YAZAR HABERMiskinlikten kurtulun
Miskinlikten kurtulun
06.01.2017 10:57:24 Tarihinde Eklenmiştir.



 

 

Kışın enerjimiz düşer. Yazın gelmesiyle enerjik hallerimiz artar ancak bu kez de sorun, depresif hallerin bize bıraktığı fazlalıklar olur. Bu nedenle enerjimizi artırmamız gerekir

 

ÖZELLİKLE kış aylarında enerji düşüklüğünü fazlasıyla yaşarız.

Bulunduğumuz ortamlardan pek keyif almamaya başlarız ve daha çok kendimizi eve kapatırız. Uyku halleri çok fazla üzerimizde olur, tatlı ve karbonhidrat tüketimine yöneliriz.

Yazın gelmesiyle enerjik hallerimiz artar ancak bu kez de sorun, depresif hallerin bize bıraktığı fazlalıklar olur.

İşte bu problemleri yaşamamak için kış dönemlerinde bu depresifliği uzaklaştırmak ve enerjik hallerimizi arttırmak için inanılmaz yollar var.

Haydi, bu tüyolara bakalım.

 

GÜNDE 10 BİN ADIM

Hemen bir spor salonuna veya arkadaş grubunla her akşam yürüyüş programları yap. Hedefler koy atacağın adımlar için akıllı telefonlar kullan. Günde en az 10 bin adım atmaya çalış, adım sayarın gün boyu aktif olsun. Günde 10 bin adım günde aldığın kalorinin yakılması için ancak yeterli olur, yağ yakımı için en az 15 bin adım gerekli.

 

KAHVALTISIZ ÇIKMA

Kahvaltısız sakın çıkma. Güne güçlü bir kahvaltı ile başlayan bireylerin daha mutlu ve enerjik başladıkları bilimsel olarak kanıtlanmış. Kahvaltı yapılmadığı takdirde kan şekerimiz düşecek ve kendimizi yorgun ve uykusuz hissederiz. Kahvaltı alternatifleri yaratmaya çalışın. Sürekli farklı menüler ile kendinizi şımartın.

 

ERKEN KALKIN

Güne erken başlayın. Güne erken başlamak evden çıkmadan 1 saat önce uyanmak meditasyon, yoga, dua etmek psikolojik olarak iç huzuru destekliyor ve enerjik olmamızı sağlıyor. Aldığımız nefes, yaşadığımız ve sahip olduğumuz güzelliklere şükretmek enerjinizi ve hayata bağlılığınızı 2 kat daha da arttıracaktır.

 

SU İHMALE GELMEZ

Su içmeyi asla ihmal etme. Açlık ve susuzluk duygusu sürekli karışır, açlık hissettiğiniz an mutlaka önce 1-2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin. Vücudumuzun büyük bölümü sudan oluşmaktadır, gerekli su seviyesine ulaşmadığı takdirde baş ağrısı, yorgunluk, tansiyon ve şeker düşüşleri gibi sorunlar baş gösterir ve enerjimiz düşük olur. Bayanlar günde en az 8 bardak, baylar en az 10 bardak su içmeye özen göstermeli ve gün içerisine dağıtarak içmeli tüm suyu aynı zaman dilimine yığmamaya çalışmalıyız. Ancak 3 litre üstünde ki su alımında ise sürekli tuvalete gitme ihtiyacımız artacak, idrar ile vitamin ve mineral kaybı yaşanır ve susuzlukta yaşanan halsizlikler ve yorgunluklar yaşanır. Dolayısıyla ne fazla ne eksik tüketmeliyiz her şey de olduğu gibi dengeli olmalıyız.

 

YEŞİL ÇAY ÖNEMLİ

Yeşil çay ve kahve için. Yeşil çay ve kahve yoğun miktarda kafein ve kateşinler barındırır ve bu maddeler yağ yakımına yardımcı olduğu gibi kafein güçlü bir enerji sağlar. Yapılan son araştırmalar yeşil çayın insülin direncini kırdığı yönünde ve günde 4 fincan yeşil çay içenlerin diyabet riski yüzde 33 azalıyor. Özellikle kahveyi süt ile tükettiğimizde protein, yağ ve karbonhidrat içerdiği için besleyici özelliği olan bir içecek yaratmış oluruz.

 

MAGNEZYUM SEVİYESİ

Magnezyum seviyenizi arttırın. Yorgunluk, halsizlik ve uyku problemleri yaşıyorsanız vücudunuzdaki magnezyum seviyeniz düşmüş olabilir. Magnezyum destekli suplementlar alabilirsiniz. Magnezyum kas krampları, omurga ağrılarına çok güçlü etki edecektir. Magnezyum içeren fındık, fıstık, badem gibi yemişler bol miktarda magnezyum içerir, günde 1 avuç kuru yemiş tüketmeye çalışın.

 

DEMİR MİNERALİ

Demir seviyenize baktırın. Vücut için çok önemli olan demir minerali, işlevi tartışmasız çok önemlidir. Demir kanda oksijeni taşıyan kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin üretimi için kullanır. Yeterli demir minerali yoksa daha az kırmızı kan hücresi üretilir, hemoglobinin de azalmasıyla birlikte organlar ve dokular için hayati önemi bulunan oksijen de azalır. Bunun sonucunda anemi görülür ve anemi halsizlik, yorgunluk, bıkkınlık ve bağışıklık sistemimizin zayıflamasına neden olur. Demir seviyesini arttırmak için demirden zengin besinleri tüketmek ve gerekirse demir takviyesi almanız gerekebilir.

 

GÜNEŞE ÇIKIN

D vitamini seviyenize baktırın. D vitaminine kolekalsiferol veya güneş vitamini de denilir. D vitamini vitamin olduğu gibi ayrıca vücutta hormon olarakta kullanılır. Kalsiyum ve fosforun ince barsaklarda emilmesini sağlar. D vitamini seviyemiz uygun ise raşitizm ve osteoporoz riskimiz daha az olur. Kemik ağrıları, halsizlik, kemiklere kalsiyumun emilememesi ile omurga da ağrılar oluşur. D vitamini besinlerde yok denecek kadar azdır, güneş’ten bu vitamini sentezleriz. D vitamini seviyemizi kontrol altına almak için dışarıdan mutlaka suplemant olarak almamız gerekir.

 

GÜÇLÜ ARA ÖĞÜN

Ara öğünlerini besleyici olandan yana seç. Güçlü ara öğünler seç. Protein + lif + yağ karışımı her zaman daha doyurucu ve besleyici olur ve tokluk süren 3-4 saat sürer. Bu süreçte kan şekerin dengede olur ve halsizlik, yorgunluk ve enerji düşüklüğü yaşamazsın.

 

DAHA AZ ŞEKER

Daha az şekerli yiyecek tüket. Depresif durumlarda daha çok şekerli ve unlu besinlere yöneliriz. Bu besinlere yönelirken tam tahıllı ve lif oranı yüksek besleyici ürünleri tercih et. Rafine unlar ve yüksek şekerli ürünler kan şekerini birden yükseltir ve enerjiyi aniden düşürür. Sebze suları, meyveler, salatalık, havuç, turp gibi besinleri ani enerji düşüklüğünde tüketebilirsiniz.

 

 

 

Bu Haber 440 Görüntülenmiştir
Ekleyen Yazarın Mail Adresi : dytaslisukran@icloud.com
YORUMLAR
İsim Soyisim
E-Posta
Yorumunuz
DİĞER HABERLER :
Beslenme ve doğurganlık
Miskinlikten kurtulun
Yeni yıl tüyoları
Baklagil detoks
İğde ye fit kal