YAZAR HABERMillet neden cemaat kurumlarını tercih ediyor?
Millet neden cemaat kurumlarını tercih ediyor?
04.12.2016 13:05:01 Tarihinde Eklenmiştir.



 

 

 

 

 Adana’da cereyan eden bu hadiseden sonra malum kesim yine cemaatlere saldırmaya başladı ve cemaatlerin eğitimden tümüyle elini çekmelerini talep ettiler.

 Şimdi soracağımız soru şu: Millet neden cemaatlere ait kurumları tercih ediyor?

İnsanlar neden evlatlarının cemaatlere ait anaokullarına, ilkokullara, liselere, yurtlara gönderiyor hiç bunun sebebini düşündünüz mü acaba?

 Bu Millet Müslüman bunu artık iyi belleyin.

Bu Millet evladının sadece doktor, mühendis olmasını istemiyor. Dinini bilen ve dahi yaşayan, peygamberini tanıyan ve dahi seven, ceddi Osmanlıyı okumuş, Asrı Saadet tarihine vakıf bir evlat istiyor.

 Bu istekler karşısında siz şimdiye dek ne yaptınız?

Eğitim sistemi laik olmalı diye, dini eğitimi öteledikçe ötelediniz.

 Biz, karma eğitim istemiyoruz, inancımıza ters, başarıya mani dedik. Siz, bize yobaz dediniz, sapık damgası vurdunuz.

 Biz, evlatlarımız peygamberini öğrensin, tanısın, bilsin, sevsin dedik. Siz sanki bunun karşılığıymış gibi Atatürkçü bir nesil yetişecek dediniz.

 Biz başörtümüz ile okumak istiyoruz, sakalımızla çalışmak istiyoruz dedik. Siz kılık kıyafet kanunun dediniz, kamusal alan yaygarasını kopardınız.

 Bizi devlet ve devletin kurumlarından uzak tuttunuz, ötekileştirdiniz. Şimdi de kalkmış cemaat kurumları kapatılsın diyorsunuz.

 Tamam, kapatılsın eyvallah ama…

Sadece imam hatiplerde değil her okulda din eğitimi istiyoruz. Öyle haftada bir saat din kültürü ve ahlak bilgisi dersi değil; Kuran dersi, Hadis, Fıkıh, Akaid dersi istiyoruz.

 Evlatlarımızın İslam ahlakı ile yetişmesini istiyor, kandillerin önemini bilmelerini noel ile ilgilenmemelerini istiyoruz.

 Her ortaokula istediklerinde başörtüleri ile gidebilmelerini ama öcü muamelesi görmemelerini istiyoruz.

 Okullarında mescit olmasını, öğretmenlerinin namaza teşvik etmesini, cuma namazı saatinde ders konulmamasını istiyoruz.

 Devletin anaokuluna gönderdiğim kızımın ev ödevlerine bakıyorum, ilk üç ev ödevi Atatürk ile alakalı, bu durum beni rahatsız etmiyor ama evladımın çağ açıp, çağ kapayan dedesini de tanımasını istiyorum.

 Daha yazacak çok şeyimiz var elbette, lakin siz bunlara bir bakın, eğer bu ve benzeri isteklerimiz karşılanırsa, devlet bizi bu kimliğimiz ile bağrına basmayı kabul ederse, evlatlarımızı neden farklı kurumlara gönderelim.

 Erkek arkadaşı ile tango yapmanın medeniyet olduğunu, flörtün ise gayet tabii bir durum olduğunu aşılayan bir sistem, bizim evlatlarımızı teslim edeceğimiz bir sistem asla olamaz.

 

 

 

 

 

 

Madem bizim halimizden haberi olmayacaktı, ne diye …. oldu!

 

Yaşlı kadın açlıktan ağlayan çocuklarını teskin ediyor, tencereye koyduğu suyu kaynatıp karıştırıyordu, çocuklara “Yemek birazdan hazır olacak, ama siz önce biraz uyuyun” diyerek zaruri bir yalan söylüyordu. Kadın bir yandan da Halife Ömer’e beddualar savuruyordu.

Manzaraya şahit olan bir adam şaşkınlıkla “Ey Anacım Halife senin bu haline nasıl vakıf olacak, bu derdini nerden bilecek, varıp ondan yardım istesen ya” diye bir nevi kadına yol göstermek ister.

 Kadın o günlerden bu güne dek gelecek o anlamlı cevabı verir “Madem bizim halimizden haberi olmayacaktı, ne diye halife oldu!” İşte bu cevap tüm makam sahiplerinin beyninde makes bulmalı, akıllarından hiç çıkmamalı, omuzlarına aldıkları sorumluluğun yükünü her an hissetmeliler.

 Adam hemen Beytülmal’dan yeterince erzak alır ve kadının yanına varır, buyur anne işte evlatlarına vereceğin, kendine de yetecek aş buradadır der. Kadın hay Allah senden razı olsun dedikten sonra tam halifeye siteme başlayacakken adamın yanında gelenler o kişinin Halife Hz. Ömer olduğunu söylerler, Hz. Ömer ağlayarak kadından helallik ister, sarılıp helalleşirler.

Geçen Hafta Adana’da yaşanan hadise tüm yurdu hüzne boğdu, adeta ciğerimiz yandı, o yavrularla beraber toprağa gireydik te onların o kararmış bedenlerini görmeyeydik dedirtti.

 Bu hadise üzeri kapatılacak, sorumluları cezasız bırakılacak bir hadise değil, bu hadiseye böylesi bir tavrı kim takınırsa takınsın milletçe hakkımız haram zıkkım zehir olsun…

 Madem gerekli önlemleri ve eğitime layık ortamı oluşturamayacaktın neden o yurdu açtın? Neden açılmasına ruhsat verdin? Neden o yurda müdür oldun?

 Madem bu durumdan haberin olmayacaktı neden o mahalleye muhtar oldun? Neden o ilçeye kaymakam, o ile vali oldun?

 Madem bu işe ruhsat veren müdürü iyi belirleyemeyecek, onun yaptığı işleri onaylayarak bu vebale ortak olacaktın neden belediye başkanı oldun?

 Ve madem bunca yöneticiyi atayan sen, bu hadisenin yaşanmasına en azından ihmalden ötürü yaşanmasına (yoksa Allah’ın çizdiği kaderin önünde kimse duramaz) engelleyemeyecektin, neden milletvekili oldun, iç işleri bakanı oldun, başbakan oldun?

 Ve sen Sayın Cumhurbaşkanım tüm cihan ile boğuşuyor olsan da, tüm mazlumların tek ümidi haline gelmiş olsan da, adeta bir Kurtuluş Savaşı veren komutan konumunda da olsan, bu hadisede senin de vebalin var!

 En azından sorumluları insanların yüreklerine bir nebze su serpecek kadar cezalandır, cezalandır ki bu da bundan sonra bu hizmeti verecek bütün kurum ve yöneticilere örnek olsun, ders olsun.

 Bu yazıyı yazdığım dakikalarda olayla alakalı 4 kişinin tutuklandığı haberi geldi, yurt müdürü ve yurda yardım etme amacıyla kurulan dernek başkanı da tutuklanmış. Mesele sadece bu kişilerin kucağına bırakılmamalı.

 Yeterli donanıma sahip olmayan İtfaiye’nin bedelini kim ödeyecek?

O binaya ruhsat veren ve denetlemeyenler ne olacak?

 Sadece yurt yöneticilerini cezalandırıp bu meseleyi kapatırsanız, yeni faciaların önüne geçemezsiniz bizden söylemesi.

 Bu elim hadisede can veren yavrularımız cennete uçtular, yakınlarına Rabbimiz sabırlar versin, yine bu hadisede can veren eğitim vazifeli arkadaşımızın da makamı cennet olsun, milletçe başımız sağ olsun.

 

 

 

 

 

Bu Haber 784 Görüntülenmiştir
Ekleyen Yazarın Mail Adresi : muradergelen@gmail.com
YORUMLAR
İsim Soyisim
E-Posta
Yorumunuz
Şerafettin celenli2016-12-18 23:01:00
Tbr murat şuan başımızda olan belâlarda hep bu yüzden deyilmi devlet yurtları yetersiz fakir ama çocuğunu okutmak isteyen ailelerin çocukları elleri den alındı beyinleri yıkandı başınıza bu günler geldi şimdi bende soruyorum kim suçlu ve şimdi o fakir aileler perişan yıkılan yuvalarımı dersin babası tutuklanmış evde bebeğiyle kalmış işsiz analar mı dersin hangisine yanalım çok güzel bir konuyu gündeme getirdigin için tekrar tbr ederim kardeşim
(1)
(0)
DİĞER HABERLER :
Bir CHP değil bin CHP feda olsun…!
CHP’nin sözlüğü
Erdoğan Başkanlık sistemini istemiyor mu?
Helal olanı yasal olanla örtüştürmek
Ne yazalım şimdi…?