TARİH 23.02.2018 SAAT 03:58:40

12.02.2018 Pazartesi - 15:54

KOÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Hamdi Ilgazlı, yapılan çalışmalarda gebelerin yarısının sigara içtiğini ve sigara içilmesinin ani bebek ölümü, erken doğum ve düşük riskini yükselttiğini kaydetti

Süriye ÇATAK TEK – TÜTÜN ürünlerinin kullanımından dolayı dünyada her yıl yaklaşık 7milyon insan hayatını kaybediyor. Sigara kullanımında risk gruplarından biri olan hamilelerin de yaklaşık yüzde 50’sinin hamilelikleri sürecinde ve sonrasında sigara içtiği ortaya çıktı. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Hamdi Ilgazlı, gebelik süreci boyunca sigara içilmesinin ani bebek ölümü gibi ciddi etkenlere yol açacağına dikkat çekti.

8 MİLYON KİŞİ ÖLECEK

Tütün ürünleri olan sigara, nargile kullanımı dünyada çok önemli bir halk sağlığı sorunu olup her yıl yedi milyondan fazla kişi, tütün kullanımında dolayı hayatını kaybediyor.  Kocaeli Üniversitesi Göğüs hastalıkları Anabilim Dalı öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ahmet Hamdi Ilgazlı, dünyanın en önemli sağlık sorunu olan bu konuda önemli açıklamalar yaptı. 2030 yılına gelindiğinde, dünyada 8 milyon kişinin sigara ve tütün kullanımından dolayı yaşamını yitireceği öngörüldüğünü söyleyen Ilgazlı, bu rakamların daha da büyümemesi için önlemlerin alınması gerektiğini kaydetti.

SİGARA KULLANIMI

10’LU YAŞLARA DÜŞTÜ

Özellikle onlu yaşlara kadar düşen sigara içmenin ergenlerde merak, tepki ya da büyüdüğünü ispat etme anlamına geldiğini belirten Ilgazlı, “Bu yaşlarda başlanılan sigara kullanımı, birkaç yıl içerisinde kişilerin yüzde 50’sinde bağımlılık yapıyor. Sigara, nikotin bağımlılığıdır ve bunun psikiyatri ayağının olması gerekir. Ülkemizde, son yıllarda bu konuya dair bazı olumlu değişiklikler gözlenmektedir. Özelliklede gençlere yönelik eğitim ve önleme faaliyetleri ile sigara bıraktırma birimlerinin yaygınlaştırılmasına önem veriliyor” dedi.

TÜTÜN ÜRÜNÜDÜR

Son zamanlarda popüler olan ve sigarayı bırakmak amacı ile kullanılan elektronik sigaraların da bağımlılık yaptığının altını çizen Ilgazlı, “Elektronik sigara da pipo, puro ve nargile gibi bir tütün ürünüdür. Kişilerin sigara kullanmasının sebebi nikotin bağımlılığı ve psikolojik bağımlılıktır. Elektronik sigara içilerek kişi nikotin bağımlılığına devam eder. Bu sebeple elektronik sigara, vücuda zarar vermeye devam ettiği gibi sigarayı bırakma konusunda da bir yarar sağlamamış olur” dedi.

PASİF İÇİCİLİK TEHLİKELİ

Sigara içmeyen bireylerin de sigaradan kaynaklı rahatsızlıklar yaşamasına neden olan pasif içicilik konusuna da açıklık getiren Ilgazlı, “Kişinin kendi istemi dışında kapalı alanda içilen sigara dumanına maruz kalması; akciğer kanseri, koroner kalp hastalığı, inme ve kronik akciğer hastalığı gibi çeşitli hastalıklara yakalanma riski oluşturuyor. Sigara içmeyen bireylerin sigaralı ortamlarda durması sağlıkları açısından büyük risk teşkil ediyor” dedi.

GEBELİKTE SİGARA BÜYÜK RİSK

Elde edilen bulgulara göre gebelerin yarısının hamilelik sürecinde sigara içmeye devam ettiğini belirten Ilgazlı “Gebelik boyunca sigara içmeye devam etme; düşük, erken doğum, plasenta ayrılması veya ani bebek ölümü gibi önemli etkilere yol açabilmektedir. Doğumdan sonra ebeveynleri sigara içmeye devam eden bebekler; akciğer gelişiminde gerilik, orta kulak iltihabı ve solunumsal hastalıklar açısından riske sahiptir” dedi

BU İŞ İLAÇLA OLMAZ

Son zamanlarda ilaç yolu ile sigarayı bırakma yöntemleri sık sık deneniyor. Ancak Prof. Dr. Ilgazlı, ilaçla sigara bırakmanın mümkün olmadığının altını çizdi. Sigara bağımlısı olan bir kişinin, sigaranın sağlığına zarar verdiğini hissettiğinde doktora başvurduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Hamdı Ilgazlı, “Hasta, ağzından kan geldiğini gördüğü zaman, sigarayı bırakmaya başlıyor. Önemli olan bu aşamaya gelmeden bırakmak. Sigara bırakmanın en kolay yolu, önce kişinin istemesidir” dedi.

SAĞLIKLI YAŞAMI SEÇİN

Sağlıklı bir hayat için sigaranın bırakılması gerektiğini söyleyen Ilgazlı, sigara bırakıldıktan sonra vücudunda yaşanan değişimleri anlattı.  Ilgazlı, “20 dakika sonra kan basıncı ve nabız, 8 saat sonra kandaki oksijen düzeyi normale döner. Böylece, kalp krizi geçirme riski azalır. 48 saat sonra kandaki nikotin düzeyi azalır, tat ve doku duyusu artar, peptik ülserli hastaların tedaviye verdikleri cevap artar.2 ve 12 hafta arasında tüm vücuttaki dolaşım düzelir, solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riski azalır, yürürken yorulma ve tıkanma daha az görülür. 3 ile 9 ay içinde öksürük, kısa aralıklarla nefes alıp verme gibi solunum yolu problemleri düzelir. 12 ve 36 ay içinde mesane kanseri riski yüzde 50 azalır. 5 yıl sonra kalp krizi geçirme riski, yemek borusu ve ağız boşluğu kanserleri riski yüzde 50 azalır” dedi.

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.



istanbul escort escort istanbul escort bayan bayan escor escort