Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert
TARİH 19.11.2018 SAAT 15:11:04
Advert

İddia, umut ve Çakar

İddia, umut ve Çakar

Siyasette başarılı olmanın bir döngüsü var:

BİR- Siyasette bir şeyi istiyorsanız seçmene umut vereceksiniz.

İKİ- Umut verebilmek için önce ortaya iddia koyacaksınız. İddianızın ayakları yere basacak, inandırıcı olacak. İddialı olduğunuzu göstereceksiniz. Liderlik yapacaksınız.

ÜÇ- Seçmen arkanızda durursa da vaat ettiklerinizi yapmak için var gücünüzle çalışacaksınız.

DÖRT- Başardığınızda da yeni umutlar vereceksiniz.

***

Şimdi bu döngünün umut ve iddia aşamaları için uygun bir zaman.

Partiler aday adaylarını belirliyor.

Ak Parti’yi bir kenara bırakıyorum çünkü onlar Kocaeli’deki 13 belediye başkanlığının 13’üne de sahipler. Onlar önce mevcut başkanları masaya yatıracak. Ama CHP, MHP ve İYİ Parti için durum böyle değil.

Onlar aday belirlerken iddia ve liderlik meselesini öne alacaklar.

Almalılar.

Özellikle de iktidarın alternatifi olarak görünen CHP böyle yapmak zorunda.

***

Ne yazık ki CHP’de iddia ve umut yok.

Çok az insan bu kararlılıkla ortaya çıktı, “Ben varım” dedi.

Hele de Büyükşehir Belediyesi ve İzmit için…

Bu konuda tahminlerimi uzun uzun yazdım. Tekrar o noktaya dönmeyeceğim. Ancak adı geçenlerin adaylık konusundaki isteksizleri benim tekrar tekrar bu umut, iddia ve liderlik konusunu gündem yapmama sebep oluyor.

Tabi iddia ortaya koyanlara da saygım büyük. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi için Keramettin Gençtürk ve Fahri Örengül, İzmit Belediyesi için de Cengiz Çakar ve Nafiz Korkmaz bu iddiayı ortaya koydular.

***

Örneğin İzmit için Cengiz Çakar, aday adayı oldu ve güçlü bir basın toplantısı ile kalabalık bir partili önünde iddiasını ortaya koyacak.

Pazartesi günü Çakar, ile uzun bir sohbet yapma fırsatım oldu. Mevlüt Soysal’ın kaleminden haberini okuyacaksınız ama ben anladığım ve önemsediğim noktaların altını köşemde de çizmek istiyorum. Cengiz Çakar şöyle diyor:

BİR- Tabanda karşılığım var.

İKİ- Partili olmayan seçmene de hitap edeiyorum, oy artıracağım.

ÜÇ- Aday olur kazanırsam kenti kollektif bir akılla, STK ve kanaat önderleriyle birlikte yöneteceğim.

***

Kulağa hoş gelen sözler…

Çakar’a genel merkez düzeyinde iletişimini de güçlü tutması gerektiğini söyledim. Çünkü Türkiye’de siyaset tavandan tabana doğru yapılıyor. Ancak en önemsediğim şey iddialı olması oldu.

Tekrar ediyorum; CHP’nin şu günlerde en ihtiyacı olan şey iddia ve umut.

Çakar tam da bu duyguları besliyor.

 

Roma da şölen yapmak Romalıların hakkıdır(!)

Siyaset sosyolojisi okuyanlar “öteki” kavramını iyi bilir.

Her devlet kendi varlığını kutsamak için ‘öteki’ne ihtiyaç duyar.

Ancak devletlerin aklı ile insanlığın çeliştiği çok yer vardır.

***

Nereden çıktı bu demeyin.

Ak Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş’un Kartepe Zirvesi’nin kapanışında yaptığı konuşma bana bunu hatırlattı. Kurtulmuş şöyle demiş:

“Roma’da şölen yapmak Romalıların hakkıdır’ diye bir söz var. Roma’ya yabancı girmesi çukurlarla, setlerle engellenir ve şölenlere o yabancının katılmasının hakkı yoktur. Aslında bugünkü Dünya’nın Roma’dan farkı yok. Tel örgülerle çevriliyor. Mülteciler gelmesin diye ayağına çelme takılıyor. Aslında konu insanoğlunun zihnindeki yabancı kavramıdır. Dün kapısını kapatarak içeri almayanlarla, onların yurtlarını kopartmalarına neden olan anlayış aynıdır. Özellikle dünyada rahatı yerinde olanları düşünenler, aynı Romalılar gibi bugün zihinlerindeki yabancı kavramı üzerinden birçok şeyi ötekileştirmektedir. Dünya ülkelerine sesleniyorum. Buyurun her ülke gayrı safi milli safi hasılasının bir kısmını BM Mülteciler Yüksek Komiserliğine versin. Bakın mülteci meselesi nasıl çözülüyor.”

***

Çağımızın ötekileri göçmenler…

Memleketini değiştiremedikleri için memleketlerini değiştirmek zorunda kalanlar…

Uzmanlar 40 yıl içinde 1 milyar insanın göçmen olacağını söylüyor.

Çok büyük rakam.

Yani hepimiz potansiyel göçmeniz.

***

Tüm bu düşünceleri yazmama- düşünmeme neden olan ve “Göç, Mültecilik ve İnsanlık” temasıyla toplanan Kartepe Zirvesi 2018, kapanış oturumuyla sona erdi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu sene ikincisini düzenlediği 30 ülkeden  360 bilim, medya ve siyaset insanının katıldığı zirvede, 2 Çalıştay, 1 Açılış Oturumu, 44 Panel, 9 Vaka Kritik, 12 Akademik Panel gerçekleştirildi.

29 Kasımda da Kartepe Zirvesi deklarasyonu yayınlanacak.

***

Kapanış konuşmasında Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim KaraosmanoğluKöklerinden koparılarak yeryüzüne savrulan,milyonlarca göçmen adına sorular sorduk. Aldığımız cevaplar, insanlığın, vicdanın ve aklı selimin diri, dipdiri olduğunu göstermiştir. Ortak arzumuz her bir insanın, kendi vatanında huzur ve güven içinde yaşamasıdır. Zirve’de, bu arzunun iradeye dönüşmesini sağlamaya, uygarlığa, vicdana ve insanlığa karşı sorumluluğumuzu ifa etmeye çalıştık” demiş.

Kibarca söylemiş. Bence Kocaeli Büyükşehir Belediyesi büyük iş yaptı.

Yazın bu kenara Kartepe Zirvesi, Mannesman Kongre Merkezi’nin faaliyete geçmesiyle İzmit merkezli yapıldığında daha da etkin ve önemli hale gelecek.

İkinci yılında bu başarıyı yakalayan bir zirve, alanının zirvesine de kısa zamanda çıkacaktır.

Buraya bir not olarak düşüyorum.

 

Demokrasisiz Cumhuriyet perhiz yemeğinden beterdir

Sosyolist, monraşik- kapitalist ya da teolojik temelli birçok devlet, gerçek yüzlerini gizlemek için Cumhuriyet adına sığınır.

Bu cumhuriyetin önemini gösterdiği gibi demokrasisiz olmayacağının da göstergesi.

Hatta demokrasi, Cumhuriyetin tam anlamına kavuşmasını sağlar.

***

Aristo, cumhuriyeti; “Umûmun menfaatini gözeten halk idâresi” diye târif ederken. Montesquieu ise, cumhûriyet rejiminde üç ana kuvvet (yasama, yürütme, yargı) bulunduğunu; bunların birbirine karşı bağımsız ve denetleme esâsına göre işleyen, başında seçimle gelmiş yöneticilerin olduğu siyâsî rejim olarak anlatıyor.

Cumhuriyetin en önemli özelliği- bütün ülkelerdeki tek ortak yanı, devlet başkanlığı makâmının babadan oğula veya âile yakınlarına mîrâs kalmamasıdır.

Özetle;

BİR- Halk yönetime doğrudan veya dolaylı katılacak.

İKİ- Kuvvetler ayrılığı olacak.

ÜÇ- İktidar erki babadan oğula geçmeyecek.

***

Yani Cumhuriyet özünde demokrasi ile vardır- var olabilir.

Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın bir panelde söylediği sözler hala kulağımda.

Ortaylı, Cumhuriyetin en demokratik rejim olmadığını ve böyle bir şeye inanmamak gerektiğini ifade ederek, “Cumhuriyet rejimi, en demokratik rejimi getirmiyor. Kan dökerek, giyotinle kafalar kesen Fransa 2 asırlık imtihanını İngiltere gibi bir monarşinin önünde insan hakları ve demokrasi açısından iyi veremedi” demişti.

Yani…

Cumhuriyeti ABD ile birlikte ilk ilan eden ülke de olsan demokrasiyi özümsemezsen Cumhuriyet tatsız tutsuz bir şey olur.

Perhiz yemeği daha iyidir.

Bu haber eklendi
ETİKETLER:
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Güncel haberleri
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.3589 TL 5.3375 TL
Euro
EURO
6.0765 TL 6.0523 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA