Kadıköy Escort Kadıköy Escort Ataşehir Escort
‘CHP’yi sokakta örgütleyeceğiz’ | Demokrat Kocaeli Gazetesi
TARİH 22.01.2018 SAAT 07:12:03

02.01.2018 Salı - 19:18

CHP İl Başkan Adayı Bekir Yurdagül, partinin dinamik ve güçlü bir yapıya kavuşması için yola çıktığını kaydederek, “CHP’yi parti binalarından sokağa çıkartacağız. CHP, faşizme karşı direnmenin merkezi olacak” dedi

 

Mevlüt SOYSAL – 

 

CHP’de iki güçlü isim il başkanlığı için yarışıyor.

Bunlardan birisi, parti için “ağabey” konumunda olan Mevcut Başkan Cengiz Sarıbay… Diğeri ise, sendika liderliği ve milletvekilliği görevlerini çok genç yaşlarda yapmış olan ve son aylarda, Demokrasi Girişimi’nin sözcülüğünü üstlenen Bekir Yurdagül…

Özellikle kentteki sol yapılarla yakın ilişkilerde olan, sendikalardan meslek odalarına, sivil toplum örgütlerinden irili ufaklı birçok siyasi partiyle teması olan Yurdagül’ün il başkan adaylığı için yola çıkması, tabanı heyecanlandırdı.

30 yılı aşan sendikacılık ve siyasi hayatında iktidarlara karşı sert bir üslupla yüklenen Yurdagül, içinde yaşadığımız dönemin de bu sertliği elzem kıldığını ifade etti.

Yurdagül, partinin dinamik ve güçlü bir yapıya kavuşması için yola çıktığını kaydederek, “CHP’yi parti binalarından sokağa çıkartacağız. CHP, faşizme karşı direnmenin merkezi olacak” dedi.

 

 

Bir ay önce yaptığımız görüşmede, il başkan adayı olmayacağınızı ifade etmiş ve “Genç ve hedefi olan bir isim çıkmalı” demiştiniz. Bir ayda ne değişti?

 

Hala aynı noktadayım. CHP’nin kadrolarını yenilemeye şiddetle ihtiyacı var. Bu yaşlı kadroların CHP’yi taşıması mümkün değil. Ancak gençleşme noktasında da büyük sorunumuz var. Partiye yeni isimleri katmakta güçlük çekiyoruz. Benim görüşüm hala aynı: 40’lı yaşlarda, CHP’ye ivme kazandıracak, kenti kucaklayacak, hedeflerim olan genç bir isim çıksın, onu desteklerim. Benim il başkanlığı makamı gibi bir derdim yok. Önemli olan, CHP’yi iyi bir noktaya taşıyabilmek. Genç bir arkadaş ortaya çıkarsa, üzerinde mutabakat sağlanırsa, ben çekilirim. Ama şu anda koşullar böyle değil. CHP’nin değişime ihtiyacı var. Bu kadrolarla CHP’nin hedeflerine ulaşması imkansız. Bu sebepler il örgütünü toparlamak, halka açmak, sokakta hayır bileşenleri ile buluşmak için yola çıktık.

 

Bekir Yurdagül’ün farkı ne?

 

Bir defa Bekir Yurdagül, işçilikten gelen, sınıf mücadelesinden gelen, sendikal mücadeleden gelen bir isim. 12 Eylül sonrası yaprak kımıldamayan bir dönemde sokağa çıkmış ve örgütüyle beraber ANAP iktidarına geri adım attırmış bir isim. İşyerlerinde emek mücadelesine önderlik etmiş, birlikteliği sağlamış bir kişiyim. Bu mücadele anlayışıyla hem milletvekilliği dönemimde hem de sonrasında bir şeyleri kanıtladığıma inanıyorum. Bu anlayışın CHP’de egemen olması için yönetime talibiz.

 

Biraz daha açar mısınız? Mücadeleden kastınız ne?

 

CHP’nin oyu Türkiye genelinde yüzde 25. Bu sistemde oyumuzun yüzde 50’nin üzerine çıkması lazım. Genel başkanımız yüzde 60 hedef koydu. Dolayısıyla bu hedefi gerçekleştirmemizin bir yolu, hayır bileşenleriyle birlikte hareket etmek. Bilindiği gibi bizim solumuzda bazı yapılar var. Bir de sağımızda, milliyetçi ve muhafazakar olan vatansever, vicdanlı, namuslu arkadaşlarımız var. Bizim onlarla birlikte bir şeyler yapma sorumluluğumuz var. Bizim anlayışımızla, onların bu büyük şemsiyenin altına girebileceklerini düşünüyoruz. Şu anda büyük bir baskı ortamı var. Bir AKP faşizmi var. Bu faşizm farklı düşünen herkesin üzerinde. Bununla mücadele etmenin yolu sokaktan, direnmekten geçiyor. Bunu parti binalarında başaramayız. Meydanlarda, güçlü bir örgütlenmeyle sağlarız. Yerel sorunlarla ilgili tepki koymaktan geçiyor. Bunu biz başarırız.

 

Delegelerin, ilçe başkanlarını istediği bu mu?

 

İstekleri bu olsa da elbette ki eksikliklerimiz var. Genel başkanımız en son Adana’da yaptığı konuşmada, bunu özellikle vurguladı. Direnmenin ve sokağın öneminden bahsetti. CHP’lilerin büyük bir bölümünün de benim gibi düşündüğüne inanıyorum. Biz seçilelim ya da seçilmeyelim, bu yapının değişmesi gerekiyor. CHP, faşizme karşı direnmenin merkezi olmak zorunda. CHP’nin durağan yapıdan uzaklaşması gerek. Önümüzdeki kurultay da bunun için bir fırsat. Şuna inanıyorum ki, Kemal Kılıçdaroğlu da üst yönetimini bu çerçevede yapılandıracak. Yeni bir anlayışı egemen kılacak ve CHP, çok daha fazla sokakta, çok daha fazla halkın içinde, kendini ifade edecek. Hayır bileşenleriyle de birlikte yol alacak.

 

İlçe başkanlarından destek istiyor musunuz?

 

Ben, ilçe başkanlarının büyük fotoğrafa bakmalarını istiyorum. İlçe başkanlarının Türkiye’yi öncelikli olarak görmelerini istiyorum. Partinin büyümesinden, dinamizm kazanmasından, sokakla bütünleşmesinden, faşizme karşı direncin ve direnmenim merkezi olmasından yana tavır almalarını istiyorum. Bu onların da menfaatine. Bugün ilçelerde CHP başarılı olacaksa, ilçelerde belediyeyi alacaksa, bunun yolu güçlü bir örgüt yapısıdır. Öncelik örgüttür. Birilerine angaje olmak, ilkeler yerine isimler üzerinden süreç yönetmek CHP’ye fayda sağlamaz. Bu şekilde yerel yönetimlerde iddia taşıyamayız. Ben kimseye önyargılı değilim. Belediye başkan adaylığı yönünde adım atan kimseye karşı önyargım yok. Benim bakış açım, CHP kiminle başarılı olur sorusunun yanıtını aramak. Benim adayım onlar olacak. Bana yakınlık, bana uzaklık, vesaire… Bunların hiçbirinin önemi yok. Önemli olan, en fazla oyu alacak isimleri bulmak. Benim hiç adamım yok. Ben de kimsenin adamı değilim. Amacım örgütsel anlamda güçlü bir CHP yaratmak. Hiçbir yere aday olmayacağım. Ne milletvekilliği ne de belediye başkanlığı için bir adım atacağım. Sadece bir dönem görev yapacağım ve adaletli bir süreç yöneteceğim. Bu dönemi geçirip görevi teslim edeceğim.

 

Sizin için “Kılıçdaroğlu’na muhalif” diyenler var.

 

Ben buna bel altı vuruş diyorum. Çünkü bunun başka bir tanımı yok. Ben sendikal gelenekten gelen bir arkadaşınızım. Ben koltuk hesabıyla yanlışa doğru hiç demedim. Bana sendikacılık yolunu İzzet Çetin açtı. Yeri geldiğinde en büyük eleştiriyi ona yaptım. DSP’den milletvekili oldum. Grup toplantılarında Bülent Ecevit’e yanlışlarını kendime göre söyledim. Deniz Baykal’la çalışırken ona çok acımasız davrandım. Yanlış gördüğüm noktaları söylemekten geri durmadım. Biz AKP geleneğinden mi geliyoruz da biat edeceğiz. Biat ederek neden lidere zarar verelim. Eleştirmek, yanlışları söylemek, lidere katkı sağlar. Bir de şu var: CHP’de bir genel başkanlık sorunu yok ki muhalif olayım. Bizim derdimiz bu süreçte genel başkanımızı güçlendirmek. Bunu sağlamak da güçlü örgütlerle, sokakla iletişim kuran ve en önemlisi, sokağı örgütleyen bir CHP ile sağlanır. Öte yandan ben, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bazı politikalarına karşı çıkabilirim. Bu benim en doğal hakkım. Ben yanlışlara doğru dersem, Kılıçdaroğlu’na haksızlık ederim. Örneğin Ekmeleddin İhsanoğlu vakasında eleştirdim. Ben kenti politik duruşumu ortaya koydum. Yarın il başkanı olduğumda, benim yanlış kararımı partililer onaylarsa, doğru derse, bana iyilik mi yapmış olurlar? Ben kişilik sahibi, solcu, devrimci bir adamım. Solculukta biat olmaz. Yanlışa yanlış der solcu. Biz AKP değiliz. Yarın seçilirsem, genel başkanımın yanlışlarına yanlış diyeceğim. CHP’de genel başkanlık sorunu yoktur. Bizlerle beraber Kemal Kılıçdaroğlu daha da güçlenecek.

 

 

Bekir Yurdagül nasıl örgütlenecek? Nasıl bir yönetim oluşacak?

 

Ben 86 yılında sendika yönetimine girdim. 32 yıldır sivil toplumla, meslek odalarıyla, sendikalarla iç içeyim. CHP bir defa mücadelesini onlarla beraber verecek. Bunun sağcısı solcusu yok. Biz onlarla birlikte yol alacağız. 7 Ocak’ta partililerimiz bize yetki verirse, CHP Kocaeli’de büyük bir çatı olacak. Diğer yandan bu partide geçmişte taraflaşmalar oldu. Bazen kutuplaşmalar partiye zarar verdi. Ben bu tarafları da bir araya getireceğim. Bern bu saate kadar bağımsız bir birey olarak siyaset yaptım. Bundan sonra da böyle olacak. Tabii ki ilçe yönetimlerle birlikte bu süreci götüreceğiz. Yönetimle alakalı da bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Aklımsa isimler yok. Kimle çalışacağıma dair netleşen bir şey yok. Arkadaşlarım isimler getirecek. Hepsini tartacağız ve en doğru kararı vereceğiz. İlçelerden arkadaşlar gelecek. Dengeleri çok iyi gözeteceğiz. Dinamik arkadaşlarla beraber yönetimi oluşturacağız. İlçelerdeki arkadaşlar da bana yardımcı olacaktır. Çünkü asıl olan CHP. Güçlü bir CHP yaratılmadıktan sonra isimlerin de hiçbir önemi yok. Hiçbir angajmanımız ve önyargımız yok.

 

CHP’de söz sahibi olan, delegelerin üzerinde ağırlığı olan isimler var. Onlarla görüşecek misiniz?

 

Ben tüm partililerimle görüşüyorum. Bana oy verip vermeyeceği de önemli değil. Ama bildiğim şu var. Ben, delegelerin partililerine ve sağduyusuna güveniyorum. Kente ve partiye sahip çıkacaklarına inanıyorum. Hiçbir delegenin birilerinin askeri olduğuna, birilerinin peşine takılıp oy vereceklerine ihtimal vermiyorum. Delegenin oyu kimseye ait değil. Bunu düşünmek delegeye hakarettir, saygısızlıktır. CHP’lilerin özgür bir iradesi vardır. CHP’liler özgür bireylerdir. Ben 6 aylık partiliydim, Parti Meclisi’ne ön seçim şerhi düştüm. Genel seçimlerde merkez yoklamasının yanlış olduğunu vurguladım. Partimiz de beni sahiplendi.

 

Yerel seçim adayları merkez yoklamasıyla belirlenecek. Buna da karşı mısınız?

 

Genel seçimler ile yerel seçimler farklı. Bizim oyumuz Kocaeli’de yüzde 25. Türkiye artık 1980’lerin, 1990’ların Türkiye’si gibi dağılmış bir merkez sağ yok. Yüzde 50’ye yakın bir AKP var. Bizim tek yolumuz, AKP karşısındaki kitleleri toparlayabilmek ve hatta AKP’den de oy almak. Bizim ön seçimle aday belirleyip, hayır bileşenlerine “Gelin oy verin” dememiz doğru değil. Daha aday adaylık sürecinde, hayır bileşenlerinin bu sürece dahi olmasını sağlamalıyız. Dayatmacı bir anlayışla onlara yaklaşmalıyız. Bizler, sağımızdaki ve solumuzdaki kitlelerle bir araya gelip, onların da fikirlerini almalıyız. Ondan sonra da kendi adayımızı belirlemeliyiz. Genel seçimler ise çok farklı. Parti oyunu alıyoruz ve adayları partililerin belirlemesi kadar doğal bir şey yok. Genel merkezin düşüncesinin de benim gibi olduğunu biliyorum.

 

İl başkanların toplantısında

amaç, CHP’yi ehlileştirmek

 

Daha ilk açıklamanızda, “İl başkanlığı masasını dağıtırım” gibilerinden bir cümle kurdunuz. Neden?

 

Bir defa il başkanları toplantısı, parti tabanında rahatsızlık yaratan bir konu. Bunun birkaç nedeni var. Bir defa bu toplantılar, CHP’yi ehlileştirmeye yönelik toplantılar. CHP’nin sokakta etkin muhalefet yapmasını engellemeye dönük bir girişim bu. Bunu partililerimiz gördüğü için, il başkanımızın bu toplantıdan çekilmesini istediler. Belki il başkanları toplantısını biraz sert eleştirdim. Ama benim üslubum böyle. Çünkü ben olaya CHP tarafından bakıyorum. CHP ana muhalefet partisidir. Ana muhalefet partisini etkisizleştiren bir çalışmaya elbette karşı çıkarım. Diğer yandan il başkanlarının birbirleriyle elbette diyalogları olmalıdır. İl başkanları birbirleriyle sohbet etmeli, yemek yemelidirler. Bu farklı bir şey. Ama geldiğimiz noktada il başkanları toplantısının CHP’ye zarar verdiğini düşündüm. Partililerimiz de bu görüşte.

 

 

Özgür CHP’liler sadece

vicdanlarıyla oy verecek

 

Son olarak neler söylemek istersiniz?

 

Ben kişisel ikbal beklentisiyle böyle bir göreve talip olmuyorum. Ben 2019 fotoğrafına bakıp Türkiye’yi görüyorum. CHP’nin güçlü bir örgüt yapısına ihtiyaç olduğunu, mevcut yapıyla bunun sağlanamayacağını düşünüyorum. Farklı bir siyaset tarzının ortaya koyulması gerektiğine inanıyorum. Bu anlamda da işçilikten ve sınıf sendikacılığından gelen birisi olarak, CHP’nin ihtiyacı olan bir yapıda olduğumu düşünüyorum. Partimi ve kentimi düşünüyorum. Sadece bir dönem görev yapmak istiyorum. Bu süreçte partiye liderlik yapmak istiyorum. Partililerimize güveniyorum. Delegelerimizin, birlerinin belediye başkanlığı ve birilerinin milletvekilliği için, CHP’nin geleceğini göz ardı edeceklerini düşünmüyorum. İnanıyorum ki, başaracağız. Özgür CHP’liler, 7 Ocak’ta vicdanlarıyla oy kullanacaklar ve partimiz kazançlı çıkacak.

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 1 yorum bulunmaktadır.

Süha Özkan

Sol köşeden bakış budur işte. Buradan baktığınızda devrime inanan insanları da yanınızda görürsünüz. Son derece güzel bir bakış açısı.Yolunuz açık olsun .

02.01.2018, 21:54