18.05.2017 Perşembe - 16:48

 

Yılmaz Erdoğan’ın 2005 yılında çektiği Organize işler filminde çok sevdiğim bir sahne var. Dolandırıcılık çetesinin başı Asım (Yılmaz Erdoğan), Süpermen Samet (Tolga Çevik)’e sorar

-Araba nerede?

-Müşteride.

-Para nerede?

-Yarın verecek.

Asım inanamaz. Soruyu tekrarlar:

-Araba nerede?

-Müşteride.

***

ABD’nin bize davranışı da böyle bir şey.

Hem YPG’ye silah veriyorlar hem de müttefik kalmak istiyorlar.

Yani:

-Araba nerede?

Müşteride.

-Para nerede?

-Yarın verecek.

***

Sizin anlayacağınız böyle alışveriş olmaz; böyle diplomasi de olmaz.

Böyle müttefiklik de olmaz.

 

 

 

PKK neden Karadeniz’de?

 

Körfezli Uzman Çavuş Osmangazi Çetingöz şehit düştü.

Detaylar yürek burkacak cinsten…

Ailesinin tek erkek evladıydı.

15 gün önce nişanlanmıştı.

Mart ayında göreve başlamıştı.

Tabi detaylar bu kadar çarpıcı olunca Çetingöz’ün nerede şehit olduğu çok ön plana çıkmadı. Osmangazi Çavuş, Trabzon Maçka kırsalında PKK’lı teröristlerle girdiği çatışmada şehit oldu.

Trabzon Maçka…

“Terör örgütünün varlık gerekçesi ile Trabzon’un ne bağı var ki” diye düşünülebilir.

Biliyorsunuz geçen hafta ilimizde yaşayan emekli kurmay albay Ünal Atabay ile bir söyleşi yapmıştık. Atabay’ın “Ayrılıkçı Kürtlerin Musalla Taşı PKK” isimli bir kitabı var.

O kitap üzerinden yaptığımız söyleşi için uzun saatler sohbet ettik.

Atabay, terör örgütünün Karadeniz merakını ve nedenlerini uzun uzun anlattığı için bana sürpriz değil.

Kısaca özetlemek gerekirse Atabay şöyle diyor: Eli kanlı örgüt Karadeniz ve Akdeniz’e bir koridor açabilme gayesinde.

Kısaca cevaplayalım:

Avuçlarını yalarlar.

 

 

Bakalım kalbimiz ne durumda

 

 

Geçtiğimiz hafta başladı sıkıntı. Ayaklarda bir dermansızlık, midede yanma ve ağrı, üşüme hissi ve ateş.

Yedi yıl önce endoskopi yaptırdığım için biliyorum bir gastrit tehdidi var midemde. Hemen haşlanmış patates, kızarmış ekmek ve yağsız peynir moduna girdim.

3 gün içinde ağrılar geçti.

Tam “bu iş bitti” derken bu hafta başında aynı belirtiler tekrar ortaya çıktı.

Duramıyorum.

Genel cerrahi ve gastroenteroloji uzmanı Sevgili Serdar Kaman’ı aradım. Telefonda baktı, benim sesim kötü “hele gel, mideye bir bakalım” dedi.

Perşembe öğleden sonra Medical Park’ın yolunu tuttum. Eğlenceli ve keyifli endoskopi macerası yaşadım. Herkes güler yüzlü ve sıcak.

Sağ olsun Serdar Kaman neredeyse tüm öğleden sonrası benimle ilgilenerek geçirdi.

Ancak midemde yeni ve farklı bir şey çıkmadı. Serdar Hoca “Bu bulgular tarif ettiğin ağrıyı yapmaz” dedi.

***

Geçtiğimiz günlerde iş güvenliği uzmanı doktor, gazetemizde genel kontroller yapılırken “Bir kardiyolojiye uğra, kalbinize baktırın” demişti.

Biliyorsunuz, mide ağrısı ile kalp ağrısı karışır.

Serdar Hoca midede bir şey çıkmayınca:

-Yatıyorsun; kardiyalog da görsün seni, dedi.

Mecbur bekledik. Kardiyalog Yakup Balaban geldi. Bizim ailede kalp rahatsızlıkları kalıtsal olunca onu da daha önce tanımıştım. EKG’ye baktı bir de EKO yaptı. Bir şey görünmüyor ama benim midedeki sıkıntı devam. Üstelik son dönemde merdiven çıkarken biraz da zorlanıyorum.

Eh! Göbek malum ama tek nedeni kilo olmayabilir.

***

Uzun lafın kısası 19 Mayıs Cuma günü sabah Medical Park’ta anjiyo olacağım.

Sanırım kendimizi kontrol ettirme zamanı geldi.

Bakalım, 50 yaşını devirmiş kalbimiz ne durumda?

Tabi yazımı yazmak istiyorum ama anjiyo sonrası yazabilir miyim, bilmiyorum ama deneyeceğim.

 

 

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.