YAZAR HABERSorun kendi içimizde
Sorun kendi içimizde
14.01.2016 10:21:17 Tarihinde Eklenmiştir.



 

 

Sanmayın ki sadece spor ile yatıp kalkıyoruz.

Elbette hayır.

Bu ülke öyle bir ülke ki, uğruna bu kadar kan dökülen ve bedel ödenen ikinci bir vatan yoktur.

Bu gerçek elbette bizi de etkiler ve vatan sevgimizi perçinler.

Sadede gelelim.

Başta ben olmak üzere terör faaliyetlerinin dış mihraklı olduğunu söylüyor, bu konuda sürekli serzenişlerde bulunuyoruz.

Haksız değiliz elbette.

Bu millet yüzyıllardır yedi düvel ile savaşmaya alışık olduğu için açıklıkla ifade ediyorum ki, kaçı bir araya gelirse gelsin, ancak biraz rahatımızı bozarlar, o kadar.

Ama yıkamazlar.

Geçmişte de olduğu gibi…

Oysa tehlike bu değil.

İnsan görünümlü dış çakalların Türkiye’ye bakıp salyalarını akıtmalarına, teröristleri besleyip kahpece üzerimize salmalarına da bir söz söylemeyeceğim.

Sonuçta atalarından devraldıkları görevlerini yerine getiriyorlar.

Ne var ki tarihimize baktığımız zaman bize bizden gibi görünüp te sırtımızdan hançerleyenlerin daha fazla zarar verdiklerini rahatlıkla görebiliriz.

Açalım tarihin tozlu sayfalarını ve sadece buz dağının görünen yüzüne göz gezdirelim, o bile yeter…

***

Kösedağ Muharebesinde sultan II. Gıyaseddin Keyhüsrev, çevresinde ki hainlerin telkinleri sonucunda hata üstüne hata yapmasa idi, Selçuklu Devleti savaşı kaybetmez ve kısa bir süre sonra yıkılmazdı.

Ankara Meydan Savaşında Anadolu Beyleri Timur tarafına geçmeselerdi Yıldırım Bayezid savaşı kaybetmez, Osmanlı daha İstanbul fethedilmeden parçalanma tehlikesi ile karşı karşıya kalmazdı.

İstanbul’un fethi bile Fatih ve çevresindeki birkaç dirayetli komutanın inancı, AK Şemseddin ve Molla Gürani’nin telkinleri, askerin kahramanlığının birleşmesi ile gerçekleşmiştir. Oysa Ulema ve Devlet Adamlarında kuşatmaya karşı çıkanlar da vardı ve bunların bir kısmı Padişahı İstanbul aşkının delirttiğini düşünüyorlardı.

Bugün ise içimizde “zulüm 1453’ te başladı” diyenler var.

İçimizde ki hainler Genç Osman’ı önce tahtından indirip, sonra sokak ortasında aşağılayıp akşam da şehit etmeselerdi Osmanlı duraklama dönemine o dönemde girmez, Devletin parçalanması da gecikebilirdi.

Dışı Müslüman ve Türk görünen, aslında içten içe atalarının intikamını almanın planlarını yapanlar emeline ulaşamasa, IV. Murad’ın gözleri önünde Sadrazam Hafız Ahmet Paşa paramparça edilmek sureti ile katledilemezdi.

Sultan İbrahim, kendisini tahttan indirip birde katledenlerin iftiralarının aksine, hepsinden fersah fersah daha akıllı idi.

II. Mahmud’u etkileyerek Yeniçeri ocağını kaldırtanlar, bu “hayırlı olay” sonucunda isyancı Mısır ordusu Kütahya’ya kadar ilerleyince ellerini ovuşturuyorlardı.

Osmanlı’nın çöküşünü hızlandıran Tanzimat Fermanının asıl mimarının mason Koca Mustafa Reşit Paşa olduğunu bilmeyen yoktur.

Bu kadarı yeter mi?

Yetmez.

Dünyanın en güçlü Donanmasına sahip İngilizlere karşı büyük paralar harcayarak aynı ayarda bir donanma meydana getiren ve İngiltere’ye “Dünya’da yalnız değilsin” mesajı veren Sultan Abdülaziz’in akıbeti ne oldu?

Kendi kurduğu ve evladı gibi olan Donanma askerleri tarafından İngiliz ajanı Serasker Hüseyin Avni Paşa’nın gerçekleştirdiği ihtilal neticesinde tahttan indirildi ve yerine mason 5. Murad tahta çıkarıldı.

Yetti mi? Buda yetmedi ve milletin dişinden tırnağından arttırılarak yapılan Dünyanın ikinci güçlü donanması, İngiliz’in hatırına Haliç’e çekilerek çürümeye bırakıldı.

Abdülhamid’i kızıl sultan diyerek ananlar da Türk değillerdi.

***

Devam edelim mi sizce?

Etmeye kalksak o kadar uzar ki, bu milletin iç düşmanlarının foyası bir bir ortaya çıkar, bugün ile kıyaslanır, Devletin şiddet kullandığını deklare edecek kadar iğrençleşen bir kısım hoca bozuntularına kadar ulaşır.

Hoca bozuntuları demiştik ya.

Bunlar okumuş yazmış, mürekkep yalamış çocuklar.

Yani bu sözleri ani bir sinir anında, yâda duygusal bir anda ağızlarından kaçırmıyorlar.

Alenen söylüyorlar.

Bilmezler mi ki, eşkıya dağda ise dağda, ovada ise ovada, şehirde ise şehirde mücadele etmek, Üniter Devletlerin olmazsa olmazıdır.

Bilmezler mi ki, öz be öz kardeşlerimiz olan Kürtler bu hainlere her gün beddualar yağdırmaktadır?

Bilmezler mi ki, bunları besleyen dış mihrakların amaçları nelerdir?

Geçelim.

Efendim Devlet hizmet getirmemiş miş…

İzmit’e sadece yedi km. uzaklığı bulunan benim köyüm Çubuklu ’ya Devlet daha on sene önce şebeke suyu getirdi.

Ve benim köyümde hala kanalizasyon tesisatı yok.

Neden bahsediyorsunuz?

Korkmayın.

Terörü lanetlemek ile AKP’li de olunmaz.

İnsan olunur, vesselam…

 

 

Bu Haber 803 Görüntülenmiştir
Ekleyen Yazarın Mail Adresi : kocaeli.demokrat@gmail.com
YORUMLAR
İsim Soyisim
E-Posta
Yorumunuz
DİĞER HABERLER :
Yusuf Altıntaş
Sorun kendi içimizde
Kısa bir aranın ardından
Yiğit düştüğü yerden kalkar
 Başın sağolsun Ufuk YükselmişTanıdığım en düzgün, en kişilikli futbolculardan biridir Ufuk Yükselmiş.Kendisini Derince Birlkispor’dan biliyordum ama asıl ...
En büyük aşk zor olandır
    ...