Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert
TARİH 19.11.2018 SAAT 17:15:57
Advert

Ve delirmenin büyük rahatlığı

Ve delirmenin büyük rahatlığı

Genco Erkal’ı 20 yıl önce seyretmiştim.

Harika bir performanstı.

Usta oyuncuyu -onunla özdeşleşen- “Bir Delinin Hatıra Defteri” oyunuyla Cumartesi akşamı bir kez daha izledim.

Türkiye’de meddah geleneği dışında ilk kez tek kişilik oyun olarak tarihe geçen Bir Delinin Hatıra Defterini Ankara Sanat Tiyatrosu’nda ilk sahnelediğinde Genco Erkal 27 yaşındaymış.

Ben izlediğimde 80 yaşındaydı.

50 yıl sonra usta, bu oyunu tekrar sahnelemeye başladığında “mutlaka gitmem gerekiyor” diye düşünmüştüm. İşte o fırsat geçtiğimiz hafta sonu elime geçti. Eşimle birlikte Sabancı Kültür Merkezi’nde bu muhteşem performansı seyrettik.

***

Bir röportajında, Erkal’ın “20’li, 30’lu yaşlarda hissediyorum. Sahnede de öyle görüyorum kendimi. Bundan dolayı da hiçbir şeyden geri kalmıyorum, sahnede bütün hareketleri yapıyorum” dediğini okumuştum.

Gerçekten öyle…

Bir saat 20 dakikalık tek perdelik oyunda Erkal, volümü gittikçe artan bir oyunculukla atlıyor zıplıyor, dekoru değiştiriyor.

80 yaşında bir genç seyrettim.

Oyunu çok beğendiğim ama seyircinin ayakta alkışlaması sonrası gözlerindeki sanat aşkını- mutluluğu daha çok beğendim.

O nasıl bir bakıştı. O nasıl bir aşktı. Seyircinin alkışlarında karşılığını bulduğunda Erkal’ın tüm yorgunluğunu unuttuğuna eminim.

***

Gelelim oyuna…

Nikolay Gogol’un yazdığı ve Coşkun Tunçtan’ın Türkçeleştirdiği oyun, toplumsal kara mizah öğeleriyle dolu…

19. Yüzyılda St Petersburg’da yaşayan 9. dereceden bir memurun öyküsüdür anlatılan. Aksentiy İvanoviç Poprişçin bir bakanlıkta çalışan yalnız ve yoksul, bir adam. Ve genel müdürünün kızına umutsuz bir tutkuya bağlı. Bu tutku delirme sürecinde kendisini İspanya Kralı sanmasına kadar varır.

Gogol, eseri yazarken Çarlık Rusyasını eleştirir. Ama günümüze uyarlamanın çok kolay olduğu inanılmaz göndermeler var.

Tiyatro kültürüne…

Medyaya…

Bürokrasiye…

Siyasete…

Açıktan Rusya, İngiltere, Fransa ve İspanya’ya ama genelde dünya siyasetine göndermeler var.

***

Tabi tüm bunları bir deli üzerinden yapmanın verdiği özgün- rahat bir dil de var.

Gogol’un eleştirilerini delirmekte olan bir adama söyletmesi ilk kez kullanılmış bir yöntem değil.

Ben gazeteciliğimin ilk yıllarında “Emrullah Irdıç’ın Günlüğü” diye bir köşe yapmış o dönemin güncel konularını başında hunisi olan deli bir yazarın kaleminden yorumlamıştım.

Ama daha bilinen ve edebi bir örnek vereyim; Desiderius Erasmus, Ortaçağ’dan Rönesans’a geçiş sürecinde yazdığı  “Deliliğe Övgü” eserinde de bir benzerini kullanmış, Papa’nın her alanda kurduğu hegemonya ve egemen ahlak anlayışını metoforlarla bezenmiş aforizmaları ile eleştirmiş. Erasmus’un delilikten kastı; insanoğlunun tüm zincirlerinden, engellerinden kurtulması, bir nevi arınması ve salt özgürlüğe ulaşmasıdır.

Kitapta 2 temel görüş var.

BİR- Gerçek bilgelik ve delilik.

İKİ- Kendini bilge sanma ve gerçek delilik.

Sizin anlayacağınız, Metin Akpınar’ın bir repliğinde kullandığı “normal anormalleri ve anormal normalleri” Erasmus’un kitabında görürüz.

Eleştiriler de serttir. Örneğin kahramanına “Savaş söz konusu oldu mu hiçbir masraftan ve zahmetten kaçınmazlar, hiçbir sakınca önemli değildir onlar için; ister hukuk, din, isterse barış çiğnensin, hatta insanlık batsın, umurlarında olmaz” cümlesini kurdurur.

***

Dönelim başa…

Muhteşem bir Genco Erkal seyrettim.

Usta deliren bir adam üzerinden geçmişten bugünümüze evrensel eleştiriler yaptı.

Bir delinin gözünden ilimizi- ülkemizi ve yaşadıklarımızı yazma isteğini bende uyandırdı.

Bilmiyorum nasıl olur?

 

 

Maç keyfimizin sürmesi için gerekenler

 

Belli ki 10 kişi kalmak takımın dengesini bozuyor.

Bu konudaki fikirlerimi yazmıştım.

Ama bir şey daha var: Bu takım, kendi çapının üzerinde oynuyor.  Defansif hattı kırılırsa çok gol yiyor. Ama kıramazsanız müthiş bir takım savunması yapıyor. Ve eninde sonunda golünü atıyor.

Rakibe göre de o gol sonrası fark da gelebiliyor.

***

Kocaelispor ilk 7 haftada gösterdi ki bu ligin üst sıralarında kalacak. Kalmak için bu kadro elinden geleni yapacak.

Eldeki malzemeyi çok iyi kullanan bir teknik kadro var.

Her maçta başka bir heyecan yaşıyoruz.

***

Bu kentte onbinlerce insan Yeşil siyahlı formanın başarısıyla mutlu olup başarısızlığıyla üzülüyor.

Bu yüzden transfer tahtasının açılması daha da kritik hale geldi.

Maç keyfimizin sürmesi için biraz daha duyarlılık gerekiyor.

 

 

Tuhaf açıklamalar tuhaf durumlar

 

BİR- Trump, "Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasının arkasında Suudiler varsa ağır yaptırım uygularız" demiş.

Adam, konsoloslukta kayboldu, arkasında kim olabilir ki? Brunson için ayağa kalkan Tramp bakalım şimdi ne yapacak?

İKİ- Arda, hastane odasında Berkay'a "Bu olanlara inanıyorsan bana sık" demiş.

Berkay'ın sıkmasına gerek yok, bunca yaptığı şeyle o kendisine sıktı zaten.

ÜÇ- PKK ve FETÖ ile iş birliği yaptığı söylenen Papaz Brunson 3 yıl ceza aldı, yattığı süre göz önüne alınıp serbest kaldı. Yetmedi yurtdışı yasağı da kalktı. Adam Amerika'ya uçtu.

Ne! Kasımda ABD'de Senato seçimleri mi var?

DÖRT- Maradona, Messi için “Maç öncesi 20 kere tuvalete giden adamdan lider olmaz” demiş.

Maradona futbol yorumculuğunun içine etmiş!

Bu haber eklendi
ETİKETLER:
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Güncel haberleri
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.3407 TL 5.3194 TL
Euro
EURO
6.0975 TL 6.0732 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA