Advert Advert Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert
TARİH 21.07.2018 SAAT 12:13:40
Advert

'Afrin’deyseniz ölümü düşünmezsiniz'

'Afrin’deyseniz ölümü düşünmezsiniz'

Hakan Süer ve Emre Tuncay, gazeteci olarak Afrin’e gittiler… Roketlerin, bombaların arasında habercilik yapan ikili, geçtiğimiz günlerde Kocaeli’ye döndü. Süer, “Afrin’deyseniz ölümü düşünmezsiniz. Yine gitmek istiyorum” diyor

 

Mevlüt SOYSAL - 

AFRİN’de en zor görev kuşkusuz ki Türk Silahlı Kuvvetleri'nin… Fakat orada bir de, yaşananları anbean Türk halkına duyuran gazeteciler var… Gerek, her gün roketlerin atıldığı Reyhanlı ve çevresinde, gerekse de Afrin’in çevresinde görev yapan gazetecilerden ikisi de Hakan Süer ve Emre Tuncay… A Haber’in Kocaeli Bölge Temsilcisi olan Hakan Süer ve genç kameramanı Emre Tuncay, iki hafta boyunca operasyon bölgesinde kalarak Türk halkını bilgilendirdi.

Tecrübeli gazeteci Süer, orada yaşadıklarını gazetemize anlatırken, “Orada 20 yaşında askerlerimiz var. Çok soğuktu ve bir tanesinin ağzından of kelimesi çıkmadı. 20 yaşındaki askerlerimiz hiç korkmuyorlar. Hiç ölümü düşünmüyorlar. Hiç üşümüyorlar. Bir zaman sonra siz de onlar gibi davranıyorsunuz. Yani Afrin’deyseniz ölümü düşünmüyorsunuz” dedi. Süer, Afrin’e hiç düşünmeden yine gidebileceğini de söyledi.

 

 

Kocaeli’den kameramanın Emre Tuncay ile birlikte Afrin’e gittin. Önce oraya gidişi anlatır mısın?

Buradan yola çıktık ve Adana’da bizi sağlık kontrolünden geçirdiler. Bölge riskli olduğu ve tehlikeli gazlar da atıldığından muayene edildik. Bu sürecin ardından da Hatay’dan Afrin sınırına geçtik. Ama ben öncelikle şunu ifade etmek istiyorum. Türkiye savaşta değil. Türkiye PKK, YPG ve DEAŞ adlı terör örgütlerine operasyon yapıyor. Savaş devletler arasında yapılır. Bizim karşımızda bir devlet yok. Şu an 40 günü geçti. Biz operasyonun en yoğun döneminde oraya gittik. Sınırın sıfır noktasında, birebir operasyonun yapıldığı zamanda oradaydık.

 

Neden Afrin?

Birçok kişi bu zamana kadar Afrin’in nasıl bir yer olduğunu bilmiyordu. Fakat Afrin, PYD’nin en güçlü olduğu yer. Esed burayı savaşmadan terör örgütüne teslim etti. Daha sonra terör örgütü burayı üs haline getiriyor. Burası ikinci bir Kandil oluyor. Burada terör örgütü eğitim alıyorlar. Örneğin Türkiye’de yapılan eylemlerde görev alan teröristler eğitimlerini burada aldılar. Aynı zamanda Afrin, PKK’nın uyuşturucu ticaretinin merkezlerinden. Orası uyuşturucu yuvası. Afrin’in altı tünellerle kaplı.Ve tabii ki en önemlisi, terör örgütünün Türkiye’ye sızdığı en önemli yer. Bu yüzden de Mehmetçiğimiz orada terör örgütüyle mücadele ediyor.

 

Bir de Özgür Suriye Ordusu var.

Evet, operasyonu birlikte yapıyoruz. Biz orada ÖSO kamplarına da girdik.

 

Bundan önce şunu sormak istiyorum. Bir gazeteci için can kaybı meydana getirecek durumlar yaşanıyor mu?

Tabii ki doğuyor. Çünkü orada roket sesi, bomba sesi bir an olsun susmuyor. Sürekli ölümle burun burunasınız. Zaten giderken de sözleşme imzalıyorsunuz şirketinizle.

 

Ne sözleşmesi?

Olur da hayatını kaybedersen şirketin aileye bakmakla yükümlü olduğunu içeren bir sözleşme. Sonuç da ölüm riski var. Öte yandan şirketimiz zorunlu tutmadı. Çalışanlarına gidip gitmeyeceğini sordu. Biz de kabul ettik.

 

Roket atıldı, Emre’yi

kaybettiğimi düşündüm

 

Ölüm tehlikesi geçirdiniz mi?

Birçok defa ölüm tehlikesi geçirdik. Ben Reyhanlı tarafında görevliydim. O bölgeye 28 kere roket düştü. Bunlar bir kilometrekarelik alana düştü. Kendim için hiç korkmadım eme Emre’den sebep bir defa korktum. Çok fazla roket atılıyordu. Roket atıldığında sesi duyuyorduk fakat roket 5-6 saniye sonra düşüyordu. Roketin düşeceğini biliyorsun. Bir defasında roket atıldığını duyduk. Emre’ye yatması gerektiğini söyledim. Emre kamerasını kaldırdı roketi çekmek için. Daha sonra roket Emre’nin arkasına düştü. Yoğun duman nedeniyle Emre gözden kayboldu. O zaman Emre’yi kaybettiğimi düşündüm. Allah’tan roket patlamamış. Bunun yanı sıra çok yakınlarımızda roketler düştü.

 

Sınır dışı nasıl?

Sınır dışında ÖSO’nun bulunduğu yerlere çok defa gittik. Sınır dışı çok farklı bir haz. Çünkü orası operasyonun göbeği. Örneğin orada bizim için otel ayarlandı ama işimiz geç saatlere kadar sürdüğü için askerler bizi salmadı. Güvenlik tehlikesinin olduğunu söylediler. Mecburen orada sabahladık. 15 günde sadece 2-3 kere otele gittik. Orada uyuma lüksün yok. Zaten roket ve bomba sesi hiç susmuyor. Yüz metre ötende teröristler var. Nasıl uyuyabilirsin ki? Orada 20 yaşında askerlerimiz var. Çok soğuktu ve bir tanesinin ağzından of kelimesi çıkmadı. 20 yaşındaki askerlerimiz hiç korkmuyorlar. Hiç ölümü düşünmüyorlar. Hiç üşümüyorlar. Bir zaman sonra siz de onlar gibi davranıyorsunuz. Yani Afrin’deyseniz ölümü düşünmüyorsunuz. Şuna kesin kanaat getirdim: Türk askerinin karşısında kimse duramaz. Bu nedenle terör örgütü ÖSO ile karşı karşıya geldiğinde çok yoğun bir şekilde çatışıyor. Bizim askerimizi gördüklerinde ise kaçıyorlar.

 

ÖSO kampına katıldık

 

ÖSO ile temaslarını anlatır mısın?

ÖSO üç gruptan oluşuyor. İçerisinde Araplar, Türkmenler ve Kürtler var. Onlar birbirinden ayrılmak için kollarına renkli bantlar takıyorlar. Bizim görev yaptığımız bölgede ağırlıklı olarak Türkmenler vardı. Biz Türkmenlerin kampına girdik. Orada çalıştığımız kurumu çok seviyorlardı ve bu yüzden çok izliyorlardı. Biz kampa girmek için çok ısrarcı olduk fakat almadılar. Bir defasında bizi gördüler ve Emre ile yakınlık kurdular. Onların değişik tarzda bir selamlaşmaları var. Emre onlarla o şekilde selamlaştı. Kampa girmek istediğimizi söyledik fakat istemediler. Çünkü kendi istihbarat elemanları var ve bu yüzden görüntülerinin çıkmasını istemiyorlar. Çekim yapmayacağımızı söyledik ve kabul ettiler. Üzerimize kamuflaj giydirdiler ve bize silah verdiler. Aracın kasasına oturduk ve kampa girip bir gece kaldık. Sohbet ettik. Kamp lideri bize hayat hikayesini anlattı. O komutan normalde esnaf. Esed’e karşı durmuş ve eylemlere katılmış. Sonra da komutan olmuş.

 

ÖSO’nun operasyonlara katkısı ne?

Katkısı çok fazla. Şu ana kadar 100’ün üzerinde bölge alındı ve ÖSO’nun bölgeyi bilmesi nedeniyle onların katkısını çok gördük. Öte yandan yerel halkı tanıyorlar.

 

Operasyonun yavaş ilerlediğini ifade edenler var.

Evet. Bu ifade çok kullanılıyor. Bölge çok büyük bir alan. Mehmetçik günde 1-2 kilometre gidiyor. Neden? Çünkü terör örgütü her yere mayın döşüyor. Bedenen engelli bir kadının bedenine bomba yerleştiriyor. Bizim askerimiz de merhametli, gidip o kadına yardım etmek istiyor. Kuran-ı Kerim’in içine patlayıcı koyuyorlar. Bu yüzden askerimiz çok dikkatli hareket ediyor. Askerimiz sadece teröristleri öldürmüyor. Aynı zamanda tuzaklarla da uğraşıyor. Ama bu iş masada bitmezse operasyon 2-3 ay daha sürer.

 

Türk basını

birlik olmuş

 

Yabancı basında bazı manipülatif haberler var.

Evet, dış basın ne yazık ki her zaman terör örgütlerinin yanında duruyor ve onlar için manipülatif haberler yapıyor. Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığını bu operasyon da bize çok net gösteriyor. Ama gördüğümüz bir şey daha var: Biz birlik olmayı başarmışız. Sağcısı da solcusu da ordusunun yanında. Örneğin orada Sözcü gazetesinin de Akit gazetesinin de birlik olduğunu görürsünüz. Operasyona bakışları arasında fark yok. Biz önce kendimizi önemseyelim. Yabancı basının duruşu zaten belli. Onlar bizi etkilememeli. Biz terör örgütünün kendisinin öldürüp başkası öldürmüş gibi haber servis ettiğini de biliyoruz. Ama neyse ki Genelkurmay Başkanlığı da halkı sürekli bilgilendirmek için açıklamalar geçiyor. Genelkurmay görüntüleri anında servis ediyor.

 

Hatay’da, Gaziantep’te Kürt kökenli vatandaşlarımız da var. Onlar durumu iyi algılamış durumda mı? Çünkü bir yandan da teröristlerle yapılan mücadele için Kürtler ifadesi kullananlar var.

Kesinlikle çok iyi algılamışlar. Ordumuz terör örgütleriyle mücadele ediyor ve halkımız da bunu biliyor. Bütün vatandaşlarımız askerleri dualarıyla yolluyor. Örneğin dişlerinden tırnaklarından artırıp askerimize yolluyorlar. Bu da gerçekten gurur verici. Bütün vatandaşlarımız birlik içinde.

 

Mümbiç’e de

gitmek isterim

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, operasyonun Afrin’le sınırlı kalmayacağını ifade ediyor. Yani sırada Mümbiç ve İdlib de var. Yine gider misin?

Bir dakika bile düşünmeden giderim. Belki orada ABD askerleriyle sıcak çatışmaya gireceğiz. Ben de seve seve giderim. Hata 15 gün değil. Hakan, bir sene git deseler giderim ve bir sene orada kalırım.

 

Başka söylemek istediğin bir şey var mı?

Yerli silahlar konusuna değinmek istiyorum. Askerimiz orada yerli silahlar kullanıyor. Bunun dışında birçok materyalimiz yerli. Türkiye’den Afrin’i vuracak kadar menzili olan Türk yapımı jetlerimiz var. Ama terör örgütü sivil halkı kalkan olarak kullandığı için vuramıyoruz.

 

Bu haber eklendi
ETİKETLER:
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Röportajlar haberleri
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
4.8159 TL 4.7966 TL
Euro
EURO
5.6109 TL 5.5885 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
Demokrat Kocaeli Gazetesi Kocaelinin Sesi
GÜNCEL
SPOR
SİYASET
SİYASİ PARTİLER
DÜNYA
ANIT MEDYA