YAZAR HABERPapazların içi rahat, ya sizin
Papazların içi rahat, ya sizin
13.04.2016 09:43:06 Tarihinde Eklenmiştir.



 


İSTANBUL'un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet bütün mahkumları serbest bırakmış. Fakat bu mahkumların içinden iki papaz, fetihden önce Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve adaletsizlikler karşısında ona adaleti tavsiye ettikleri ve hakkı söyledikleri için hapse atılmış. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin ettikleri için bu beklemedikleri özgürlüğü kabul etmemişler.

Durum Sultan Fatih'e bildirilmiş. O da asker göndererek, papazları huzuruna davet etmiş. Papazlar hapisten niçin çıkmak istemediklerini Sultan Fatih'e de anlatmışlar. Fatih de o dünyaya küsen iki papaza şöyle demiş:

"Sizler İslam adaletinin yaşandığı memleketimi geziniz. Müslüman hakimlerin ve Müslüman halkımın davalarını dinleyiniz. Bizde de sizdeki gibi adaletsizlik ve zulüm görürseniz, hemen gelip bana bildiriniz ve sizler de evvelki kararınız gereğince zindana çekilerek halâ küsmekte haklı olduğunuzu isbat ediniz."

Sultan Fatih'in bu teklifi papazların aklına yatmış. Sultan Fatih’ten aldıkları tezkere ile İslam beldelerine seyahate çıkmışlar. Ve ilk vardıkları yerde bir hadiseyle karşılaşmışlar.

Bir Yahudi, bir Müslümandan bir at satın almış. Fakat hiçbir kusuru yok diye satılan at hasta çıkmış. Yahudinin ahırına gelen atın hasta olduğu daha ilk akşamdan anlaşılmış. Yahudi sabırsızlıkla sabahın olmasını beklemiş, sabah olunca da erkenden atını alıp kadının yolunu tutmuş. Fakat olacak ya, o saatte de kadı henüz dairesine gelmemiş olduğundan bir müddet bekledikten sonra adam kadının gelmeyeceğine hükmederek atını alıp ahırına götürmüş. Atını alıp götürmüş ama at o gece ölmüş.

Hadiseyi daha sonra öğrenen kadı, atı alan yahudiyi çağırtıp meseleyi şu şekilde halletmiş….

"Siz ilk geldiğinizde ben makamımda bulunsaydım, sağlam diye satılan atı sahibine iade eder, paranızı size iade ettirirdim. Fakat ben zamanında makamımda bulunamadığımdan hadisenin bu şekilde gelişmesine ben sebep oldum. Atın ölümünden doğan zararı benim ödemem lazım" deyip, atın parasını Yahudiye vermiş.

Papazlar İslam adaletinin bu derece ince olduğunu görünce parmaklarını ısırmışlar ve hiç zorlanmadan bir kimsenin kendi cebinden mal tazmin etmesi, bu kişinin de mahkemenin kadısı olması karşısında hayret etmişler.

Mahkemeden çıkan papazlar daha fazla gezmelerinin lüzumsuz olduğunu anlayıp doğru İstanbul'a Fatih Sultan Mehmet’in huzuruna gelmişler ve şahit oldukları hadiseyi de aynen nakledip şöyle demişler:

"Bizler artık inandık ki, bu kadar adalet ve biribirinin hakkına saygı ancak İslam dininde vardır. Böyle bir dinin mensupları 'başka dinden olanlara bile' bir kötülük yapamazlar. Dolayısıyla biz zindana dönme fikrimizden vazgeçtik, sizin idarenizde hiç kimsenin zulme uğramayacağına inanmış bulunuyoruz."

Evet muhterem müminler. Türk milletinin kurduğu ve yönettiği İslam beldelerinde bu ve buna benzer örneklerin çokluğundan bahsetmeme gerek yok. Sizlerin de malumudur, herkes çok iyi bilirki İslam dini adalet ve hukuk dinidir.

Gelelim günümüze. Sizce ülkemizdeki herkes kendini bu iki papaz kadar güvende hissedebiliyor mudur?

Sizlerin vicdanlarına bırakarak günümüzde böyle bir adalet anlayışının varlığından söz edebilir miyiz diye düşünmenizi isterim. Mahkemelerimizde son 10 yılda yaşanan tezatlıkları, suçsuz olduğu halde içeride yılları heba olanları, suçlu olup dışarıda cirit atanları, cezaevinden çıkıp, kendini cezaevine haksız yere atanları dava edenleri ve buna benzer birçok komediyi sizler de görmüş veya duymuş olmalısınız.

Mahkemelerin adamına göre karar verdiği, belediyelerimizin maalesef hizmette bile adalet sağlayamadığı bir zamanda Hazreti Fatih'in sürekli adının düzenlenen her etkinlikte zikredilmesine rağmen adaletinden eser olmaması sizleri de üzüyor olmalı.

Hele bu adaletsizlikleri yapan ve savunanların bu bizim nacizane yazdıklarımızı bizden kat kat fazla biliyor olması daha da düşündürücü değilmi.

O iki papazın erdemine sahip değilim. Kendimi toplum yaşamından dışlayamam ama, gazetemizin bana müsaade ettiği kelam özgürlüğüne şükranlarımı sunarak, sesimi duyan herkese haykırmak isterim ki….

Her alanda iyiye doğru aşama kaydeden, ileri ülkelerle boy ölçüşen ülkemiz adalet ve eşitlik alanında hızla irtifa kaybediyor. Bu da toplumun birbirine hayıflanmasına ve birbirine karşı hoş olmayan duygular beslemesine, elbet sıra bize gelir hislerine neden oluyor. Gelin ilk önce şehrimizi yöneten ve etraflarındaki sis ve buluttan dolayı yaşananları görmeyen yerel yöneticilerimizden başlayalım ve ilk gördüğümüz yerde Allah’ın adaleti emrettiğini en naif ve düzgün bir üslup ile söyleyerek sevabına nail olalım inşallah….

Selam ve dua ile....

 

 

Bu Haber 512 Görüntülenmiştir
Ekleyen Yazarın Mail Adresi : kocaeli@kopiservis.com.tr
YORUMLAR
İsim Soyisim
E-Posta
Yorumunuz
DİĞER HABERLER :
Vallahi talibim
Gavur İzmir…
Dinimizde bunlar yok
Suskunluğun Yükü…
En uzak mesafe…