TARİH 22.08.2017 SAAT 19:57:39

13.08.2017 Pazar - 15:40

 

 

Görüntülerini izledim 15 yaşındaki şehidimizin annesi ağıt yakıyordu:

 “Hangi yaralarımı diyeyim/Hangi yükümü tutayım/Aldın da tomurcuk gülümü/ Çıkardın da bir gözümü…

Gözlerim doldu.

Aile isyan ediyordu.

Sadece iki ay önce “Neden kimse ‘iyi ki varsın Eren’ demiyor” diye soran bu canımızın kaybını artık herkes sorguluyor.

***

Evet Eren kahraman bir çocuk. Kalbimizde şehitlerimiz için açtığımız o büyük sarayda artık o da yaşayacak ama nasıl oldu bu iş?

Eren neden yok artık?

Sorular çok deniyor ki:

BİR– Neden Operasyona Eren götürüldü?

İKİ- Neden muhtarı götürmediler?

ÜÇ- Neden kurşun geçirmez yelekleri yoktu?

DÖRT- Neden sadece üç kişiydiler?

BEŞ- PKK terörü Maçka’ya kadar nasıl geldi?

***

Benim bakış açımdan cevaplamak isterim:

BİR: Operasyon değil, keşif. Çalınanların yerini bilen de Eren. Üstelik çalanların PKK’lı olduğu da o ana kadar bilinmiyor.

İKİ-  “Köyün muhtarı neden yok” diyenler haklı, orada köyün mülki amirinin de olması gerekirdi.

ÜÇ- Bölgede teröristlerin olduğu bilinmiyordu. Ancak kurşun geçirmez yelek meselesi böyle durumlar için değerlendirilmeli.

DÖRT- Üç kişi olmaları gerçekten yanlış. Keşif bile olsa bir manga asker ve bir iki polis ekibi eşlik edebilirdi.

BEŞ- Karadenize teröristlerin çıkmasını emekli albay Ünal Atabay kitabında uzun uzun anlatıyor. PKK Hatay üzerinden Akdeniz’e ve Doğu Karadeniz üzerinden de Karadeniz’e açılabilme hayalleri kuruyor. Ve son tahlil; Eren gibi gençlerimiz olduğu sürece sadece hayal görmeye devam edecekler. Hiçbir zaman başaramayacaklar.

 

Bu kriterlere mutlaka uyulmalı

 

Siyaset havadan daha sıcak

Ve en hareketli parti şu günlerde Ak Parti

Ak Parti’de 5 ilçede kongre tarihleri belli, Kartepe’de temayül yoklaması bile yapıldı. Yedi ilçede de kongre tarihleri her an belli olabilir. Tabi hal böyle olunca yeni ilçe başkanların kim olacağı ve dolayısıyla listelerinde kimlerin yer alacağı çok konuşuluyor.

İsimler havada uçuşuyor.

Hadi diyelim ki kimlerin gideceği farklı bir tartışma ama kimlerin kalacağı ya da geleceği için kulis tartışmalarında dikkat edilmesi gereken bir şey var:

Kriterler…

Süriye’nin haberini bu gün gazetemizde okuyabilirsiniz…

***

Ak Parti üst aklı, il ve ilçe yönetimleri için şu kriterleri çok önemsiyor.

BİR- Akrabalık kriteri: Karı koca aynı yönetimde olmayacak. Parti’nin üst görevlerinde yer alanların akrabaları yönetimlere giremeyecek. Çok doğru.

İKİ- Kotalar: Kadın ve gençlik kotasına uyulacak. Yani yüzde 30 kadın ve yüzde 30, 35 yaşın altında olacak. İki kota bir arada kullanılmamaya çalışılacak. Öbür türlü olunca mesele sulanıyordu.

ÜÇ- Başka görevi olmayacak: Yani muhtar ya da belediye meclis üyesi olanlar, yönetime giremeyecek. Bir koltukta birden fazla karpuz taşınmaması akıllıca.

DÖRT- Üniversite mezuniyet kriteri: Yönetimlerin yüzde 30’u üniversite mezunu olmalı. Evet en az o kadar olmalı.

BEŞ- Kamu kriteri: Başkanlar, kamuda çalışmayacak ve kamuya iş yapmayacak. Asla yapmamalı.

 

Küçük yorumlarla açıklamaya çalışsam da altını çizmekte de fayda görüyorum.

Bu kurallar sıkı sıkı denetlenmeli. Ak Parti fabrika ayarlarına dönecekse kendi koyduğu kurallara mutlaka uymalı.

 

 

Sağcısı solcusu

yanlış yapıyor!

 

Ne zaman bir başka ülkeye kızsak onlarla ilgili ticari ürünlere yapılanları hiç anlamamışımdır.

-Buzdolabını balkondan atmak…

-Portakal üstünde tepinmek…

Böylesi protesto biçimleri çok ilkel geliyor bana…

***

Bir de “Hadi şu ürünü almayalım” coşkusu var…

Evet, tamamen ithal ise almayalım; o boykotun bir anlamı var ama arkadaş o dediğin ürün artık senin ülkende üretilmeye başlamış. Yani senin vatandaşın o fabrikada çalışıyor. Senin nakliyecin taşıyor, senin bakkalın satıyor. Ve her biri o ürün sayesinde geçiniyor.

Ne protestosu ne boykotu?..

***

Özellikle bizim muhafazakar kesimde bu protestolara eğilim yüksektir.

Ancak Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan Isparta’da birkaç gün önce Anadolu Grup’a ait  Coca-Cola fabrikasının açılışını yapınca solcular da zıpladı.

Vay efendim, “Hani İsrail’e karşıydın hani Amerika’ya karşıydın!” feveranları…

Geçiniz kardeşim.

Protestoların saçmalığı gibi bu söylemde de yanlışlık var.

***

Evet bu ülkelerin gölgesinde kalmayalım.

Bunlar sırtımızdan para kazanmasınlar amenna ama önce onlardan aldığımız ürünleri senin de aynı kaliteyle üretebiliyor olman gerekmez mi?

Birini boykot mu edeceksin, bir açılışa mı tepkilisin arkadaş sen üreteceksin sen!

Kaç tane patent alındı, bu sene bilen var mı! Hiç birimiz bilmiyor.

Kaç yerli sermaye grubu yeni fabrika çatı, ilgileniyor muyuz? Hayır!

Sen üreteceksin arkadaş, üretirsen onları bitirirsin.

Yoksa gerisi hava civa…

 

 

O polis…

 

“Yardım istediği polisten dayak yedi”

Böyle haber başlığı- böyle olay olur mu demeyin, oldu.

İzmir’de motosikletli şahıslar tarafından tacize uğrayan iki kadın yardım istedikleri polisler tarafından dövüldü.

Olayın kamera görüntüleri var.

Derya Kılıç (19) ve Seray Gürer (22) o garip olayın aktörleri…

Seray, “ Elimizde bira şişesi olduğu için ve açık giyindiğimiz gerekçesiyle polis memuru bize, ‘Bu ne hal, bu saatte böyle gezerseniz size az bile yapmışlar. Bu tepki üzerine Derya sinirlendi, polis memuru Derya’yı darp etti. O da bunun üzerine polise küfretti” diyor.

Gazeteciyim ama bu haberleri benim bile aklım almamaya başladı.

Arkadaş, polis dediğin zor anlarda kontrolü olan insandır. Sana taciz edildiğini söyleyen iki genç kıza ne hakla kılık kıyafet eleştirisi getiriyorsun. Anası mısın babası mısın? Senin işin taciz zanlısını bulmak. O kızlara yardım etmek.

Ne oldu şimdi?

Koskoca İzmir Emniyeti işi gücü bırakıp pirincin taşını ayıklamaya çalışıyor.

O polis büyük yanlış yaptı.

Tabi önemli olan o tutumun emniyet teşkilatının tamamına sirayet etmesini de engellemektir.

 

Olmaz!

 

Fenerbahçe;

BİR-Bu yeşil formayla olmaz. Çok kötü görünüyor

İKİ-Volkan Demirel’le hiç olmaz. Güvenini ve formunu kaybetti. Hava atmaya çalışırken golü yedi.

ÜÇ-Bu kadroyla olmaz. Yeni gelenleri acilen takıma adapte etmek gerekir.

 

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.