Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert
TARİH 19.11.2018 SAAT 17:15:08
Advert

Ak Parti ve CHP nasıl adaylar bulmalı?

Ak Parti ve CHP nasıl adaylar bulmalı?

Her zaman söylüyorum, son dakikada belirlenen adaylar ve kampanyalar seçimde çok küçük bir kitlenin oyunu değiştirebilmek içindir. Genel seçmen davranışları şöyledir:

BİR-  Ortalama yüzde 50’lik bir kitle partisi aday sandalyesine bir odun parçası koysa gider partisine oy verir.

İKİ- Yüzde 35’lik bir kitle aday belli olduğu anda kararını verir. Yani adaya göre kendisini şekillendirir.

ÜÇ- Kalan yüzde 15’in yüzde 10’unu iki aday ya da iki parti arasında kararsız kalır ama genellikle daha kökten bağlı olduğu siyasi anlayışa gidip oyunu verir.

DÖRT- Kampanyalar genellikle yüzde 5’lik bir kitleyi etkilemek içindir.

***

Benim sürekli vurguladığım bu gerçeği OPTİMAR Araştırma şirketi teyit etti.

OPTİMAR Araştırma Başkanı Hilmi Taşdemir, Ağustos sonu, Eylül başında 1787 kişiyle yüz yüze yaptırdıkları araştırmanın sonuçlarını açıkladı:

BİR- “Yerelde partimin adayına oy veririm” diyenlerin oranının yüzde 49,5.

İKİ- “En beğendiğim adaya veririm, diyenlerin oranı da  yüzde 40,6.

***

Peki bu rakamlar ne anlama geliyor? Mart 2019 için ne olması gerekiyor.

Bunu anlamak için anketten başka rakamları da alalım:

Desteklediğim partinin adayına oy veririm” diyenlerde dağılım AK Parti yüzde 61,5, CHP yüzde 56,5, MHP yüzde 44,8, HDP yüzde 32,6, İyi Parti yüzde 42,2, SP yüzde yüzde 19.

Parti aidiyetleri, AK Parti ve CHP’de yüksek, SP, İYİ Parti ve MHP’de düşük.

Yani Ak Partili ve CHP’liler partilerine oy vermeye meyilli, diğer partilere oy veren seçmenlerde bu bağ çok güçlü değil.

Bundan çıkan çıkacak sonuç –açıktan ittifaklar olmazsa- Ak Parti’nin MHP, CHP’nin de İYİ Parti başta olmak üzere tüm muhalif partilerden oy alabilecek adaylar bulması gerekiyor.

Yani içinden geçtiğimiz bu süreç, özellikle Ak Parti ve CHP adaylarını belirlerken ince eleyip sık dokumalı…

İki kere düşünmeli…

 

Zorlama isimlerden aday olmaz

 

İyi bir adayı teşkilat istemeli...

Daha önemlisi halk istemeli...

Ama bir şey daha var adayın kendisi de bunu istemeli.

Bu detay seçim zamanında -çok istekli aday adayları nedeniyle- sık sık atlanıyor.

Ne demek bu?

Eğer birinin hedefinde belediye başkanı olmak yoksa onu zorlamayın” demek.

İyi biliyorum çünkü bunu gördüm- yaşadım.

***

Algı yönetimi üzerine danışmanlık yaptığım son dönemde bir başka ilde bir partinin 6 ilçe belediye başkan adayının belirlenmesi ve sonrasında seçim kampanyasında görev yaptım. Bunun 6’sında da halkın tercih edebileceği isimleri bulduk.

Bu ilçelerin birinde adı öne çıkan aday, istekli değildi. Belediye başkanlığı değil milletvekilliğini düşünüyordu. Ancak baskılara dayanamadı ve aday olmak zorunda kaldı.

Sonuç ne oldu biliyor musunuz, 6 ilçenin 5’inde belirlediğimiz adaylar seçimi kazandı. Sadece istekli olmayan aday seçimi kaybetti.

Çünkü onun isteksizliği kampanyaya yansıdı. Halk adayda bir umut görmedi ve o siyasi parti o ilçede tarihindeki en kötü sonuçlarından birini aldı.

***

Uzun lafın kısası, Yok “örgüt- teşkilat ne diyor” yok “anketten çıkıyor mu” gibi sorulardan önce “Aday yapılmak istenen kişinin gönlü de var mı?” diye sorulması gerekir.

Özellikle de muhalif partilerin kazanma şansı az olduğu yerlerde…

Bilmem anlatabildim mi?

 

50 köye 50 kitapçık: Çok güzel bir çalışma olmuş

 

Kim ne derse desin benim inandığım doğrular var:

BİR- Bir kentin kimliği olmalı, kişiliği olmalı. Ona kişiliğini veren de kültür sanat alanındaki değeridir.

İKİ- Tam da bu nedenle belediyeler asli görevi sayılan yol kaldırım asfalt kadar kültür sanata da yatırım yapmalıdır.

Örneğin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin en sevdiğim çalışmaları, Kitap Fuarı, Kartepe Zirvesi ve Kocaeli kimliğine dair yaptığı yemek ve müzik araştırmaları.

Örneğin İzmit Belediyesi’nin Tarih Koridoru…

Harika işler.

***

İzmit Belediyesi şimdi çok keyifli ve önemli bir çalışmaya daha imza attı.

İzmit’e bağlı 50 köyün tarihi Kocaeli Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi akademisyenlerinden de yardım alınarak saha çalışması, arşiv taraması, kişisel ziyaretler ile gerçekleştirildi.

Ve 50 köy için ayrı 50 kitapçık hazırlanıp basıldı.

Yazılı kültüre çok önemli bir eser kazandırıldı.

***

İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, “Geçmişini bilmeyenler emin adımlarla yürüyemez ve geleceğini de göremez. Yaşadığı evin, mahallenin, köyün tarihini bilmek insana derinlik kazandırır. Bizler çok derin bir tarihten geliyoruz ve yarınlara gideceksek geçmişimizi bilmemiz gerekir. Bu bir manada da vefadır. Bu çalışma öyle kolay da yapılmadı. Ben şahsen kendi yaşadığım yerin nereden geldiğini, kaç yaşında olduğunu kimlerin yaşadığını bilmek isterim. Bu manada böyle bir derleme yaptık. Bu derleme sayesinde köylerimize bir vefa gösteriyoruz. Köylerimizde yaşayan çocuklarımız nerede yaşadığını ve köklerini bilmelidir” diyor.

***

Kimileri, bu çalışmaları hafife alabilir ama ben söylediğimin arkasındayım:

Bir kent kendi kimliği ile var olabilir- gelişebilir.

Tarihini bilmeden olur mu?

Emeği geçen herekese yürekten tebrik ediyorum.

 
Bu haber eklendi
ETİKETLER:
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Güncel haberleri
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.3407 TL 5.3194 TL
Euro
EURO
6.0975 TL 6.0732 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA