YAZAR HABERKOTO bu. Oyuncak değil
KOTO bu. Oyuncak değil
26.08.2016 13:17:53 Tarihinde Eklenmiştir.



 

 

"YAKLAŞIK üç yıldır Kocaeli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktayız. Bugüne kadar sorumluluk bilincinde yürütmüş olduğumuz bu görevimizi, ülkemizin, kentimizin, birlik beraberliğinin, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınması için mücadele etmeye gayret gösterdik.

Bizler üyesi olduğumuz TÜMSİAD’ın bugüne kadar devletinin milletinin ortak hedefleri doğrultusunda hareket etmeyi şiar edinmiş, olmakla beraber, bu değerleri her şeyin üzerinde tutmuştur.

Yapmış olduğumuz görev sürecinde, özellikle son dönemlerde uygun görmediğimiz ve tasvip etmediğimiz bazı uygulamaların oluşmasından ötürü...

Bu değerleri taşıyan TÜMSİAD’ın, ayrıca Kocaeli ticaretinin zarar görmemesi için yapmış olduğumuz istişareler neticesinde halen sürdürmekte olduğumuz Kocaeli Ticaret Odası Yönetim Kurulu görevimizden istifa ediyoruz."

 

*****

 

Yukarıdaki sözler, KOTO Başkanı Semih Barış'a ait.

Eleştirdiği kurum ise şu an başkanı olduğu Semih Barış.

Şaka gibi değil mi?

Ama son dönemde KOTO deyince, pek de şaşırmıyoruz.

Neden mi?

15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından düzenlenen operasyonlarda en büyük yarayı, kuşkusuz KOTO yedi.

Başkanı Murat Özdağ tutuklandı.

Ardından görevden ve yönetimden düşürüldü.

Aynı süreçte 4 yöneticisi istifa etti.

Yedeklerde birlikte toplam 10 yöneticisi var.

Başkan Vekilliği'ne getirilen Zihni Yılmaz'dan herkes, odayı seçime götürmesini bekledi.

Ama Yılmaz direttikçe diretti.

Baktı ki olmayacak...

Bir aylık başkansızlık süresi de doluyor...

Baskın bir seçim kararı aldı.

Hem de 10 kişilik yönetim içinden.

Yani meclis üyeleri, KOTO üyeleri dururken...

Son dönemdeki uygulamalarıyla tepki çeken meclis üyelerinin içinden(hepsini katmıyorum bu genellemeye) seçim yapıldı.

Bu, yaklaşık 14 bin üyenin oyunu hiçe saymaktır.

Çünkü üyeler, mutlaka seçime gidilmesini istiyor.

Neyse ki, yanlıştan dönüldü de...

31 Ağustos'taki meclis toplantısında seçim yapma kararı alındı...

 

*****

 

Ama bu gelişmeler, KOTO'nun son dönemdeki itibarını büyük oranda yerlere düşürdü.

Hem yöntem...

Hem de Semih Barış gibi mart ayında yönetime saydırıp başkan olarak dönen birisinin başkan seçilmesinden dolayı...

 

*****

 

Semih Barış demişken...

Kendisine tepki sadece birkaç ay önceki açıklamalarından değil.

KOTO'yu yönetecek vizyona sahip olmadığı eleştirileri de ayyuka çıkmış durumda.

Yani her yönüyle çocuk işi bir süreç yaşanıyor KOTO'da...

Ve de hiç ama hiç yakışmıyor...

 

 

 

Bu başarı alkışlanır?
 

YANLIŞ hatırlamıyorsam 2010 yılıydı.

Üniversite giriş sınavı sonuçları açıklanmış...

Ben de dönemin Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli'yi aramıştım.

Kaçıncı olduğumuzu sormuştum...

Derin bir iç çekti.

Belli ki kötü bir şeyler söyleyecekti.

Ve ağzından şu cümleler döküldü:

"TS puan türünde 69, TM puan türünde 62, MF puan türünde de 56. sırada yer aldık."

Çok şaşırmıştım.

Çünkü İstanbul'dan sonra Türkiye'nin en çok vergi ödeyen kenti, eğitimde adeta dökülüyordu.

Sonraki 2-3 yıl da pek iç açıcı geçmedi.

Hatta bir ara 75. bile olmuştuk.

Bugün ise 27. sıradayız.

Demek ki isteyince oluyormuş.

Güzel de oluyormuş.

Ama yetmez.

Önümüzdeki yıllarda ilk 10'da görmek istiyoruz Kocaeli'yi...

Bu arada, tablonun güzel hale gelmesinde emeği olan herkesi kutluyorum.

 

 

 

Conkbayırı'na

çok şaşırdım

 

İLK açıldığında bir röportaj için gitmiştim.

Gayet güzel ve temiz bir okul.

Kısa sürede de başarılarıyla adından söz ettirdi.

Zaten bin 200 öğrencisinin olması da başarısını açıklıyor.

Ancak önceki gün şok bir haber geldi, haber merkezimize.

Conkbayırı mühürlenmişti.
İddiaya göre ortaklardan birinin FETÖ ile ilişkisi varmış.

Çok şaşırdım.

İnanmak istemedim.

Conkbayırı'na öğrencilerini gönderen AKP'liler bile şaşkındı.

"Biz o okulu çağdaş biliyorduk" ifadesini kullandılar...

Açıkçası ben de öyle biliyordum...

Ve hala da öyle olduğuna inanıyorum.

Neyse...

Gerçek önümüzdeki süreçte ortaya çıkacaktır...

 

 

Derdin neydi be çocuk?

 

OLAY, Gebze'de meydana geliyor.

Bir şahsın, kendini çamaşır ipiyle tavana astığı iddiası ediliyor...

Çok üzücü bir olay.

Ancak asıl üzücü hale getiren...

O şahsın büyük biri değil...

Sadece 12 yaşındaki E.K isimli bir çocuk olması...

İnsanın aklı duruyor.

Nutku tutuluyor.

Bir çocuk, 12 yaşına kadar ne yaşamış olabilir ki?
Ölümü seçiyor...

Hem de intihar ederek...

Aklım almıyor doğrusu...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu Haber 1124 Görüntülenmiştir
Ekleyen Yazarın Mail Adresi : erdinagdede@gmail.com
YORUMLAR
İsim Soyisim
E-Posta
Yorumunuz
DİĞER HABERLER :
Palyatif bakım merkezleri
Bahçeli'yi anlamak zorlaşıyor
Bunlar nasıl müteahhit?
Bu katliamın sorumluları açıklanmalı
Vali, eğitim ve ruh