Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert
TARİH 17.12.2018 SAAT 13:43:59
Advert

CHP’de ara formül

CHP’de ara formül

Bu iktidarın en zayıf karnı neresi?” diye sorsanız “Eğitim” cevabını veririm.

Öncelikle malum nedenlerle eğitim sisteminin çivisi çıktı.

15 Temmuz’dan sonra ise düzeltici hamleler yapılmasını bekledim. Yeni Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’u bir şans olarak niteliyorum.

Ama sistemdeki karmaşa devam ediyor.

LGS’de 2 bini aşkın öğrencinin yerleşememesi tam bir felaketti

***

Sosyal medyada okumuştum, “Eğitim sistemimizin iki sorunu var, Eğitim ve Sistem” yazmışlardı…

Acı acı gülmüştüm. Komik ama gerçekti.

Yeni eğitim sezonu yaklaşıyor… Okullar, kontenjanlar, sistem derken bir de kadro sorunu var. Atama sorunu var.

***

Biliyorsunuz heyecanla beklenen 400’ü aşkın müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısının yer değişikliği listesi belli oldu.

İzmit Milli Eğitim Müdürlüğü’ne iki kadrolu şube müdürü geldi. ataması gerçekleşti.

BİR- Kastamonu’nun Devrekani ilçe Milli Eğitim Müdürlüğünden şube müdürü Hanifi Yaman…

İKİ- Sakarya’nın Akyazı İlçe Milli Eğitim’den şube müdürü Sinan Algaç

İkisi de ilimize atandı.

***

İzmit’te 5 yıldır vekaleten şube müdürü olarak görev yapan Zafer Çolak, kadrolu şube müdürlerinin atamasıyla Yahya Kaptan 24 Kasım Anadolu Lisesi Müdürlüğüne getirildi. 24 Kasım Anadolu Lisesi Müdürü Yahya Öztürk ise 8 yıldır görev yaptığı okuldan zorunlu olarak ayrılarak, aynı bölgedeki Atılım Anadolu Lisesi’ne müdür yardımcısı olarak gönderildi. 

Bir müdürün, müdür yardımcısı yapılması bana ilginç geldi.

Ama asıl Bilim Sanat Merkezi ve onun müdürleri çevresinde oluyor. Özellikle de Mustafa Özgül ile ilgili…

Biliyorsunuz, merkezin kurucu müdürlüğünü Halim Bayar yapmış ama sonra görevden alınmıştı yerine Mustafa Özgül atanmıştı.

Mustafa Özgül orada güzel işler yaptı. Ama hukuka başvuran Bayar görevine iade edildi.

Ama şimdi yine değişim var. Halim Bayar, Körfez Hereke Anadolu Lisesi Müdürlüğü’ne atandı. Bilim Sanat Merkezi’nin müdürlüğüne ise, aynı okulda öğretmen olan Aytaç Satıcı getirildi.

IQ’su 140’ı bulan çocukların okuduğu bu okulda bu kadar sık değişiklik bana normal gelmedi. Artık bir istikrar gerekmiyor mu?

***

Ancak bitmedi!..

İzmit Bilim Sanat Merkezi Müdürlüğü’ne Halim Bayar’ın hukuki yollarla geri dönmesi sonrası İzmit Yahya Kaptan İlkokulu Müdürlüğüne getirilen Mustafa Özgül bu görevinden de alındı.

Hangi okula müdür yapıldı diye baktım listeye…

Yok bir yere gönderilmemiş, aynı okula öğretmen yapılmış. Aklıma bir sürü soru geliyor:

BİR- Müdürlük hakkı olan biri tekrar öğretmenliğe nasıl düşürülüyor?

İKİ- Kamuoyunun başarılı bulduğu bir isim neden görevden alınıyor.

ÜÇ- Hadi aldınız cezalandırır gibi neden aynı okula veriliyor?

Çok tartışacağız bu işleri çok…

 

 

Sivrisineklerle kafa kafaya mücadele edeceksiniz!

 

İzmit Belediyesi Meclisi’nde dün gündem sivrisinekti.

Medyada da öyle.

Arkadaşlarıma söylüyorum “Küçük ve detay gibi görünen konular bu kent için büyük haberdir” diye…

Sağolsunlar onlar da bu öngörüye uygun hareket ediyorlar.

Sivrisineğin yarattığı tehlikeyi neredeyse üç ay önce yazdık, manşet yaptık. Şimdi belediyede hastanelerde, medyada gündem sivrisinek.

Afrika kökenli alışamadığımız –bizim için yeni- bu sivrisinek türü ile mücadelede geç kalındığı bir gerçek.

***

İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, “Daha önce biz anket yaptığımızda en önemli sorun köpek ve trafik çıkıyordu. Şimdi sivrisinek çıkıyor. Sivrisineklerin çıkmasının en büyük nedeni sulak alanlar” diyor.

Mücadelede geç kalınmasının nedenlerini de Doğan detaylarıyla anlatmış:

“8 yıldır Tarım Bakanlığımız havaya olan uçkun ilaçlama denilen ilaçlamayı yasakladı. İlacın içinde DDT bulunduğu için yasakladı. İlaçlamayı Büyükşehir yetkisine verdi ve biz onlara yardım ediyoruz. Büyükşehir 8-10 yıldır lavra ilaçlaması yapıyor. Son dönemde aşırı yağışlar geldi. Bu peş peşe yağışlarda sulak alanlar oluştu ve çok fazla sivrisinek üredi.”

***

Öğreniyoruz ki uçkun ilaçlama şimdi sınırlı düzeyde yapılıyormuş.

Yani lavrada bu işi halledebilmek için önümüzdeki yılı bekleyeceğiz. Sivrisinek konusunda her aile, her kurum -bu yıl için- önce kendi çözümünü üretecek. Çünkü havadan ilaçlama olmadığı sürece sivrisinekler var olacak.

Göğüs göğüse mücadeleye devam.

 

 

Kemal Sunal, bizim toplumun aynasıdır

 

Geçen yıl sonu Yeni Şafak’tan ayrılan yazar Cemile Bayraktar’ın, Türk sinemasının usta ismi Kemal Sunal’ın rol aldığı filmler hakkında tartışma yaratan sözlerini duymuşsunuzdur.

Bayraktar, sosyal medya hesabından Kemal Sunal’la ilgili bir yazıyı alıntıladığı paylaşımında Sunal’ın filmlerini iyi yapımlar olmadığını iddia etmiş.

Anlaşılabilir. Ama kabul edilemez şeyler de söylemiş:

 “Sunal elbette bizim markamız, değerli, rahmet olsun, ancak bu ülkeye zihinsel anlamda yapılmış büyük bir kötülük.. bu filmler resmen insanın zekâsına hakaret…”

***

İşte orada duracaksın.

Doğal olarak ilk tepkiyi Kemal Sunal’ın oğlu Ali Sunal vermiş.

Oldukça kibar şeyler yazmış:

Cemile Bayraktar babamın filmlerini beğenmiyormuş olabilir çokta önemli değil. Ama bu filmlerin kötü olduğunu halka hakaret olduğunu belirtecek bilgisi nereden acaba? Neyse ya o da hiç önemli değil #KemalSunal sırtını halka dayamış harika bir insandır tek gerçek bu.”

Twitter’de binlerce tepki de var ama Sunal iyi özetlemiş.

***

Kemal Sunal filmlerini izleyerek büyümüş biri olarak ben de defalarca onunla ilgili yazdım.

Yaptığı bazı filmlerin sadece izlensin diye yapıldığı fikrine katılıyorum. Ama öyle filmleri var ki birer baş yapıttır:

-Kapıcılar Kralı

-Kibar Feyzo

-Çöpçüler Kralı

Her biri dönemini, ülkemizin sosyo- kültürel yapısını anlatan şaheser filmlerdir.

Ama daha önemlisi Kemal Sunal’ın filmlerini ayırt etmeksizin kişiliğinde- sanatçılığında vücut bulan toplumsal yansımadır. Kemal Sunal bu topluma ayna tutmuştur.

Kemal Sunal, köyden kente gelen fakir adamdır.

Kemal Sunal, yakışıklı olmayan ama hayattan hak ettiği payı almak isteyen mücadeleci adamdır.

Kemal Sunal, zengin- fakir ayırımını reddeden bir taşralıdır. Ağaya, ezene karşı durur.

Kemal Sunal, biraz salaktır ama iyi niyetli ve azimlidir, mutlaka mutlu sona ulaşır.

***

Kemal Sunal bizi çok güldürdü ama güldürürken de çok düşündürdü.

Ona bakarken kendimize, topluma baktık. Ona hem çok güldük hem de çok sevdik.

Halka asıl hakaret, “Kemal Sunal’ı hakaret” saymaktır.

 

 

CHP’de ara formül

 

Dün köşemde CHP’de kurultay üzerinden  yürüyen tartışmaları “Matematiğe kilitlenmiş, bir zavallılık…” olarak niteleyerek çözüm önerimi yazmıştım:

“Bakın büyük bir seçim zaferine rağmen 24 Haziran Seçimlerinden sonra yapılan anketlere göre Ak Parti’nin oylarında artış yok. Yerel seçimlerde bu oy oranının bir miktar daha düşme ihtimali var.

Ama alternatif olabilecek CHP kendini dibe vurdu.

İnsanlar umudunu yitirdi.

İstifa edeceğini söyleyenler, oy vermeyeceğini söyleyenler gırla…

Çözüm yok mu?

Bence var.

Çözüm açlık grevi ya da yeniden imza toplamak falan değil.

CHP Genel Başkanı çıkıp yerel seçimlerin hemen ardından kurultay kararı aldıklarını açıklamalı. Muhalifler de beklemeyi bilmeli.

Yoksa -dediğim gibi- el birliği ile ortada bir parti bırakmayacaklar.”

***

Sözlerimin arkasındayım. Gelişmeleri takip ediyorum, Muharrem İnce “Kimse istifa etmesin” demiş. Doğru demiş ama demekle olmuyor. Onlar acele etti, mevcut yönetimde koltuğa yapıştı.

Şimdi CHP’de durum ortada.

Bir ara yol bulmak şart.

**

Ben çözüm önerimi başta da yazdığım gibi söyledim ama bir yerden başlanacaksa öncelikle  MYK’dan başlanmalı ve köklü değişiklikler yapılmalı.

İnce’ye destek verenler tasfiye edilmeden örgütlerde bir değişim sağlanmalı.

CHP’liler dikkatlerini yerel seçime vermeli ve seçim sonrasında da sonuç ne olursa olsun kurultay yapmalı.

 

Bu haber eklendi
ETİKETLER:
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Güncel haberleri
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.3887 TL 5.3672 TL
Euro
EURO
6.0956 TL 6.0713 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA