YAZAR HABERGenel “Başkanlık” sistemi
Genel “Başkanlık” sistemi
16.11.2016 15:09:35 Tarihinde Eklenmiştir.



 

 

 

SİYASET yaparak milletine hizmet etmek isteyen çok iyi insanlar tanıdım. Milletvekilliği veya belediye başkanlığı hayali kurarak, ailesine işine ve kendine ayırması gereken, zamandan paradan fedakarlık yaparak yaşadığı şehir ile Ankara arasında mekik dokuyan emek harcayan çok değerli insanlar...

Benim tanıdıklarımın hiçbiri maalesef hayallerine kavuşamadı. En çok üzüldüğüm şey de bu değerli insanların boşa kürek salladığını gördüğüm halde uyaramamak oldu.

Daha aday adaylığıyla başlayan sayın vekilim, sayın belediye başkanım hitaplarının verdiği mutluluk, Ankara'daki ağabeylerden herkese ayrı ayrı verilen sözler, 'ilk beşteki yerimiz garanti biz ikinci sırayı zorluyoruz genel başkana çok yakın bir abiden söz aldık' senaryoları, yılbaşında çeyrek bilet alan asgari ücretlinin büyük ikramiye hayali gibiydi.

Galiba Ankara'daki bazı siyasi ağabeylerin bu idealist iyi insanlara merhameti yoktu. Ankara'daki bu bazı siyaset aksiyonerleri, herkesi peşinden koşturan lisenin en güzel en fettan kızları gibiydiler.

Hele muhalefet partilerinden birinden adaysan ve seçimi kazanamadıysan, bütün emeklerin harcadığın paralar, 'Angara'daki' büyük ağabeylere döktüğün diller, hürmetler, ön iliklemeler, odayı arkanı dönmeden asker gibi geri geri terk etmeler, getirdiğin haberler, götürdüğün haberler, yedirip içirdiklerin, harcayıp ödediklerin sadece birer hatıradan ibaret…

Bir süre parti programlarında eski adayımız diye ön sıralara, ertesi sene bir sıra arkaya, yeni yeni aday adayları geldikçe de 'abi hoş geldin müsait bir yere iliş sen zaten bizdensin' diyaloglarına herkes şahit olmuştur.

Neden böyle mağduriyetler oluyor biliyor musunuz?

Taşralının sevdiğini Ankaralı, Ankaralının sevdiğini de taşralı kabullenemiyor o yüzden.

Çözüm ne biliyor musunuz? Çözüm yapılacak yeni anayasayla seçeceğimiz ve bizi temsil edecek kişilere bizim karar verebilmemiz.

Aslında bu kadar basit.

Bu yöntem, hem akla hem Türk kültürüne hem de inancımıza uygun!

Yani diğer bir deyişle parti içi demokrasi.

Artık tercihli oyla mı olur, uygulanabilir ön seçimle mi olur, dar gölge geniş açıyla mı olur, tabanın yoklamasını tavanın haklamamasıyla mı olur bilemem. Bildiğim bir şey varsa bu yeni anayasada seçme sistemini, seçilme sistemini değiştirenin büyük sevaba gireceği, ülkemizin gelişimine ve geleceğine çok önemli bir katkıda bulunacağıdır.

Çünkü biz uzun yıllardır maalesef çok başkanlık sistemiyle yönetiliyoruz. Seçim diye katıldığımız her vatandaşlık görevimiz, Ankara'dan belirlenen isimlerin sıralandığı alın bu arkadaşları “seçin” etkinliğine dönüşüyor…

Bazen düşünüyorum da galiba dünyada en çok başkan Türkiye'de var. Siz de en yakınlarınızdan başlayarak sayın bakın ne kadar çok tanıdığınız başkan var olduğunu göreceksiniz!

Ama siyaset yapmak istiyorsanız, bu yöresel ve siyasi işlevi olmayan başkanlıklar size yetmez. Kendisine sadakatle bağlı olduğunuzdan emin olan güçlü bir genel başkanınız olmalı. Çünkü  genel başkanınız sizden razı ise şehrinizdeki üyenize, delegenize veya seçmeninize karşı bir mecburiyetiniz kalmıyor. İstediğiniz mevkide genel başkanınız müsaade ettikçe siyaset yapabiliyorsunuz. Yok, eğer genel başkanınız sizden razı değilse kendi şehrinizde sevilip sayılmanızın desteklenmenizin, bilgi ve birikim sahibi olmanızın da bir önemi kalmıyor. Sevilmeyen bir siyasetçi bile olsanız genel başkanınız tarafından seçilebileceğiniz yere koyulduğunuzda, kimin ne düşündüğünün hiçbir önemi yok.

Keşke böyle olmasa değil mi? Seçtiklerimiz Ankara'ya değil de önce Allah’a sonra da kendisine oy veren seçen seçmenine bağlı ve sorumlu olsa ….

Keşke, her şehirde hizmetleri ve projeleriyle öne çıkan, tanıdığımız, ulaşabileceğimiz, sevebileceğimiz herkesten oy alabilecek, seçildikten sonra tekrar seçenlerinin karşısına gelip icraatlarını anlatabilecek, sivil toplum kuruluşları ve kamuoyunun desteğini önemseyen şehrinde karşılığı olan kişiler seçilebilse. Böylece gerçek anlamda milli birlik ve beraberlik sağlanmış herkes dolaylı olarak yönetime katılmış olmuş olur.

Maalesef şu anki sistem; sorgulanamayan, yargılanamayan, her şeyi bir kişinin insafına ve iradesine bırakan, o ne diyorsa doğrudur , yanlış kararlar verse bile vardır bir bildiği, övdüğü baş tacı, kızdığı haindir sistemi, tartışılamayan “genel başkanlık sistemi.”

Hal böyleyken, siyasetçilerin tartıştığı yeni başkanlık sistemi eski genel başkanlık sistemini yıkıp yerine, istişareye açık, tartışılabilinen, herkesin fikrini beyan etmesine müsaade eden,  farklı yöntemlere saygıyı içeren, meşveret yapmaya imkan tanıyan daha merhametli siyasi bir sistem getirecekse ne ala ne güzel ….

Ankara'daki bu sistem yüzünden şehirlerimizde, tamamı iyi niyetli olan, enerjisi hizmet aşkı ve davası olan, nitelikli vasıflı emektar pırlanta gibi birçok insanı birbirine düşman ediyor. Aslında Ankara'daki bazı başkanlar azcık merhamet sahibi olsa bu enerjiyi vuruşturarak yok etmek yerine bir potada kaynaştırıp daha büyük ve faydalı bir enerjiye dönüştürse ne iyi olurdu değil mi!

Yok. Sadece “çok başkanlık sistemini” tek başkanlık sistemine indirecekse, bizim için zaten değişen hiçbir şey olmayacak demektir. O zaman bundan sonrasını da Ankaralı başkanlar düşünsün.

Unutulmasın ki, dinimiz koşulsuz biad etmenin günah olduğunu öğretiyor.

Benim yeni anayasadan tek beklentim ve yüce Mevla'dan tek niyazım her alanda adaletin, demokrasinin ve hoşgörünün sağlandığı “aynı düşünceye aynı ülkeye aynı inanca hizmet eden insanların yöntemleri farklı olsa bile kol kola yürek yüreğe olduğu” huzur ve güven dolu bir ülkenin vatandaşı olmak. Aksi her durum milletimizi bölmek ve parçalamak isteyen iç ve dış mihrakların ekmeğine yağ sürmek olur.

Selam ve dua ile ….

 

 

 

 

Bu Haber 1499 Görüntülenmiştir
Ekleyen Yazarın Mail Adresi : kocaeli@kopiservis.com.tr
YORUMLAR
İsim Soyisim
E-Posta
Yorumunuz
DİĞER HABERLER :
Vallahi talibim
Gavur İzmir…
Dinimizde bunlar yok
Suskunluğun Yükü…
En uzak mesafe…