SİVİL TOPLUMOlumsuz sonuçlara karşı uyarmıştık
Olumsuz sonuçlara karşı uyarmıştık
12.04.2016 10:51:22 Tarihinde Eklenmiştir.



 


Petrol İş Genel Başkanı Ali Ufuk Yaşar Petrol İş Genel Merkezinde gerçekleştirdiği basın açıklamasında POAŞ’ın özelleştirilmesi konusuna değinerek “Kamuoyunu ve hükümet yetkililerini bu özelleştirmenin yaratacağı olumsuz sonuçlara karşı uyarmıştık” dedi

 

Boran KAYALAR - Petrol İş Genel Başkanı Ali Ufuk Yaşar’ın Petrol İş Genel Merkezindeki basın açıklamasına Petrol İş Merkez Yönetim kurulundan Genel Sekreter Ahmet Kabaca, Genel Mali Sekreter Turgut Düşova, Genel Örgütlenme Sekreteri Mustafa Mesut Tekik, Genel Yönetim Sekreteri Ünal Akbulut, Petrol İş Kocaeli Şube Başkanı Salih Akduman, İstanbul 1.nolu Şube Yönetimi, İstanbul 2 nolu Şube Yönetimi, Kocaeli Şube Yönetimi, Kocaeli eski Kocaeli Şube Başkanı Muammer Bekaroğlu ve Merkez eski yöneticisi Adnan Özcan katıldı. Basın açıklamasında POAŞ’ın özelleştirilmesine değinen Yaşar,” POAŞ özelleştirmesinin ilan edildiği tarihte, kamuoyunu ve hükümet yetkililerini bu özelleştirmenin yaratacağı olumsuz sonuçlara karşı uyarmıştık” dedi.  Ayrıca yaklaşan 1 Mayıs hakkında ’da konuşan Yaşar,” 1 Mayıs işçi bayramını  Çanakkale’de davulsuz zurnasız kutlama kararı aldıklarını’da belirtti.

 

ÖZELLEŞTİRİLMESİ TARTIŞILMALIDIR

Petrol İş Genel Başkanı Ali Ufuk Yaşar,” Özelleştirilmesinden önce 60 yıla yaklaşan geçmişiyle köklü bir kamu kuruluşu olan Petrol Ofisi A.Ş. (POAŞ), yıllarca akaryakıt dağıtımında en geniş bayi ağıyla son derece kârlı biçimde faaliyetlerini sürdürmüştür. Bilindiği gibi, ham petrol ve petrol ürünleri, doğrudan tüketiciler tarafından tüketildikleri ve ikamesi zor olan “ara ürünler” olarak kullanıldıklarından dolayı stratejik nitelikli ürünlerdir. Ancak bu stratejik konumuna karşın, 1990'lı yılların başında özelleştirme kapsamına alınmış ve yine 1998 yılından itibaren ise blok satış yoluyla özelleştirilmesi kararı alınmıştır. Bugün akaryakıt kaçakçılığı ve vergi konusu ile gündeme gelen POAŞ'ta asıl tartışılması gereken özelleştirme sürecinin kendisi olmalıdır. Birkaç yıla yayılan POAŞ özelleştirme süreci, yaşanan usulsüzlükler, şaibeler ve hukuksuzluklar ile anılmaktadır” dedi.


İPTAL ETTİRDİK

POAŞ’ın özelleştirmesini hatırlatan Yaşar,” Şimdi geriye dönüp hafızalarımızı tazelemek ve özelleştirme sürecinde neler yaşandığını hatırlatmak istiyorum. POAŞ'ın %51'lik kamu hissesinin blok satış yöntemiyle satılması için 18 Mart 1998 tarihinde ihale düzenlendi. Bu ihalede en yüksek teklifi Hayyam Garipoğlu'nun sahibi olduğu AKMAYA-ORTEKS Grubu verdi. Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun (ÖYK) POAŞ'taki %51 hisseyi ihalede en yüksek teklifi veren bu gruba değil de en yüksek 3. teklifi veren gruba devretmek istemesi büyük bir şaibe oluşturdu. ÖYK’nin verdiği bu karar teamüllere aykırıydıBu ihaledeki usulsüzlükleri yargıya taşıyan Sendikamızın açtığı dava sonucu özelleştirme iptal edildi. Ardından 17 Kasım 1999'da ikinci özelleştirme süreci başladı.

 

GÖZ YUMULDU

3 Mart 2000'de ikinci özelleştirme ihalesi gerçekleştirildiğini hatırlatan Yaşar,”  İş-Doğan Grubu bu ihalede 1 milyar 260 milyon dolar ile en yüksek teklifi verdi. Ancak kazanan konsorsiyumda yer alan Doğan Grubu, radyo ve televizyonlarda hisse sahibiydi. RTÜK Kanunu'nun 29. maddesine göre, radyo ve televizyonlarda %10'dan fazla hissesi olanların kamu ihalelerine girmeleri yasaktı. Buna rağmen bu grubun ihaleye girmesine göz yumuldu. Ayrıca, bu konsorsiyuma kredi veren İş Bankası, Bankalar Kanunu'nun “bir banka gerçek ve tüzel bir kişiye doğrudan doğruya veya dolaylı olarak özkaynaklarının %25'inden fazla kredi veremez, ortak olamaz” hükmüne aykırı hareket etti. Bu hukuksuzluklara rağmen devir gerçekleştirildi” dedi. 

 

İHALESİZ DEVREDİLDİ

POAŞ'ın yeni sahibi İş-Doğan Grubu'na özelleştirme sonrası birçok imtiyaz sağlandığını söyleyen Yaşar,” Bunların başında ise devlete özelleştirmeden sonra da POAŞ'ın faaliyetlerinde ve kararlarında söz sahibi kılan, alıcı grubu kısıtlayan “Altın Hisse” uygulamasının kaldırılması oldu. “Altın Hissenin”, özelleştirmenin ardından 5 yıl süreyle uygulanması öngörülmüştü. Bu karar ile “altın hisse” sadece 2 yıl uygulanabildi. Bu işlemle, devletin stratejik kararlarda inisiyatif alma hakkı ortadan kaldırıldı. İş-Doğan'a devir işleminden sonra gruba yapılan asıl kayırma, POAŞ'ta kamunun elinde kalan son %25,8'lik hissenin ihaleye dahi gerek duyulmaksızın İş-Doğan'a satılması oldu. Üstelik bu satış, taksitle gerçekleştirildi. Bu şaibeli satışta POAŞ'ın kendi hisseleri teminat olarak gösterildi. Bu işlem de, ilgili yönetmeliklere aykırıydı. halka arz edilerek özelleştirilmesi gereken bu hisseler, blok olarak iş-doğan grubu'na ihalesiz olarak ve özelleştirme mevzuatına aykırı bir şekilde devredildi.

 

YARGI BİZİ HAKLI BULDU

Konuşmasına devam eden Genel Başkan Ali Ufuk Yaşar,” Ekim 2002 tarihinde ise 1,3 milyar dolar zararda olan İş-Doğan Petrol Yatırımları A.Ş. ile POAŞ birleştirilerek, zararda olan bu şirket bütün aktif ve pasifleriyle POAŞ'a devredildi. Bu birleşme ile POAŞ zararda bir şirket haline geldi ve uzun bir süre vergi ödemedi. Devlet büyük bir vergi kaybına uğratıldı. POAŞ'taki son kamu hisselerini taksitle satın almış olan İş-Doğan Grubu, ikinci taksitin ödenme tarihi Ağustos 2003'te gereken ödemeyi yapmadı. Bu ödemeyi yapmadığı gibi, kalan borçlar için ÖİB'den yeniden yapılandırma talep etti, borçların ertelenmesini istedi. Özelleştirme Yüksek Kurulu, bu talebi kabul etti ve borçları erteleyerek yeniden yapılandırdı. Bu işlemin iptal edilmesi için sendikamız yargıya başvurdu. Açtığımız davada yargı bizi haklı buldu ve alacakların ertelenmesi kararını iptal etti. Bu karar uyarınca, iş-doğan grubu kalan tüm borçları 2004 yılı içerisinde ödemek durumunda kaldı. POAŞ özelleştirmesine sadece şaibeler değil, özelleştirmelerin işçi kıyımı ve sendikasızlaştırma gibi olumsuz toplumsal sonuçları da damgasını vurdu. 

 

SENDİKASIZLAŞTIRILDI

Yaşar,” Özelleştirme öncesi POAŞ'ta 3838 olan çalışan sayısı, özelleştirmeden sonra 2666 çalışanın işten çıkarılmasıyla 1172'ye düşürüldü ve ilk aşamada %70 oranında bir istihdam daralmasına gidildi. İlerleyen günlerde devam eden işten çıkarmalarla istihdam daralması %80'e kadar çıktı. POAŞ'ta daha sonra, Sendikamızın tüm çaba ve eylemliliklerine karşın, Sendikal örgütlülük yok edildi ve POAŞ tamamen sendikasızlaştırıldı. POAŞ özelleştirmesinin bir başka toplumsal maliyeti ise alan grubun daha fazla kâr etme uğruna yürütülen faaliyetlerin niteliğini değiştirmesi ve kamu yararı ilkesini terk etmesi ile yaşandı. POAŞ özelleştirme öncesinde ülkenin en ücra köşelerine kadar hizmet götüren en geniş bayi ağına sahip akaryakıt şirketi durumundayken, özelleştirme sonrasında bu pozisyonu ortadan kaldırıldı” dedi.

 

RANT TRANSFERİ

Yaşar,” Özetle, POAŞ'ın özelleştirme öyküsü göstermiştir ki, özelleştirme, kamu kesiminden özel kesime “rant” transferinin bir aracıdır. POAŞ özelleştirmesi ise bu rant transferinin en çarpıcı şekilde yaşandığı ibretlik bir süreçtir. Türkiye petrol, petrol ürünleri ve petrokimya sektörlerinde örgütlü olan Petrol-İş, 1980’li yılların ortalarından beri bu alanlarda faaliyet gösteren kamu kuruluşlarının özelleştirilmesine karşı mücadelesini aralıksız sürdürdü.1990'lı yılların sonunda özelleştirilen yerli ve milli lastik fabrikası Petlas’ın ve milli akaryakıt şirketi POAŞ’ın satışına karşı başlayan eylemliliklerimiz ilerleyen yıllarda Tüpraş ve Petkim gibi diğer özelleştirme kararlarına karşı da devam etti. Sendikamız örgütlü olduğu tüm işyerlerinde özelleştirme sonrası sürecin takipçisi oldu. ancak hiçbirinde, poaş özelleştirmesi kadar devletin zarara uğratıldığı ve çalışanların mağdur edildiği bir örnek yaşanmadı” dedi.

 

NE YAZIKKİ HAKLI ÇIKTIK

Son olarak Yaşar,” POAŞ özelleştirmesinin ilan edildiği tarihte, kamuoyunu ve hükümet yetkililerini bu özelleştirmenin yaratacağı olumsuz sonuçlara karşı uyarmıştık. Günümüzde çeşitli haberlerle gündeme gelen POAŞ'ın özelleştirildiği dönemde, toplumsal sorumluluklarımızın gereği olarak bu tür olumsuzlukların yaşanabileceğini belirtmiştik. Bugün bir kez daha, POAŞ özelleştirmesini ve sonuçlarını hatırlatarak, sendikaların özelleştirmeler ve emekçileri ilgilendiren başlıklarda uyarı ve taleplerinin yerinde ve zamanında dikkate alınmasını toplumsal sorumluluğumuz gereği olarak bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunuyoruz” dedi

 

MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK

Kiralık işçi uygulaması, taşeronlaşma ve kıdem tazminatı hakkında da konuşan Yaşar, “Şu an işçilerin önünde büyük sıkıntılar var. Bunlar kiralık işçi uygulaması, taşeronlaşma ve kıdem tazminatı. Kiralık işçilikle alakalı 2012 yılında kiralık işçilik büroları kuruldu. Şu an meclisin gündemine geldi. Türk İş tarafından takip edildi. Şu an öğrendiğimiz kadarıyla konu askıya alınmış. Fakat bir bunun yeniden meclis gündemine gelme olasılığı nedeniyle basın açılamalarıyla hem kamuoyunu hem de işçileri bilgilendirmek için basın açıklamaları yapacağız. Şu an Türk İş dışında konuyu takip eden ciddi bir sendika yok. Kiralık işçi uygulaması yürürlüğe girerse sendikal örgütlenmeyi bitirecek bir konudur. Bu kabul edilebilir değil. Dolayısıyla bu konuda da mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.

 

1 MAYIS ÇANAKKALE’DE

Yaşar,” Taşeronlaşmada başbakanın ifade ettiği ‘750 bin kişiyi kadroya alacağız’ noktasındaki ifadesi çok önemlidir. Çok sevindik. Fakat daha sonrasında Maliye Bakanı’nın yaptığı açıklama maalesef bizi taşeron olarak kalmak daha uygun olduğunu gördük. Ancak bu konuda büyük bir belirsizlik yaşanıyor. Buradan da sizler aracılığıyla bunun mutlak düzenlenip, net bir şekilde ortaya konması gerektiğini söylemek istiyoruz. Kıdem tazminat fonuna ilişkin fikrimiz çok açık. Tüm sendikaların bu konuyla alakalı kırmızı çizgisinin olduğu ve geleceğimizi karartmaya dair herhangi bir şeyi kabul etmemizin mümkün olmadığı söylüyoruz. Ülkemizde 1 Mayıs’ a dair çeşitli spekülasyonlar yapılır ve 1 Mayıs’ın ardından da sıkılan gazlar ve ciddi bir şekilde insanların coplandığı ve ya engellendiği görüntülerle 1 Mayıs’ı geçeriz. Türk İş geçen hafta yapılan toplantıda 1 Mayıs’ı Çanakkale’de kutlama kararı aldı. Bildiğiniz gibi birçok düğünler artık davullu, zurnalı yapılmıyor, acılarımız var, şehitlerimiz var. Bu karar bu nedenle anıldı” ifadelerini kullanarak konuşmasını sonlandırdı. 


 

 

Bu Haber 608 Görüntülenmiştir
YORUMLAR
İsim Soyisim
E-Posta
Yorumunuz
DİĞER HABERLER :
Adnan Uyar bölge başkanı oldu
Balıkçı Dernekleri protestoya hazırlanıyor
Tüm Engelliler şubesi açıldı
İnşaat Mühendisleri Odası'nda mevcut başkan değişmedi
İnşaat Mühendisleri 8 Mart’ı kutladı