Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
Advert
TARİH 17.10.2018 SAAT 15:28:20
Advert

Biz İdlib’e yoğunlaşırken terör şeridi güçlendiriliyor

Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay, Türkiye İdlib’e odaklanırken arka planda ABD ve Rusya’nın sözde Kürt devleti için anlaşmış olabileceğini kaydederken, “Buna dikkat edilmeli” dedi
Biz İdlib’e yoğunlaşırken terör şeridi güçlendiriliyor

 

Mevlüt SOYSAL  - Türk dış politikası ve Ortadoğu’daki gelişmelerle alakalı yaptığı açıklamalar Türkiye’de gündem olan Emekli Kurmay Albay Ünal Atabay, gazetemize önemli değerlendirmelerde bulundu.

Uzun yıllar TSK bünyesinde terörle mücadele eden Atabay, Suriye’deki gelişmelerin daha vahim sonuçlarının olabileceğine vurgu yaparken, “Örneğin vekalet savaşları, yerini devlet savaşlarına bırakabilir” dedi.

Atabay ayrıca, Türkiye İdlib’e odaklanırken arka planda ABD ve Rusya’nın sözde Kürt devleti için anlaşmış olabileceğini kaydederken, “Buna dikkat edilmeli. Çünkü oraya gönderilen silah ve mühimmat 20 bin tona ulaştı” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Atabay, Esad’la Türkiye’nin görüşmesi gerektiğini vurguladı. 

 

İdlib’de size göre neler oluyor?

 

İdlib’İn stratejik öneminden ilk önce bahsetmek isterim. İdlib’in bulunduğu konum, terör koridorunun Akdeniz’e açılmasının önündeki bir engel. Önemli bir hattı kontrol ediyor. Diğer yandan Şii’lerin Lübnan’a kadar uzanan hattını da kontrol eden bir bölge. Bir de, Rusya’nın Lazkiye ve Tarsus’ta üsleri var. Buraların da emniyetine etki eden bir coğrafi konumu var. Terörist ve muhalif grupların bir tehdidi söz konusu. Peki, İdlib’ne neler oluyor? Rejim ülke genelindeki bütün terörist ve muhalif grupları süpüre süpüre belli bir bölgeye gönderdi. Onlar da bir havza içinde toplandı. Hedef bunların burada imha edilmesi. Çünkü onların artık ülkeler için bir önemi kalmadı. Onlar minimize edilip başka ülkelere gönderilecek. Kalanlar da eğitilecek ya da rejim saflarına katılacak. Çünkü bunlar güçlü olanın yanına evrilirler.

 

İdlib’de ABD ve Rusya’nın bir mücadelesi var.

 

Burada kazanan hep Rusya. Rusya öteden beri zaten Suriye’de. Suriye ordusu eski Sovyetlerin envanterini bünyesinde bulunduruyor. Bugün hala Suriye ordusu Rusya’yla iç içe. Ayrıca üsleri var. İdlib’ne nelerin olduğuna gelirsek; iç savaş başladığında irili ufaklı 500 grup vardı. Sonra bu 100’e düştü. Şimdi daha da azaldı. Bunlar İdlib’e sıkıştı. Aileleriyle beraber oradalar. Artık orada bir devlet kurduklarına inanıyorlar. Bunlar da onlar için son kale. Burayı kaybederlerse artık yaşama şansları yok. İdlib’de muhalif ve terörist gruplar dayanışma içinde. Aralarında çatışanlar şimdi birleşmiş durumda. Şu anda İdlib’de bu şekilde ilişkiler ağı var. Burada ülkeler vekalet örgütlerini kullanmak suretiyle bilek güreşi yapıyorlar. Bu bilek güreşi 7 yıldır sürüyor. Hadi bir 7 yıl daha sürsün; ama bu örgütlerin silah ve paraları biterse savaşmazlar. Fakat bu vekaletçi grupların arkasındaki ülkeler karşı karşıya gelebilir. İdlib’in sonrasında bu da olabilir. Şöyle örnek vereyim: Türkiye’nin birlikte hareket ettiği muhalif gruplar elinin altından kayıp gidince kimle muhatap olacağız? Direk Suriye ile… Suriye rejimi de karşımıza çıkacak.

 

Bundan sonra ne olacak?

 

Burada bir Kürt devleti kurulması amacı var. Bilindiği gibi bu Irak’ta denendi fakat kendileri için iyi sonuç alamadılar. Orada bir federal yapı var ama etkisi bekledikleri gibi değil. Onlar sosyal alt yapısıyla, her şeyiyle, küresel güçlere hizmet edecek, enerji havzasını kontrol edecek bir Kürt devleti arzusundalar. Bu beklentileri Fırat’ın doğusunda deniyorlar. Bu defa tecrübelendiler. Fırat’ın doğusuna daha fazla silah, mühimmat ve teçhizat gönderiyorlar. Sözde Kürdistan devletinin ayağını bu şekilde hayata geçirmek istiyorlar. Artık peşmerge tarzı bir yapı değil de, ordulaşmaya gitmek istiyorlar. Şunu ifade edeyim: ABD ve Rusya’nın bu konuda gizli bir anlaşması da olabilir. Fırat’ın bir tarafını Rusya, bir tarafını da ABD kontrol edebilir. Bugün ABD İdlib’e çok müdahil değil. Çünkü herkesin gözü İdlib’deyken Fırat’ın doğusunda faaliyetlerini sürdürüyor. Çünkü ABD 5 bin tır gelen malzemeyi 20 bin tona çıkardılar. Biz İdlib’e odaklanmışken Fırat’ın doğusunda büyük hamleler yapılıyor.

 

Bu işe Rusya nasıl bakıyor?

 

Rusya Kürt devletine yıllardan beri sıcak bakar ve hatta onların hamiliğini yapar. Bu, Çarlı döneminden beri böyle. Fakat şimdi konjonktürel dengelere göre kendisini konumlandırır.

 

Yani, muhalifler İdlib’den temizlense bile sınırımızda bir terör devleti tehlikesi artarak sürecek.

 

Evet, öyle. Tek parçalı bir Suriye olmayabilir. Federal bir yapı olur ve Kürtler de yerini alır. Rusya da buna izin verir. Fakat Türkiye ile Rusya ilişkisi bunu ne derece etkiler, bunu göreceğiz. Tabii ki Türkiye’ye şöyle bir garanti verilebilir: Sizin topraklarınız için tehdit olmayacak, endişelenmeyin.

 

Ama biz diken üstünde oluruz.

 

Tabii ki. Çünkü orada bir model olacak ve bu modeli Türkiye’de uygulamak isteyenler de olacak. Bir de şu var: PKK’nın yüzde 25’i Suriyeli.

 

İdlib’dekiler terörist mi?

 

Buradakilere terörist ve muhalif deniliyor. Teröristin de muhalifin de her ülke tarafından tanımı farklı. Birine göre terörist, diğerine göre muhalif. O yüzden birlikte söylemeyi tercih ediyorum. Dikkat ederseniz Rusya, teröristlerle muhaliflere ayırma sorumluluğu Türkiye’de dedi. Çünkü aksi türlü Rusya oradaki herkesi imha edecek.

 

Esad’la görüşmemiz ABD planını bozar

 

Türkiye ne yapmalı?

 

Türkiye, Esad’la görüşmelidir. Suriye politikamız gözden geçirilmelidir. Devlet yönetimlerinde küskünlük, duygusallık olmaz. Bugüne kadar devlet politikası olarak Esad’a bakışımızı sertleştirdik. Fakat bugün başka bir durum var ortada. O duruma adapte olmalıyız. Esad’la görüşmemiz PYD yapılanmasına balta vurur. ABD’nin o bölgedeki planlarını bozar. Rusya da Suriye’nin tavrını önemser ve değerli görür. Bu şekilde Kürt koridoru olmayabilir. Diğer yandan İran ve Rusya ile aynı masadayız. Görüşmeler yapıyoruz. İkisi Esad’ı destekliyor. Biz desteklemiyoruz. Ortada bir çelişki var. Eğer biz Esad’la görüşürsek, İran’la da ilişkilerimiz daha da güçlenir. Rusya aynı şekilde. Şunu sorayım: İran ve Esad’la görüşmemizi istemeyen kim? ABD. Sırf bu bile Esad’la görüşmemiz için bir neden. Aksi türlü ABD hep karlı çıkıyor.

 

Orada federatif bir yapı kuruldu diyelim. Oraya müdahalemiz meşru olur mu?

 

Terör tehdidi olursa meşru ve hukuki olarak tabii ki gireriz. Bunun uluslararası hukukta karşılığı var.

 

 

Bu haber eklendi
ETİKETLER:
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Röportajlar haberleri
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.7985 TL 5.7754 TL
Euro
EURO
6.7164 TL 6.6896 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA