YAZAR HABERAğzımdaki yara…
Ağzımdaki yara…
31.08.2016 16:23:31 Tarihinde Eklenmiştir.



 

 

Yıl 1993 yaşım 17, Balıkesir Üniversitesi öğrencisi olmuştum.

İlkokula 5 yaşında başladığım için sınıf arkadaşlarımdan ortalama 2 yaş daha küçük olmama rağmen bulunduğum ortamın şartlarına çabuk adapte olmuş ailemden gelen harçlık  ile geçinmeyi daha ilk aydan başarmıştım.

Geçinebilmek , tasarruflu olmak en ekonomik yol ile günü kurtarabilmek dar ve orta gelirli ailelerin çocukları için pek de zor değildi.

Öğrenci tabiri ile az çorba , az pilav ve bol ekmek ….

Okul atmosferi , derslere ve kaldığım kyk yurduna alışma süreci tamda sorunsuz bitti derken hastalanmıştım , ağzımda tarifsiz acılar ve  3,4 tane kocaman yara çıkmıştı.

Hastalığın vermiş olduğu çaresizlik ve yaraların neden çıkabileceğini bilmemenin verdiği korku ile üniversitenin revirine vardım , yutkunmakta güçlük çekiyordum , orta yaşlı doktor  çok kısa süren muayeneyi bitirdikten sonra öğrencilerin sorunlarını bilen ve kendinden emin bir eda ile vitamin eksikliğinden çıkmış bu yaralar , tipik öğrenci hastalığı dedi.

  • Bende neden olurki dedim , çünkü kendimce iyi besleniyordum !

Ne yiyorsun dedi

  • Yani ne desem bilemedim , patates , makarna , tavuk vb şeyler dedim

Başka dedi

  • Yani yine aynı öğrenci bütçesine bunlar uygun patates yemekleri , makarna çeşitleri ve tavuk dedim.

Güldü , sebze , et , balık tüketiyormusun dedi

  • Okul başladığından beri geçen 2 aylık sürede pahalı oldukları için yemediğimi söyledim

Doktor gülümseyerek istersen ilaç yazayım 10 günde geçer , veya evin yakınsa evine git 1 hafta iyi beslen bişeyin kalmaz , dönüncede bana kontrole gelirsin dedi.

 

            Akçaydaki teyzem geldi aklıma , öğrencilik hayatımda hep can simidim kurtarıcım olmuştu , doğru akçaya gittim , Ayten teyzem ve rahmetli eşi Ekrem eniştem  balığın , sebzenin , etin her çeşidiyle beni 3 günde kendime getirmiş , ağzımdaki yaralardan eser kalmamıştı.

            Tekrar balıkesire dönünce tembihlediği için kontrole aynı doktora geldim , gülümsedi bak gördünmü  düzenli beslenince tüm yaralardan kurtuldun , erken teşhis ettiğimiz için yaralar çoğalmadan müdahale ettik ,  insan vücudu işte böyledir , ihtiyaç duyduğu şeyleri temin etmezsen vücut tepki verir ,  tekyönlü beslenirsen ağzında , tek yönlü okursan beyninde hasar oluşur ağızdaki vitamin eksikliği yaraları , beyine bilgi eksikliği yaraları olarak yansır demişti .

            Doktorun son sözleri çok düşündürmüştü beni , tek yönlü okumakta beyne zarar verir demişti .

            Haklıydı , hep aynı fikrin , hep aynı edebi çizginin , hep aynı akımın okuyucu ve takipçileri , diğer fikirlerden diğer bakış açılarından haberdar olmayacakları için sosyal yaşamdada bu bilgilere sahip bu fikirlere sahip insanlarla anlaşamayacaktı.

            Tanımak , bilmek ve okumak gerekiyordu ….

            Okumuş , tahsilli  terör örgütü yandaşı  nasıl olur , nasıl olurda okumuş biri ölmeye öldürmeye şartlanır şimdi anlamıştım “tek yönlü okumaktan nefret ve öfke paragrafları arasında savrulmaktan beyinlerinde yara çıkmış olmalıydı”

            Oysaki ; savundamadığımız görüşlere dair bilgimiz  , inanmadığımız dinlere dair fikrimiz olsa hoşgörü ve tahammülümüz insana saygımız dahada artardı.

            Bizden olmayanı yok etmeyi istemek , adaletten mahrum etmek  , farklı fikirlerin yeşermesini engellemeye çalışmak , konuşanı susturmak , yürüyeni durdurmak , gücümüz yetiyorsa öldürmek cehaletimizin bir yansıması olsa gerek.

            Oysaki yüce Allah’ın yaratmaya ve yaşatmaya değer bulduğu her insana tahammül etmeli dinlemeye değer bulmalı saygı duymalıydık .

            Ancak ; bunca din alimine , bunca fikir insanına , bunca mütefekkire , bunca okuyana yazana ve kanaat önderine rağmen birbirimizi dinlemiyorsak , dinlesekte duymuyorsak , duysakta anlamıyorsak , anlasakta tahammül etmiyorsak , adalet göstermiyorsak  “yaradılanı yaradandan ötürü sevemiyorsak ” beyinlerimizdeki yara yüzündendir diye düşünüyorum.

            Yaşadığımız tüm üzücü hadiselerin , ölümlerin zulümlerin adaletsizliklerin beyinlerimizdeki yaralar yüzünden olduğunu düşünüyor ve yaşadığım döneme kuşbakışı bakınca “ sanki lut kavmini görüyorum ” eminimki lut kavmide kendilerini haklı buluyor her yaptıklarını izah edecek bir ayet bir bakış açısı veya izah yöntemi ile avunuyorlardı.

                        Allah adaleti , iyiliği , hoşgörüyü , tahammülü , birliği , sevgiyi emrediyor zorlaştırmayın kolaylaştırın diyor , ama sonuç maalesef ortada ….

            Küçük bir hikaye ile yazdıklarımı özetleyecek olursam ….

Çocuğun biri dünya haritasıyla ilgili çokça sorular sorarak babasını çileden çıkarmış , babasıda dünya haritasını parçalara ayırarak atmış oğlunun önüne , haritayı birleştirebilirsen yeniden soru sormana müsaade ederim demiş.

            Beş dakika sonra çocuk baba haritayı birleştirdim demiş !

            Baba şaşırmış bir ses tonuyla aferim oğlum nasıl başardın demiş !

            Oğluda haritanın arkasında insan resmi vardı , insanı düzelttim dünya düzeldi demiş.

Eve muhterem okuyucular biz düzelirsek dünya düzelecek inşallah.

Selam ve dua ile

 

                     

Bu Haber 1361 Görüntülenmiştir
Ekleyen Yazarın Mail Adresi : kocaeli@kopiservis.com.tr
YORUMLAR
İsim Soyisim
E-Posta
Yorumunuz
DİĞER HABERLER :
Vallahi talibim
Gavur İzmir…
Dinimizde bunlar yok
Suskunluğun Yükü…
En uzak mesafe…