YAZAR HABERCHP Kandıra ve gençler
CHP Kandıra ve gençler
23.06.2016 14:47:34 Tarihinde Eklenmiştir.



 

 

 

  Birçok ünlü siyasetçinin doğup büyüdüğü Kandıra özellikle yaz aylarında Karadeniz’e bakan sahilleriyle yazlıkçıların gözdesi.

  Aranızda Kandıra’yı görmeyen varsa mutlaka gitmesini tavsiye ederim. Kentleşmeden çok fazla nasbini almamış ilçenin insanları da bir o kadar doğal ve içten.

  Kandıra denilince akla meşhur yoğurdu, keten bezi sonra eşsiz doğal güzellikleri, müzisyenleri, bestekarları geliyor. Bir de siyasetçileri…

  Erol Köse, Kenan Evin, Sevim Deren… Hepsi bugün aramızda ve kendilerine uzun ömürler diliyorum.

  En ünlüsü ise uzun yıllar önce yitirdiğimiz Başbakan Yardımcılığı ve Dış İşleri Bakanlığı görevlerinde bulunan CHP’nin efsane ismi Prof. Dr. Turan Güneş.

  Türkiye siyasetine gerçek manada damga vuran bir siyasetçi. Benim kuşaktakiler Turan   

  Güneş’i pek tanımaz ama oğlu Hurşit Güneş ise yakinen takip ettiğimiz bir siyasetçi ve aynı zamanda ekonomi profesörü.

  CHP’de PM üyeliği, milletvekilliği ve ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu.

***

  Hurşit Güneş’i nasıl tarif edersin derseniz; zeki, espritüel, salon adamı, bazen ayarsız gaflar yapan, parti binasına geldiğinde yanına 2-3 simitten fazla simit getirmeyen (Partide İzmit’e has simit yemek bir gelenektir. Kimse elinde tek bir simitle binaya gelmez. Eğer kendi yiyecekse en az 5-6 tane getirir ve o an içeride bulunan partililere bölüp ikram eder) cimri bir siyasetçidir derim.

  Valla ne yalan söyleyeyim benim aklıma böyle geliyor.

  Peki Hurşit Güneş’in Kandıra’ya bir katkısı oldu mu derseniz, ufak tefek olmuştur, şunu yaptı diyeceğim bir şey yok açıkçası. Kandıra’nın koskoca Hurşit Güneş’i var ama ne ilçeye ne de partisinin il örgütüne kattığı bir değer yok.

  Hurşit Güneş demişken aklıma geldi, bir zamanlar Genel Merkez’de hazır musluğun başındayken Kocaeli’ye parti binası dikeceklerdi. Yer bile bulundu. Ama kişisel sıkıntılar yüzünden bu projeden vazgeçildi.

  Neden vazgeçildiğini sorduğumda enteresan bir cevapla karşılaştım. Kendisinden sonra musluğun başına geçen kişinin Kocaeli için ayrılan paranın tamamını vermek istemediğini ve yüzden gemileri yaktığını anlattı.

  CHP’ye parti binası kazandırmak bugün Cengiz Sarıbay’a nasip oldu. Oysa birkaç yıl önce hem para vardı hem de arsa. Ama elini taşın altına koyacak adam yoktu. Bu yüzden Cengiz Sarıbay’ı tebrik ediyorum.

***

  Kandıra’dan söz açılmışken devam edelim. Malumunuz CHP’nin bu kentte bulunan 12 ilçe başkanından sadece biri kadın. İsmi Gülay Eyisabuncular.

  Kandıra gibi ataerkil topraklarda bir kadının ilçe başkanı olarak siyaset yapması meşakkatli bir iş. Sonuçta kongrede erkek bir rakibe karşı seçim kazanması yadsınamaz derecede büyük başarı.

  CHP Kandıra İlçe Başkanı Gülay Eyisabuncular geçtiğimiz günlerde bir iftar programı düzenlendi. Tüm köylerden özellikle kadınlar araçlar tutarak bu iftara katıldılar.

  Bu da gösteriyor ki CHP artık Kandıra’nın tüm köylerine kadar giriyor, çalışıyor.

  Anlayacağınız Kandıra’da bir şeyler oluyor, kıpırdanmalar yaşanıyor.

  Kandıra gibi siyasetin erkeklere bırakıldığı bir yeri toparlamak, herkesi idare etmek, hem maddi hem de beşeri imkansızlıklar içerisinde partiyi yönetmek kolay değil.

  Kısacası CHP Kandıra’ya kadın eli değdi.

***

  Birazda gençlerden bahsedelim. CHP’li 2 genç geçtiğimiz günlerde disipline sevk edilmişti. Biri İzmit İlçe eski Gençlik Kolları Başkanı Caner Arduç bir diğeri ise İl Gençlik Kolları eski Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Merve Aktaş.

  Yanlış hesap Bağdat’tan döner misali partiden ihraç istemiyle disipline sevk edilen bu gençler aklandı.

  Zaten disipline gönderilecek o kadar kişi ve mevzu varken pırıl pırıl 2 gencin siyasi hayatını genç yaşta bitirmelerine hangi parti olursa olsun sıcak bakmam.

Bu gençlerin suçu ise İl Gençlik Kolları Başkanı Murat Erinç’in sözlerini sosyal medyada eleştirmekti.

  6 Mayıs’ta yapılan Deniz Gezmiş anmasında Erinç’in “Komünistlerden uzak durun" söylemi doğal olarak tepki toplamıştı.

  Sonuçta CHP sol bir parti ve içerisinde komünistler azımsanmayacak kadar çok. 

  Parti büyüklerine de çok iş düşüyor; gençlerin arasına nifak tohumları ekeceklerine onları bütünleştirmeye çalışsalar, gençlerin heyecanını ve enerjisini güzel işler için kullanmaları yönünde teşviki mesai harcasalar bugün CHP farklı noktalara birkaç adım atabilirdi.

  Neyse, zamanın neresinden yakalanırsa kardır.

  Huzur ve barış dolu haftalar dileğiyle…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu Haber 1138 Görüntülenmiştir
Ekleyen Yazarın Mail Adresi : haberci.ugur@gmail.com
YORUMLAR
İsim Soyisim
E-Posta
Yorumunuz
EMRE YILDIZ2016-06-27 04:22:58
Yazınızın büyük bir kısmına katılıyorum. Ama özellikle Hurşit Güneş ile ilgili bir ifadenize eleştiri getirmeyi borç bildim. Eleştiri getirmeden önce şunu belirteyim; Hurşit Güneş ile bundan tam on sene önce tanıştım. O yıllar CHP Kandıra'da aktif siyaset yapan babamı tanıyan Hurşit Güneş, Boğaziçi Üniversitesini kazandığımı ve İstanbul'da okuduğumu öğrenince görüşmek istemişti. Hatta ben çekinmiş ve görüşmeye gitmemiş ve bunun azarını yemiştim. Bu uzun yıllar boyunca kendisinin siyasi konumlanışlarını da yüzüne karşı eleştirmişliğim vardır. Her eleştirimi sakince dinleyip cevaplamış bir profesördür. Yazınızda eleştirdiğim yer ise tamamen farklı. Kendisinin parti binasına geldiğinde 2-3 simitle gelmesi örneğini kullanarak cimri olduğunu ifade ettiğiniz kısıma bir cevabım var. Verdiğiniz örnek eminim yaşanmıştır. Kimsenin böyle bir olay uyduracağını sanmam. Hatta kendisinin cimri olduğunu bana da söyleyen bir iki kişi olmuştu. Fakat "cimri" ifadesinin Hurşit Güneş için kesinlikle haksızlık olduğunu kendisi ile aramızda yaşanmış bir olay bence kanıtlıyor. Boğaziçi Üniversitesini bitirdikten sonra yüksek lisans eğitimi için yurt dışına gitmek istedim. Ama Avrupa veya Amerika'da eğitim almamı ailemin mali durumu karşılayamazdı. Uzun araştırmalardan sonra ekonomik açıdan en uygun ve eğitim açısından en kaliteli üniversitelerin Çin'de bulunduğuna karar verdim. Çin'in en iyi ve dünyanın beşinci en iyi mühendislik üniversitesi olan Tsinghua (Çinghua) Üniversitesi Endüstri Mühendisliği yüksek lisans programına kabul aldım. Fakat burs başvurum kabul edilmedi. 69000 RMB (bugün karşılığı 31000 TL) yıllık okul ve yurt ücreti ödemem gerekiyordu. Türkiye'ye dönüm ve bu parayı aramaya koyuldum. İstanbul'da yaşayan Kandıralı bir iş adamı on bin TL ödemeyi kabul etti. Çin'e dönmeme on gün kadar kala ameliyet olduğu için görüşemediğim Hurşit Güneş hocamı ziyaret ettim. Sohbet esnasında durumumu sordu ben de her zamanki gibi açıkça anlattım. O an telefonuna sarıldı ve Türkiye'nin en önemli inşaat firmalarından birinin sahibini arayıp benim için burs istedi. Telefonu kapattıktan sonra da bana "İhtiyacın olan bursu alamazsan ben karşılayacağım. Hiç merak etme. Beni üç gün sonra ara" dedi. Görüştüğü iş adamı kalan paranın yarısını karşıladı. Üç gün sonra buluştuğum Hurşit Güneş, içinde on bin TL bulunan bir zarfla beni Çin'e yolcu etti. Eğitimimin ikinci yılında ise Hurşit Güneş'in görüştüğü iş adamı tüm eğitim masraflarımı karşıladı. Beş gün sonra mezuniyet törenim var. Evet Hurşit Güneş'i pek çok konuda eleştirebilirsiniz. Haklı olduğunuz yerler de vardır. Parti binasına üç beş simit az alarak geldiği de eminim doğrudur. Ama o almadığı simitlerin parasının nereye gittiğini bilmeyenler, Hurşit Güneş'e en azından bu konuda haksızlık etmesinler. Kandıralı bir çobanın, Boğaziçi Üniversitesinden Çin'in en iyi üniversitesine uzanan eğitim hayatında kendisinin çok önemli maddi ve manevi katkıları vardır. Kendisi bu mali desteğini elbette kimseye söylememe izin vermezdi. Hatta babam dışında kimseye de anlatmışlığım yoktur. Bu e-postamı bilse bana da kızardı. Ama bizim dinimizde ve kültürümüzde sağ elin verdiğini sol el görmez. Hiç değilse mübarek Ramazan ayında Hurşit Güneş'e "cimri" diyerek haksızlık edilmesin. Bilginize Saygılarımla.
(0)
(12)
DİĞER HABERLER :
Karne ve zeka
Döneriniz bol olsun…
Nevzat Doğan üstüne düşeni yapmaya hazır
Kral Çıplak
AMATEM için bütçe hazır