Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
Advert
TARİH 15.10.2018 SAAT 20:52:40
Advert

Büyükşehir ya da İzmit adaylığında Erenkaya çok net…

Erenkaya, Kocaeli’de 13-0’ın olmaması için örgütlerin çalışma şeklini değiştirmesi ve adaletli bir yöntemle adayın belirlenmesi gerektiğini kaydederken, “Eğer dayatma olursa 20 otobüsle Ankara’ya gider ve buna karşı çıkarım” dedi. Erenkaya, Büyükşehir ya da İzmit adaylığı ile ilgili ise, “Tabanın ve partimin istediği yerde olurum” dedi
Büyükşehir ya da İzmit adaylığında Erenkaya çok net…

Mevlüt SOYSAL - Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı, eski Milletvekili Hikmet Erenkaya, var gücüyle partisi için çalışıyor.  Genel merkezi Kocaeli’yi önemsememekle ve aday belirlerken liyakate önem vermemekle, örgütleri ise planlı çalışmamakla ve partideki tüm unsurları seçim sürecine dahil etmemekle suçlayan Erenkaya, “Yerel seçimlerde de benzer bir süreç izlenirse 13-0 kaçınılmaz olur” dedi. Erenkaya, dayatma adaya karşı çıkacağını belirterek, “Partilim isterse 20 otobüsle Ankara’ya gider ve buna karşı çıkarım” dedi. 
Erenkaya, en iddialı cümleleri ise Büyükşehir ya da İzmit adaylığı ile ilgili söyledi: “Örgütümde ve partimde nasıl bir kanaat oluşursa, ben ona uyarım. Eğer, ‘Başkanım Büyükşehir’i sen alabilirsin’ denilirse, ben partilime ve partime ‘Hayır’ diyemem. Ama bu talebi somut gerçeklerle beslemeleri gerek. Veya derlerse ki, ‘İzmit’te kamuoyu araştırması yaptık. Seninle alıyoruz.’ Ben bunu da kabul ederim. Ya da ön seçim… Partililerim, ‘Başkan ön seçime gir. Bu iş seninle olur’ derlerse, yine varım. Ya da bunların hiçbiri olmadı. ‘Başkan, taban da halk da şu kişiyi istiyor’ dediler. Ben de o kişinin yanında olurum. Fakat tek önceliğim sürecin adaletli olması.”


CHP’de adaylar nasıl belirlenmeli? 

Ön seçimle belirlenmeli. Ben bir örnek vereyim. Bir zamanlar Leyla Atakan efsanesi vardı. O efsanede Kandıra’nın köyünden genç bir aday çıkıyor. İzmit’e geliyor. İl başkanı oluyor, İzmit Belediye Başkanı oluyor. Turnalı köyünden çıkan adam hakim huzurundaki ön seçimle milletvekili de oluyor. İşte Köse’yi efsane yapan ön seçimdir. Köse’den sonraki efsane de Ömer Türkçakal’dır. O da İshakçılar’dan bir köylü çocuğu. Okuyor ve avukat oluyor. Sonra tarih yazıyor. Örgütün oyuyla milletvekili adayı oluyor. Halkın oyuyla da milletvekili oluyor. Bu kentte hala Ömer Türkçakal’ın adı var mı? Var. Ama eğer ön seçimsiz milletvekili olsaydı, tarihe gömülürdü. Sonra ne oldu? Rahmetli Ömer Ağabeye rağmen birileri ön seçimle belediye başkanı oldu? Ömer Ağabey ki bir kale… Ankara arkasında, ekibinde Keramettin Gençtürkler, Cengiz Sarıbaylar… Onlara rağmen başarı kazanmak mucize… Ama iki tane gariban çıkıyor ve başarıyor. Sonra da biz tarih yazıyoruz. Ön seçimle çıkmasaydık bu kent bugün ne Sefa Sirmen’i ne de beni konuşurdu. Bizim gücümüz örgütten gelir. Onun için hala varız. Ben de ön seçimle belediye başkanı seçildim. 
 

İzmit, Gölcük ve Derince gibi ilçelerde CHP iddialı… Sağlıklı bir ön seçimle seçim kazanılır mı? 

Sonucu bilemem ama CHP’nin kazanma ihtimali artar. Ve şundan da eminim, özellikle İzmit’te 2014’teki gibi hileli ön seçim bir daha yapılamaz. Çünkü CHP’de hiçbir şey gizli kalmaz ve hileli ön seçim yapanlara taban gerekli tepkiyi verir. Ve şu da bilinsin: Hile yapan CHP’de hayatının hiçbir döneminde bir yere gelemez. 

 

Hikmet Erenkaya partinin en tecrübeli politikacısı. Neden Büyükşehir’i düşünmüyor? Ya da 2014’te neden düşünmedi?

Benim pozisyonumdaki kişiler, yani Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapanlar, milletvekilliği yapanlar, örgütün sınıfını geçenler, oda başkanlığı yapanlar, spor kulübü başkanlığını yapmış ve örgütten hiç kopmamış isimler bireysel hedeflerle hareket etmezler. Ben bu partide birçok görev yaptım. Bugün amacım CHP’nin başarısı. Bu başarının sağlanması için nerede olmam gerekiyorsa orada olurum. Bizleri matematik olarak kimsenin bu kentten silmesi mümkün değil. Her yerde izim var. 
 

2014? 

Ben artık isteyen bir noktada olamam. 2014’te partim ve partililerim görev verseydi orada olurdum. Partim, “Gel Büyükşehir’e aday ol. Bir oy fazla al bize yeter” deseydi, ben orada olurdum. Benim için öncelik örgüt disiplinidir. Ne il başkanı ne de genel merkez böyle bir teklifte bulundu. 2014’te Sefa Sirmen İzmit’e adaydı. Bu durumda bana da Büyükşehir diyebilirlerdi. Deselerdi yapardım. 

Neden önceliğiniz İzmit oldu? 

Ben tek başıma siyaset yapmıyorum. Güçlü bir ekibim var. Danıştığım insanlar var. Yüzlerce partilim var. O gün ortak akıl beni o noktaya itti. 

 

Peki, bugün? 
 

Ben örgütü önemserim, çevremi-ekibimi önemserim. Bunlarla beraber parti disiplinine inanırım. Hiçbir görevden kaçmam.  Bana partim ne görev verirse o görevi yaparım. Ama genel merkezin burada detaylı bir çalışma yaptığını düşünmüyorum. Genel merkez için öncelik, genel merkeze yakınlık…

İl Başkanı Sarıbay, ilçelerde ön seçimin olacağını ifade ediyor.

Genel merkezin buna sıcak bakacağını düşünmüyorum. Ön seçim çok isterim ama genel merkez meseleye çok dar kadro bakıyor. Çünkü ön seçim olursa onların ve buradaki milletvekillerinin istedikleri çıkmaz. 

Atama olursa?

Eskisi gibi, genel seçimlerde olduğu gibi Ankara istediği kişiyi aday olarak belirlerse, örgüte sormazsa, halkın görüşünü önemsemezse, buna sessiz kalmam. Ankara Kocaeli’ye kaybederse kaybetsinler derse, buna tepki gösterim. Genel merkeze tepki gösteren ekibin başında olurum. Parti tabanı, “Başkanım önümüzden yürü, 20 otobüsle Ankara’ya gidelim derse”, en ön otobüste ben olurum. Artık ok yaydan çıktı. CHP her yerel seçimde başarısız oluyor ve başarı istiyor. Kısaca, dayatma bir adaya karşı çıkarım.
 

Ne yapılabilir?

20 otobüsle gideriz ve olayın doğru olmadığını anlatırız. Tabii ki böyle bir talep gelirse… Örgüt atayı benimserse kenara çekilir işime bakarım. Dayatma bir adayın peşinde olmam. Ama şu bilinsin: Partililerin önüne sandık koyulsun, o sandıktan kim çıkarsa çıksın sürecin en fazla çalışanı ben olurum. Maddi manevi her şeyimi ortaya koyarım. 
 

Ön seçimde aday olur musunuz? 

Örgütümde ve partimde nasıl bir kanaat oluşursa, ben ona uyarım. Eğer, “Başkanım Büyükşehir’i sen alabilirsin” denilirse, ben partilime ve partime “Hayır” diyemem. Ama bu talebi somut gerçeklerle beslemeleri gerek. Veya derlerse ki, “İzmit’te kamuoyu araştırması yaptık. Seninle alıyoruz.” Ben bunu da kabul ederim. Ya da ön seçim… Partililerim, “Başkan ön seçime gir. Bu iş seninle olur” derlerse, yine varım. Ya da bunların hiçbiri olmadı. “Başkan, taban da halk da şu kişiyi istiyor” dediler. Ben de o kişinin yanında olurum. Fakat tek önceliğim sürecin adaletli olması. Partililerimizin vicdanen, “Hakikaten en doğru isimler aday oldu” demeleri. Bu süreçler yaşanırsa iddialı oluruz. Peki, iddialı olmak kazanmaya yeter mi? Yetmez. İyi bir strateji ve iyi bir organizasyonla hareket etmeliyiz. Örgütler çakı gibi olmalı. Günlük programlar şimdiden yapılmalı. Kim kimle nereye gidecek ve ne konuşacak, her şey hazırlanmalı. Aday boyutunun yanına mutlaka bir de örgüt unsurunu eklemeliyiz.  
 

İzmit İlçe de ön seçim kararı aldı.

Çok güzel bir karar. Umarım diğer ilçeler de sürece İzmit İlçe gibi yaklaşırlar. Bu sağlanırsa önemli bir yol kat ederiz. Örgütün tümüne heyecan gelir. 

 

24 Haziran’daki gibi olursa hezimet yaşarız
 

Yerel seçim dönemine CHP girdi. Fakat 24 Haziran seçimleri nedeniyle tabanda bu ümitsizlik var. Bu ümitsizlik nasıl giderilebilir? 

Genel merkez yönetimi Kocaeli’yi hiçbir toplantıda gündemine bile almıyor. Bu kadar olumsuzluklar olmasına rağmen Kocaeli’nin akıbeti masaya yatırılmıyor. Bu durum beni çok üzüyor. Ben bu durumu bazı genel başkan yardımcılarıyla konuşuyorum. Örneğin seçimler öncesinde Seyit Torun’a, “Bu gidişle yeniden 13-0 olur” dedim. Yine söylüyorum; bu çalışma temposu, örgütlerimizdeki eksiklik ve programsızlıkla yine hezimet yaşarız. Hele de 24 Haziran’daki gibi çalışırsak, 24 Haziran’ın bile gerisine düşebiliriz. Bunları İl Başkanımıza da söyledim. Fakat onlarda da bir çalışma yok. 
 

Ne yapılmalıydı? 

Bakınız 24 Haziran’da ben ve benim gibi insanlar dışarıda kaldı. Çalışma sürecinin içine katılmadık. Çünkü ortada bir program yoktu. Herkes kafasına göre bir çalışma yürütüyordu. Bugünün siyaset dünyasında en önemli iş stratejidir. Bizim bir stratejimiz ne yazık ki yoktu. Yerel seçimlere de böyle gidiyoruz. Ben 30 yıldır partimden hiç kopmadım. Köylerde, mahallelerde ben varım. Düğünlerde, cenazelerde ben varım. Tabanın istek ve arzularını yerine getiren birisi olarak beni bir kişi arayıp şunu yapalım demedi. İl Başkanımız, herkes bulunduğu yerde çalışsın dedi. Olur mu? Öncelikle bizim gibi insanların günlük gideceği yerler belirlenir. Yanımızda örgüt yöneticileri olur. Biz burada ne anlatacağız, bunlar bize sunulur. Ama ne yazık ki yapmadılar ve görüntü o ki yapmayacaklar. Ben her zaman sahadayım. Ben partimin burada iktidar olmasını istiyorum. Artık 13-0’ları yaşamak istemiyorum. 13 milletvekili arasından 2 buçuk milletvekili çıkarmak istemiyorum. 24 Haziran’da iyi bir organizasyon yapılsaydı, liste daha iyi olsaydı, en az 4 vekil çıkarırdık.
 

Liste nasıl olabilirdi? 

Liste akrabalık ilişkileriyle, alt kimlik ilişkileriyle, ekonomik ilişkilerle, dostluk ilişkileriyle ve müritlik ilişkileriyle yapılırsa elbette başarı olmaz. CHP’de liste liyakate göre yapılmalıdır. Bizim partide liyakat kalktı. Hiçbir zaman örgütün sınıfını geçememiş, hiçbir meslek odasında yer almamış, halkla ilişkileri zayıf kişiler genel merkez tarafından hep değer gördü. Bu şekilde iktidar olamayız. Örneğin Genel Başkan, “2 kere ön seçimsiz listede olan üçüncü kez listede olmayacak” dedi. Neden sözünü tutmadı? 
 

 

Bu haber eklendi
ETİKETLER:
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Röportajlar haberleri
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.8305 TL 5.8072 TL
Euro
EURO
6.7510 TL 6.7241 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA