Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert
TARİH 18.11.2018 SAAT 05:11:48
Advert

İnce çizgiyi korumak gerekiyor

10 Kasım’da gerçekleştirilecek olan Eğitim-Bir-Sen Kocaeli 2 Nolu Şubesi’nin Genel Kurulu öncesi konuşan mevcut başkan Abdulvahap Akıncı “Sendikanın ve siyasetin aradaki ince çizgiyi koruması gerekmektedir. Hiçbir sendikanın bir siyasi partinin parçasıymış gibi hareket etmeye, tam teslimiyetle siyasetin taleplerine cevap vermeye çalışması doğru değildir” dedi.
İnce çizgiyi korumak gerekiyor

Arif BULUT  -Memur Sen’e bağlı Eğitim-Bir-Sen Kocaeli 2 Nolu Şube’nin Genel Kurulu 10 Kasım Cumartesi Günü saat 11.00’de Uluslar Arası Gençlik Merkezi’nde gerçekleşecek. Kongrede Doç. Dr. Abdulvahap Akıncı  ve Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Eren başkanlık için yarışacak. Toplam 850 üyesi bulunan şubenin genel kurulunda 112 delegenin oy kullanma hakkı bulunuyor. Kongre öncesi konuşan Şube Başkanı Doç. Dr. Akıncı delegelere seslenerek, “Lütfen kararınızı bireysel olarak verin. Sendika üyelerinin de yoğun olarak destek verdikleri siyasi partiler olabilir. Fakat sendika özgün kimliğini koruyabilmeli. Gerektiğinde siyasal iktidarı ve politikalarını da eleştirebilmeli” dedi. 


İNCE ÇİZGİYİ KORUMAK GEREKİYOR


Genel Kurula sayılı günler kala konuşan Eğitim-Bir-Sen Kocaeli 2 Nolu Şube Başkanı Doç. Dr. Abdulvahap Akıncı  “Sendikaların siyasetle ilişkisinin olmaması gibi bir şey olamaz. Alınan siyasi kararlar sendikaları ve üyelerini doğrudan etkilemekte. Sendikaların doğrudan siyasetle iletişim halinde olması, kendi taleplerini ve sorunlarını aktarması bunlara dönük çözümlerin üretmesi için mücadele etmesi, bu bağlamda yapıcı bir dille herkesle konuşabilmesi gerekir. Fakat bu yapılırken sendikanın ve siyasetin aradaki ince çizgiyi koruması gerekmektedir. Hiçbir sendikanın bir siyasi partinin parçasıymış gibi hareket etmeye, tam teslimiyetle siyasetin taleplerine cevap vermeye çalışması doğru değildir. Herkesin bir siyasi görüşü olabilir. Sendika üyelerinin de yoğun olarak destek verdikleri siyasi partiler olabilir. Fakat sendika özgün kimliğini koruyabilmeli. Gerektiğinde siyasal iktidarı ve politikalarını da eleştirebilmeli” dedi. 


ŞUBENİN KURUMSALLAŞMASI ÖNEMLİ


Akıncı sözlerinin devamında “Bizler KOÜ, GTÜ ve Kredi Yurtlar Kurumu’nda çalışan üyeleri kapsayan bir şubeyiz. Bu 3 kurumun yönetimiyle de iyi bir diyalog ortamı geliştirmek durumundayız. Sorunları, talepleri konuşarak ikna ederek anlatmamız gerekir. Fakat hiçbir sendika ve şube herhangi bir kurumun yönetiminin parçası gibi de hareket etmemeli. Arada bir mesafe olmalı. Sendika kurum yöneticisinin takdir yetkisine müdahale etmemeli. Kurum yöneticisi de sendikayıkendisinin maşası gibi kullanma düşüncesinde olmamalı. Sendika gerektiğinde yönetimlere yaptıkları yanlış uygulamalar nedeniyle eleştirel bir duruş sergileyebilmesi gerekir. Sendikalar çalışanların ve kendi üyelerinin hak ve hukuklarını korumak, çıkarlarını korumak için mücadele ederler. Varlık gerekçeleri budur. Sendikaların ‘bireysel sorunlarınız bizi ilgilendirmez’ demek gibi bir şansı yok. Kendini inkar etmiş olur. Üyelerin meşru taleplerini almalı ve gerçekleşmesi için elinden gelen mücadeleyi yerine getirmelidir. Fakat burada da şubenin kurumsallaşması önemli. Bunu da yeni dönemde hayata geçirmek istiyoruz. Daha profesyonel şekilde çalışılması gerekiyor” dedi.  

 


HEP BERABER KAYBETMİŞ OLACAĞIZ


Eğitim sendikası olduklarının altını çizen Akıncı, “Eğitim Bir Sen 2 Nolu Şube her şeyden önce eğitim iş kolu sendikası olmanın vermiş olduğu sorumluluğu üzerinde taşımalı. Ülkenin geleceği olan gençlerin yetişmesiyle ilgili politikaların oluşmasında ve uygulanmasında ciddi çalışmalar yapıp, siyasal iktidarları doğru eğitim politikaları noktasında yönlendirmesi gerekir. Bunu yapmadığımız takdirde şu anda yetkili olabiliriz, yarın da yetkili olabiliriz. Fakat ülkemizde donanımsız, vizyonu olmayan bir nesil yetiştiğinde hep beraber kaybetmiş olacağız. Eğitim Bir Sen 2 Nolu Şube yola çıktığından bu yana söylediklerini şimdiye kadar uyguladı ve bundan sonra da uygulamaya davam edecek. Çalışanlar arasında ideolojik, siyasi, dinsel veya etnik gerekçelerle bir ayrıma fırsat vermeyecek. Emeğin rengi ve inancı yoktur. Adalet yoksa hiçbir şey yoktur. Adalet mülkün temelidir. Mülk, devlet demektir. Devletin temeli adalettir. Adalet terazisi şaşarsa artık hiçbir noktada olumlu sonuç alınamaz” dedi. 


HERKESİ KUCAKLAYARAK YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ


Akıncı sözlerinin devamında “İnsanlar adalet terazisinin taştığını düşündüklerinde siz ne yaparsanız yapın onlar sizi meşru görmekte zorlanacaklardır. Bu bağlamda Eğitim Bir Sen 2 Nolu Şube de adalet dahilinde özlük haklarının verilmesi, ayrımcılık yapılmaması için mücadele etti ve etmeye devam edecek. Seçim sürecinde de ‘beni destekliyorsan iyisin, desteklemiyorsan kötüsün’ yaklaşımını hiçbir şekilde kabul etmiyorum. İnsanların hür iradeleri ve vicdanları vardır. Önemli olan burada insanların talimatla değil vicdanıyla hareket etmesidir. Üyelerimizin her birisi değerlidir. Yeni dönemde de herkesi kucaklayarak yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.


EĞİTİM BİR SEN BİR BAŞARI ÖYKÜSÜDÜR


“Eğitim Bir Sen 2 Nolu Şube aslında bir başarı öyküsüdür” diyerek sözlerine devam eden Akıncı “Şube kurulduğunda bundan 3,5 yıl önce KOÜ’de 280 civarında üyemiz vardı. Bu süre içinde biz bu sayıyı 570’e çıkarttık. 3’üncülükten yetkili sendika konumuna gelmek bir tarafa diğer sendikaların toplamından daha fazla bir üyeye sahip olduk. Kredi Kurtlar Kurumu’nda ise 38 olan üye sayısını 109’a çıkarttık. Burada ekip olarakbizimle birlikte çalışan arkadaşlarımızın çok büyük katkısı oldu. Başarı da başarısızlıkta bireysel değildir. Fakat genelde bir kurumun başında kimvarsabaşarı ve başarısızlık o kişiye mal edilir. Ben başarıyı sadece kendime değil bu yolda emek sarf eden bütün arkadaşlara ait olarak görüyorum. Gebze Teknik Üniversitesi’nde ise sendika içi anlaşmazlıklar, sıkıntılar, birbirimizle uğraşmaktan bir başarı öyküsü yazmaya fırsat bulamadık. Burada sadece çatışmanın diğer taraflarını değil belli bir ölçüde kendimi de suçlu olarak kabul edebilirim. Ama burada benim en büyük önceliklerimden birisi yeni dönemde Gebze Teknik Üniversitesi’nde hak ettiği bir başarı öyküsünün yazılmasını sağlamaktır” dedi. 


KİMSENİN BANA ‘ADAY OLMA’ DEME HAKKI YOKTUR
Akıncı sözlerinin devamında “Bir siyasi parti düşünün partinin oylarını lider seçildikten sonra yüzde 28’den alıp yüzde 57’ye çıkartıyor. Oyların yarısından çoğunu alıyor. Kimse bu siyasi partinin liderini başarısız olarak addetmez. Ortada çok büyük bir başarı varken, yetkili sendika olmuş ve diğer sendikaların toplamından fazla üyeye sahipken birilerinin bana ‘Abdulvahap Hoca sen git başkası gelsin’ demesi çok etik gelmiyor. Herkesin aday olmaya hakkı vardır bunu saygıya karşılarım. Kimsenin bana ‘aday olma’ deme hakkı yoktur. Ortada muazzam bir başarı öyküsü vardır. Bunu yazan ekibin başında ben vardım. Bu başarının yeni doruklara çıkabilmesi için aynı vizyonla, eskiden yapılan yanlışlardan da ders çıkartarak daha büyük başarılar elde edebiliriz. Burada lideri ortadan kaldırmak daha iyi sonucun alınacağını garanti etmediği gibi sendikayı bir bilinmezliğe itecektir. Görevde olduğumuz 3,5 yıldır üyelere ulaşılabilir olduk. Hiçbir üye çıkıp ‘Şube başkanını aradım telefonu açmadı görüşmek istedim görüşemedim’ diyemez. Güzel bir hikaye yazıldı, bu hikayenin devamının getirilmesi lazım. Bu kadar büyük emeğin boşa gitmesine vicdanım el vermez” dedi. 


FARKLI ADAYLAR ÇIKMASI GURUR VERİCİ


Kongrede farklı adaylar çıkmasının gurur verici olduğunu söyleyen Akıncı, “Yeni adayların çıkması benim de gururlanmam gereken nokta. Bundan 3,5 yıl önce şube kurulurken yönetime adam bulunamazken, kimse şube başkanlığını istemezken bugün bunun için bir mücadele veriliyorsa, demek ki bu şubede çok güzel işler olmuş, muazzam bir katma değer kazanmış ve bu değerli şubenin başına gelmek isteyen çok sayıda insan var demektir. Bu aslında başarının kanıtıdır. Delegeler hangi kararı verirlerse versinler saygıyla karşılayacağım. Sendika başkanlığı benim için amaç değil araçtı. Farkındalığı üniversite ve Kredi Yurtlar kurumunda yerleştirebilmekti. Bunda da bir ölçüde başarılı olduğumuz ortada” dedi. 


LÜTFEN KARARINIZI BİREYSEL OLARAK VERİN


Akıncı sözlerinin sonunda “ Delegelerden şunu rica ediyorum. Lütfen kararınızı bireysel olarak verin. Başka biri geldiğinde daha iyiye götüreceğinin garantisi var mı. Vicdan sonucunda verdikleri karar benim için değerlidir. Saygıyla köşeye çekilerek akademik çalışmalarıma devam ederim. Atamalar ve kurum dışından atamalar liyakatle yapılmalı. Akademik kadro süreci ile ilgili sıkıntılar, yer değişikliği talepleri, KYK sözleşmeli personelin atamalarının yapılmaması, fazla mesai ücretlerinin düşüklüğü, kurum dışından yoğun atamalar, görevde yükselme sınavının yapılmaması, atamalarda liyakate gerekli özenin gösterilmemesi gibi sorunların çözülmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi. 

 

 

Bu haber eklendi
ETİKETLER:
Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Güncel haberleri
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.3589 TL 5.3375 TL
Euro
EURO
6.0765 TL 6.0523 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA