RÖPORTAJKurtuluş Savaşı gibiydi
Kurtuluş Savaşı gibiydi
05.08.2016 08:09:56 Tarihinde Eklenmiştir.



 

 

Darbeyi Tahsin

Tarhan söylemiş

 

15 Temmuz darbe girişimini evinde izleyerek geçiren CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay, darbenin başarılı olmayacağına ilk anda inanan isimler arasında yer alıyor.

Darbe girişiminin saati, saldırı şekilleri ve halkın direnişinin bu süreci başarılı kılmayacağını gösterdiğini belirten Sarıbay, darbe nereden gelirse gelsin CHP’nin her zaman karşısında yer aldığını kaydetti.

FETÖ terör örgütü ile ilgili yıllarca hükümeti uyardıklarını ancak uyarılarının dikkate alınmadığını söyleyen Sarıbay, bu kez iktidarın darbe girişimi sonrasındaki uyarılarını dikkate almasını istiyor.

 

 

CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay, darbe gecesi sokağa çıkan vatandaşların, tankların, silahların önüne atlamasını, askeriyelerin kapısına koşmasını ve cemselerin önünde durmasını Kurtuluş Savaşı'na benzetiyor

 

 

Röportaj: Süriye ÇATAK TEK

 

 

Darbe gecesi neredeydiniz?

15 Temmuz günü eski genel başkanımız Murat Karayalçın, cezaevindeki Sefa Sirmen’i ziyarete geldi. Tüm gün kendisiyle programdaydık. Akşam da Sapanca Güral Otel'de Murat Karayalçın için verdiğimiz yemekteydim.

 

Darbeyi kimden öğrendiniz?

Saat 21.30’da kendi aracımla, evimin olduğu Bahçecik’e gidiyordum. Tam evime ulaşmıştım ki, milletvekilimiz Tahsin Tahran aradı. 'Başkan neredesin?’ dedi. Eve geldiğimi söyledim. 'İhtilal var galiba televizyonu aç' dedi. Birkaç dakika sonra eve girdim, televizyonu açtım. Gördüm ki sokak çatışmaları, Boğaziçi Köprüsü'nün bir tarafının kapandığına dair görüntüleri gördüm. Daha sonra saat 22.00’de Sayın Vali aradı. İhtilal oluyor, biz sokaklara iniyoruz dedi. Ben, 'ihtilalin her türlüsüne karşıyız, sizin ve devletimizin yanındayız' dedim. Ertesi gün tekrar Valimiz ile görüştük.

 

Geceyi nasıl geçirdiniz?

Darbe gecesini evimde sabaha kadar süreci izlemekle geçirdim. Genel merkeze ulaşmaya çalıştık. Genel başkanımız uçakta olduğunu için saat 11.20 gibi ulaştık. Kimden gelirse gelsin darbenin her türlüsüne karşıyız mesajını aldık. Ondan aldığımız bilgi ışığında devletimizin, valiliğimizin yanında yer aldık.

 

Darbe haberi aldığınızda başarılı olacağına inandınız mı?

Herkes gibi biz de darbenin başarılı olmasını istemedik. Ama olamayacağına da ben inandım. Darbenin başlangıç saati, köprünün durumu, ordu komutanlarının tamamının katılmamasını, halkın sokağa çıkması nedeniyle buna inandık. Halk darbeyi geri püskürttü. Ordunun büyük bir kısmı da darbeye katılmamakla gerekli direnci gösterdi. Bunlar bizim başarılı olmayacağına inancımızı yükseltti.

 

HİÇ KORKMADIM

Bu süreçte hiç korktunuz mu?

Hayır korkmadım. Korkacak bir şey yoktu. Ne ben ne benim partim hiçbir zaman Fettulahçı olmadık. Ne de devlete karşı geldik. Biz objektif, devletten yana, Türkiye Cumhuriyeti ve laik devleti savunanlar olarak hiç korkmadık ve kendimde korkacak bir şey görmedim. Şimdi anlıyoruz ki, Allah’a şükür darbe başarılı olmamış. Yayınlar ve görüntüler ortaya çıktıkça bunların ne kadar vahşi olduğu görülüyor. Bizim yıllardan beri bu FETÖ terör örgütüne karşı çıkışımızın haklılığı da ortaya çıktı. Çok şükür ki başarısız oldu. Valimiz ertesi gün tekrar aradı ve demokrasi yürüyüşüne davet etti. Biz katılacağımız söyledik. Biz Perşembe Pazarı alanına geldik ve görüldük orada.

 

Halkın ve siyasi partilerin ortak tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir musibet bir nasihatten iyidir. Türkiye’nin olumlu yönde yumuşamaya, bir arada olmaya, tartışma kültürünün kabulüne, tüm partilerin tartışma ortamında yeni anayasa yapmaya ihtiyacı vardı. 15 Temmuz'dan önce siyasi partiler bir araya gelmiyordu. Bu durumda Cumhurbaşkanı'nın tavizsiz, kimseyi muhatap almayan bir tavrı vardı. Darbe teşebbüsünden sonra Cumhurbaşkanı siyasi partilerin liderleri ile bir araya gelerek yumuşamaya vesile oldu. Ben her zaman siyasi partilerin birbirini anlamasından ve diyalog kurmasından yana olduğumu dile getiriyorum. Bunun yapılması lazım. Yeni anayasa yapılması, deniz ve kara kuvvetlerinin kime bağlandığı, harp okullarının kapatılması tartışmalarının 3-4 kişinin verdiği bir karar ile değil. Türkiye parlamentosunda tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Bunun da sağlanacağına inanmak istiyorum.

 

TAM BİR DİRENİŞ VARDI

Halkın sokağa çıkması darbenin önlenmesinde etkili oldu mu?

Halkın hemen sokağa çıkması etkili oldu. FETÖ’cüler hiçbir zaman halkı arkasına almadı. Terör örgütü mensupları dışında, sade vatandaş, hiçbir siyasi parti onlara destek vermedi. Destek vermesi de mümkün değil. Çünkü niyetlerinin kötü olduğunu biliyorlardı. Ülkeyi ekonomik, siyasi ve dış ilişkiler bakımından daha kötü yöne götüreceklerine herkes inanıyordu. Tüm siyasi partiler karşı çıkmaya devam etmeli. Halkın tankların üstüne çıkması, cemselerin önünde durması, kışlaların önüne gitmesi tam bir direniştir. Kurtuluş savaşı gibi bir durumdur.

 

Niyetlerinin iç savaş olduğunu düşünüyor musunuz?

Tabii ki, burada onların isteklerini ve niyetlerini kabul etmek mümkün değil. Niyetlerinin iç savaş olduğunu görüyoruz. Yurt dışında bulunan ilkokul mezunu bir çete liderinin, vaizin gelip Türkiye Cumhuriyeti'nin paşa ve generallerini yönlendirmesi çok üzücü.

 

Bu süreç çalışmalarınıza nasıl yansıyacak?

Her siyasi partinin kendi yöntemleri var. Bunlar elbette değişmeyecek. Herkes benim yöntemim doğru diyecektir. 14 yıldır biz siyasi, dış ilişkilerde, ekonomide, FETÖ konusunda ne dediysek doğru çıktı. Bize abartıyorsunuz hep muhalefet yapmaya alışıksınız diyorlardı. Ama şimdi bakıyoruz, AKP’liler de eleştirilerimizde haklı olduğumuzu kabul ediyorlar. Bizim dün dediklerimiz onlar bugün dediklerimizi söylüyor. Siyasi çalışmalarımız aynı şekilde devam ediyor.

 

Darbe girişiminden sonraki süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Darbeye karışan insanların görevden alınması, suç işleyenlerin cezaevine girmesi kadar normal bir şey olamaz. Ama görüyoruz ki, cadı avı başlatılıyor. Bu konuda Sayın Valimizle görüştük. Vali Bey de belediye başkanları ile görüşecek. Böyle bir cadı avı değil de suçlu olanın suçunu çekmesi lazım. Fırsat bu fırsat diyip, darbeci yaftası yapıştırılmak sureti ile cumhuriyetçilerin, laiklerin, CHP’lilerin bu furyadan etkilenmemesi için uyarılarımızı yapıyoruz. Laik ve demokratik Türkiye’yi ortadan kaldırmak isteyenlerin cezasız kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Bunlar cezasız kalmamalı.

 

Bu örgütün örgütlenme çalışmaları çok uzun yıllara dayanıyor sanırım…

Turgut Özal döneminde bunlara biraz yol verildi. Ecevit döneminde göz yumuldu.

Esas palazlanması ve ekonomik açıdan zirveye ulaşması AKP’nin ilk 10 yılında oldu. Bunlar beraber yürüdüler aynı yollarda, beraber ıslandılar aynı yağmurda. Devleti FETÖ’ye AKP teslim etti. Silahlı kuvvetleri, ekonomiyi, belediyeleri teslim etti. Onlar da bunu kabul ediyor. Cumhurbaşkanı dahil, son 3 yılda güvenen kaybettiğini söylüyor. Biz o zamanlar uyardık. Bunlar güvenilmez insanlar olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanını da miladı ailesi ve bakanları ile ilgili yolsuzluk soruşturmaları oldu. Ondan evvel yağlı ballı böreklerdi.

 

 

 

 

Bu Haber 4097 Görüntülenmiştir
YORUMLAR
İsim Soyisim
E-Posta
Yorumunuz
DİĞER HABERLER :
Dünyanın en iyi forveti Recep Tayyip Erdoğan
Halit Çokan: Yüzde 50’nin üstü zor değil
 7 Haziran seçimlerinde 9. sıradan listeye giren Halit Çokan, 1 Kasım seçimlerinde listeye girip giremeyeceğine ilişkin sorumuzu şöyle yanıtladı: “Be...
Tülin Keçeci Güngör ilki başarmak istiyor
Devlet Bahçeli istifa etmeli mi?
 7 Haziran sonrası her şeye ‘hayır’ diyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 1 Kasım’da seçmenden aynı yanıtı aldı. Seçmen, Bahçeli’...
AK Parti neden kazandı?
   ...