YAZAR HABERCHP’den kaçmış yavaş yavaş
CHP’den kaçmış yavaş yavaş
21.04.2016 13:16:44 Tarihinde Eklenmiştir.



 

 

  Zıt kutuplarda siyaset yapanların DNA’sı gittikleri partiyle ve içindekilerle uyuşması çıkar ilişkilerini bir yana bırakırsak imkansızdır.

  MHP’li birinin CHP’de ya da DSP’li birinin AKP ve MHP’de siyaset yapması bana göre tamamen çıkar ilişkisidir, vatandaşı kandırmaktır.

  CHP yıllardır bünyesi dışındaki isimlerle bir rüzgar estirmeye çalıştı ama hep akıntıya kapıldı.

  Özellikle son yerel seçimlerde ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde seçmenin karşısına devşirme adaylar çıkardı.

  Sözüm ona topluma hitap eden adaylar bunlar.  

  Daha da açmak gerekirse AKP’ye oy veren seçmenlerin oylarını alabilmek için sağlaşma politikası uyguladı.

  Peki sonuç ne oldu?

  Sonuç değişti mi, tabiî ki hayır.

  Hatta kendi tabanından bile oy kaybetti CHP.

  Bunları anlatmamın sebebi geçtiğimiz günlerde ‘CHP’de Mansur Yavaş şoku yaşanıyor’ diye ulusal basında haberlerin yer alması.

  2014 yılında CHP'nin MHP'den transfer ettiği Mansur Yavaş yeni partisinde 2 yılı doldurmadan istifa etti.

  Gazetelerde “Mansur Yavaş 2014 yılındaki yerel seçimlerde büyük umutlarla CHP'ye transfer olmuştu” diye yazıyordu.

  Malumunuz Mansur Yavaş, Melih Gökçek'e karşı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday gösterilmişti.

  Hani şu CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun şirin gözükmek için beraber dolaşırken halka bozkurt işareti yaptığı Mansur Yavaş…

  Partisi MHP tarafından tekrar aday gösterilmemesi nedeniyle 21 Aralık 2013 tarihinde   

  Cumhuriyet Halk Partisi Merkez Yönetim Kurulu kararıyla parti üyeliğine kabul edilen Yavaş.

  CHP’den gitme hazırlığındaki Mansur Yavaş’ın MHP'de genel başkan adaylığını açıklayıp olağanüstü kurultay girişiminde bulunan Meral Akşener ile birlikte hareket edeceği iddia ediliyor.

  Ne diyelim hayırlı olsun.

  Su akar, yolunu bulur.

  Tüm bu yazılan çizilenlere sessiz kalmayan Yavaş, twitter hesabında;

"Açıklamamdır. Basında CHP’den istifa ettiğim yolunda haberler çıkmıştır. Ve bu istifa MHP kongresiyle ilişkilendirilmektedir. Adaylık süreci bittikten sonra karşılıklı nezaket içerisinde siyasete ara vermiştim. Bu yeni bir durum değildir..." demiş.

  Aslında kaş yapayım derken göz çıkarmış bu açıklamasıyla.

  Kılıçdaroğlu’na ve kendisine oy veren CHP’lilere de ayıp etmiş.

  Meğer seçim biter bitmez CHP’den kaçmış yavaş yavaş…

 

------------------

 

‘Siyaset yürek işi’


  Geçtiğimiz günlerde CHP İzmit İlçe Örgütü tarafından düzenlenen ‘Gençlik Buluşuyor’ programında CHP Gençlik Kolları eski Genel Başkanı Ayhan Yalçınkaya’dan çok İzmit İlçe   Gençlik Kolları Başkanı Devrim Bal’ın konuşması dikkatimi çekti.

  Devrim Bal, basından ve sosyal medyadan tanıdığım kadarıyla özü sözü bir insan.

  Kimseden çekinmeden içinden geçenleri söylüyor.

  Programda kısa bir konuşma yapan Devrim Bal, “Türk milletinin gençleri, siyasetin kirlenmeyen ve kirlenmeyecek yüzüdür.

  Bu bakış açısı gençleri daha şanslı bir duruma getiriyor.

  Biz siyasetin kirlenmeyen yüzü olarak kalmak zorundayız.

  Siyaset, göğsünün üzerinde şişkin cüzdan taşıyanların işi değil, göğüs kafesinin altında yürek taşıyanların işidir.

  CHP gençleri olarak şu an birlik olarak gözükmesek de bundan sonra birlik olmalı ve hızlı bir şekilde örgütlenmeliyiz” ifadeleriyle yine büyüklere adeta mesaj verdi.

  Önemli olan bu mesajların yerine ulaşıp ulaşmaması.

  Eee ne diyelim, kiminin cüzdanı, kiminin de yüreği büyük.

  İkisinin aynı anda olması biraz mucize…

  Şişkin bir cüzdan ceketin sol cebine konulduğunda yüreğe biraz fazla baskı yapıyor…

  Ondan olsa gerek…

 

-----------------------------

 

Şu kafa-göz meselesi

 

  İl Başkanı Cengiz Sarıbay’dan sonra Haydar Akar da aynı konuya temas etti.

  Hangi konuya olacak, tabiî ki kafa göz yarma konusuna.

  Konu dönüyor, dolaşıyor kafa göz patlatma meselesine geliyor.

  CHP Kartepe Örgütü’nün danışma meclisi toplantısında kürsüde konuşma yapan Milletvekili ve PM Üyesi Akar da aynı Sarıbay gibi kol kırılsın yen içinde kalsın demek istedi ve benzer cümleleri sarf etti.

  CHP’de ki bu öfkenin sebebini anlamış değilim.

  Neden birbirlerinin kafasını yarmak, gözünü çıkarmak istiyorlar?

  Kapalı bir toplantı salonunda birbirlerine şiddet uygularlarsa sorun orada çözülmüş mü olacak?

  Hadi kırıp dökmeyi de geçtim, yüksek sesle kavga edercesine bağırmakla her şey yoluna mı girecek, CHP’nin oyları mı artacak?

  Bunca yıldır birçok siyasi partiyi takip ettim, hiçbir partide böyle bir söylem duymadım.

  Basına kapalı bir ortamda birbirimize içimizi dökelim, eteklerimizdeki taşları dökelim deseler anlayacağım.

  ‘Kafa ve göz’ üzerine daha önceki haftalarda yorumumu yaptığım için bu kez hem psikolojik, hem sosyolojik açıdan yorum yapmayı siz değerli okuyucularımıza bırakıyorum.

  Şiddetten ve ölümlerden uzak günler dileğiyle…


 

 

Bu Haber 1265 Görüntülenmiştir
Ekleyen Yazarın Mail Adresi : haberci.ugur@gmail.com
YORUMLAR
İsim Soyisim
E-Posta
Yorumunuz
DİĞER HABERLER :
Karne ve zeka
Döneriniz bol olsun…
Nevzat Doğan üstüne düşeni yapmaya hazır
Kral Çıplak
AMATEM için bütçe hazır