden yüzde 10 savunması yapıldı.

***

2002 genel seçimleri ile Ak Parti yüzde 35 oyla TBMM’deki sandalyelerin yüzde 65’ini alarak tek başına iktidar olmuştu. Yüzde 9 küsur oy olan Demokrat Parti yüzde 7 oy alan MHP ve yüzde 5 civarında oy alan ANAP, yüzde 10 barajı nedeniyle Meclis’e giremedi.

Türk siyasi yelpazesinin dengesi o dönemde bozuldu. RP yükselişi ile muhafazakar sağa doğru kayan siyasi ağırlık merkezi yuttu.

15 yıllık AK Parti iktidarını pekiştirirken yüzde 10 barajı hep pozitif etki yapan bir araç oldu.

***

Ama artık öyle değil.

Çünkü tablo değişti. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içinde artık milletvekilleri ve cumhurbaşkanı farklı oy pusulası ile seçilecek. Meclis’in daha çoğulcu bir yapıya bürünmesi iktidarın da işine geliyor.

Ama daha da önemlisi var: MHP’nin durumu…

Ne varmış MHP’de diyenlere son anketleri hatırlatmak isterim. Anketlere göre MHP’nin oy oranı yüzde 3,5- 4 civarında. Ama hem Cumhurbaşkanlığı seçiminde hem Meclis çoğunluğunun sağlanmasında Ak Parti için MHP vazgeçilmez bir yer de.

***

Şimdiden yazmış olalım, yüzde 10 olan baraj büyük olasılıkla yüzde 5’e düşecek. Belki HDP’yi saf dışı edebilmek adına yüzde 7 oranı da düşünülebilir ama o oran MHP’nin de bu koşullarda bulabileceği bir rakam değil. Bu nedenle yüzde 5 daha mantıklı görünüyor.

Hatta MHP yüzde 5’i bulmada bir zorluk çıkarsa da BBP’nin de MHP ile beraber taşınacağını düşünüyorum.

Şimdi MHP’ye gönül vermişler üzülecek, kırılacak ya da kızacaklar ama durum böyle.

Yine de matematik değişeceği için MHP de Meclis’te olacak.

Ama daha da önemlisi çok renkli bir Meclis’e hazırlıklı olun.

 

 

Almanya seçimlerine

bir de bu gözle bakın

 

Hollanda ve Almanya gibi ülkelerle yaşadığımız gerilimlerin, ülke çıkarları boyutu yüksek ama bir boyutu daha var: Siyaset.

Avrupa’da aşırı sağ siyaseten yükseliyor.

Oyların aşırı sağa gitmemesi için merkez sağ da hırçınlaşıyor.

Buna rağmen aşırı sağın yükselişi Avrupa’da önlenemiyor.

Almanya’daki seçimleri Merkel kazandı” diye başlık atmışlar. İyi de Merkel’in Hıristiyan Demokratları oylarının dörtte birini ortağı sosyal demokratlar beşte birini kaybetti ve aşırı sağcı AFD ise yüzde 13’e yakın oy alarak meclise girdi.

Nazi tecrübesi yaşamış Almanya’da bu gelişme inanılmaz. Nazilerden sonra meclise giren ilk aşırı sağcı parti AFD oldu.

Üstelik artık Almanya’nın en büyük üçüncü partisi durumundalar.

Biz Avrupa’yı bize olan bakışlarıyla eleştiriyoruz. Oysa biraz daha geniş ve derinlikli bakıldığında Avrupa’nın büyük bir kıskaçta olduğunu ve bu durum AB birlikteliğini de derinden sarstığını anlayabilirsiniz.

Almanya seçimlerine bir de bu gözle bakın.

 

 

Kaliteli ayaklar!

 

Cimbom’un başarısının sırrı kaliteli ayaklar.

Çok iyi oynamasa da Bursa evinde bu maçı kazanabilirdi. 1-0’dan sonra farkı artırabilecek pozisyonu bulsalar da Stancu değerlendiremedi.

Atamayana atarlar…

İkinci yarıda Galatasaray galibiyeti hak edecek bir futbol ile kaliteli ayakların uzaktan bitirici vuruşları ile sonuca gitti.

Görece olarak kolay maçlar oynayan Sarı Kırmızılılar zor maçlarda da benzer çözümler üretebilirse Süper Lig’in favorisine dönüşebilir.

Bence en büyük handikapları kadro derinliklerinin Beşiktaş’a göre zayıf olması. Olası sakatlık ve formsuzluklarda ne yapabilirler göreceğiz.

 

 

Nefesine kuvvet  Fatih Hoca!

 

Kocaelispor’da yönetim hızlandı…

Karaköprü belediye maçıyla 3 puanla tanışan Yeşil Siyahlılarda yönetim, teknik direktör meselesini de Fatih Kavlak ile anlaşarak çözdü.

İyi derecede İngilizce ve İtalyanca bilen vizyon sahibi bir hoca getirildi. Antrenörlük kariyerine Kocaelispor’da başlaması bence ayrı bir motivasyon kaynağı…

Hikmet Karaman, Güvenç Kurtar, Metin Diyadin, Ziya Doğan’ın ekiplerinde çalıştığı gibi Azerbeycan Primer Lig ekibi Karabağ’da FK, Tony Adams’ın ekibinde yer almış. Aynı ligte kendisi de  Gabala FK’da görev almış

Teknik Direktör Fatih Kavlak imza töreni sonrası dün takımla birlikte ilk antremana çıktı ve basına da “Uzun soluklu bir yürüyüş için buradayım” demiş.

Kariyeri iyi…

Camiayı tanıyor.

Biz de tebrik ederek “Nefesine kuvvet Hocam, Allah yarı yolda bırakmasın” diyelim…

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.