TARİH 13.12.2017 SAAT 08:30:27

Kocaeli Escort escort kocaeli

06.12.2017 Çarşamba - 16:30

 

SANIRIM ağırlıklı olarak sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin olduğu bir toplantı…

Yıl?

2006 olabilir, 2007 olabilir, 2008 olabilir.

Kürsüde, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan…

Çağlayan, sıcak, sempatik, kendini dinleten bir adam…

Herkesle kısa sürede samimiyet kurabiliyor.

Hatta bir ada tüm gazetecilere isimlerini soruyor.

***

Program başlıyor.

Konuşmasının bir bölümünde gözleri boşluğa dalıyor ve şöyle diyor:

“İzmit’te simit sattım.”

Hüzünlü bir ses…

Duygusal bir ton…

Bir anda büyüyor gözlerim…

İçimden, “Vay be” diyorum. “Dün simit satan adam, bugün bakan…”

Konuşması bittikten sonra ön sıralardaki protokol koltuklarından birine oturuyor.

Sonra plaketler ve hediyeler derken toplantı bitiyor.

Çağlayan’ın yanına koşuyorum:

“Bakanım, ne zaman ve nerede simit sattınız?”

“15-20 yaşında… İstanbul otobüsünde bile satardım.”

Yine duygusal…

“Ah, o günler…” der gibi…

***

Gazeteme doğru yol alırken haberimin başlığını da hazırlıyorum:

“İzmit’te simit sattım.”

“Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, gençliğinde İzmit’te simit sattığını söyledi.”

Gazete yönetimi de başlığı beğeniyor…

Gazetemizin manşeti:

“İzmit’te simit sattım.”

***

Zafer Çağlayan’ın İzmit’te yaşayıp yaşamadığını araştırıyorum.

Evet, yaşamış…

Ankara’da makine mühendisliği öğretimi görmeden önce ailesiyle beraber İzmit’te yaşıyormuş.

Haberimde bu bilgilere de yer veriyorum.  

***

15-20 yaşında simitçilik yayıp 50’li yaşlarda da bakan olmak elbette övünülecek bir şey…

Ben de bir yazı yazıp hem Zafer Çağlayan’ı, hem de bir simitçiden bakan yapan Cumhuriyet’i övüyorum.

“Sistemimiz ne güzel” diyorum. “Çocukluğunda simit satanlar bu ülkede bakan oluyor. Yaşasın Cumhuriyet!”

“Sayın Bakanım” diyorum. “Hayatın zorlukları karşısında yılmamanız ve sürekli çalışmanız herkese örnek olmalı” diyorum.

Yazıma da güzel bir başlık atıyorum:

“İzmit’te simit satan bakan…”

***

On üç yıldır köşe yazısı yazıyorum…

Yayınlanmış bin beş yüze yakın yazım var.

Geçen gün, Zafer Çağlayan’la alakalı yazdığım bu yazıyı arıyorum.

Yok, yok, yok…

Bulsam, şimdiki yazım elbette daha iyi olacaktır.

Fakat 8-10 yıl öncesini hatırlayan iktidar partisi yöneticileri ve programı takip eden gazetecilere “Çağlayan İzmit’te simit sattığını söyledi mi?” diye sorarsanız; hemen kafalarında bir ampul yanacaktır.

Hatırlayacaklardır o günü…

***

Neyse…

Bir dava sürüyor ve kirli bir ajan, Zafer Çağlayan’a rüşvet verdiğini söylüyor.

Ben, bir şarlatanın ortaya attığı iddiaları peşinen kabul edilemem.

Zafer Çağlayan’ın rüşvet alıp almadığı belirleyecek makam; Türk yargısıdır.

Ben sadece, Çağlayan ismi fazlaca gündemdeyken, şu “simit” mevzusunu sizlere bir hatırlatmak istedim.

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.