YAZAR HABERBu laiklik ne menem şey…!
Bu laiklik ne menem şey…!
01.05.2016 15:30:20 Tarihinde Eklenmiştir.



 

 

Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın “Dindar Anayasa” çıkışı kıyametleri kopardı,

Laiklik yeni Anayasa da olmamalı söylemi büyük tepkilere neden oldu.

Kimisi çıkıp “Laiklik kırmızı çizgimizdir” dedi, kimisi “laiklik adam olmaktır dedi”.

Ama Anayasamıza girdiğinden bu yana kimse şu laikliğin tanımını adam akıllı yapamadı.

Fransa’da “Devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir” diye tanımlanırken,

Bizde o kadar çok yansımasını gördük ki ne anlama geldiğini hala anlayabilmiş değiliz.

Din ve Devlet işlerinin birbirinden ayrılması diye kolay ve basit bir tanım söylene geldi.

Peki, biz laikliğin tarihimiz boyunca hayatımıza ne gibi yansımalarını gördük bir hatırlayalım.

İlk Muhalefet Partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 17 Kasım 1924 yılında kapatıldı,

Kapatılma gerekçesi neydi diye baktığımızda o müthiş tehdit çıkıyor karşımıza “İRTİCA”.

Tarihler 27 Mayıs 1960’ı gösterirken Türkiye’de bir askeri darbe görüldü,

Bu darbe sonucu Başbakan ve iki Bakanı İdam edildi.

Neydi darbenin gerekçesi “İrticai faaliyetler ve laiklik ilkesinin tehlikeye girmesi”

28 Şubatta post modern bir darbe yapıldı bu darbenin gerekçesi farklı mıydı hayır.

Tarih 16 Ocak 1998 iken yine benzer nedenlerle Refah Partisi kapatıldı.

Tarih 2 Mayıs 1999 milletin oyları ile Fazilet Partisinden Milletvekili seçilmiş,

Meclise olağan hali olan tesettürü ile giren Merve Kavakçı hayatının şokunu yaşadı,

Başbakan Ecevit “Bu kadına haddini bildirin” talimatını verir vermez,

Merve Kavakçı seçilmiş bir Milletvekili olduğu halde protestolar sonucu,

Dışarı dışarı sloganları ile beraber Meclisi terk etmek zorunda kaldı.

Peki, bunlar ne adına yapıldı, tabii ki Laiklik ilkesi adına yapıldı.

Biz laikliği hep böyle olaylarla tanıdık, hatırladık…

Bittimi elbette hayır, laiklik adına Ak Parti’de kapatılmak istendi,

14 Mart 2008 tarihinde “Laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği” gerekçesiyle,

Partinin kapatılması, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere,

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve 71 kişinin 5 yıl süre ile siyasetten uzaklaştırma talebiyle,

Anayasa Mahkemesine dava açıldı. İddianame 31 Mart 2008 günü kabul edildi.

30 Temmuzda görülen dava partinin kapatılmamasına fakat

Hazine yardımının belirli bir oranda kesilmesine karar verdi.

İşte biz laikliği hep bu şekilde sahne alırken gördük, hep dinin karşısında,

Hep Milletin değerlerinin karşısında, Milletin kararlarının üstünde.

Yoksa bir kavram olarak ortada duran laiklik ile bir zorumuz yok,

Biz her yaşam tarzına saygı duyan, her anlayışa aynı mesafede duran,

İnsanlara bir yaşam biçimi dayatmayan bir sistem istiyoruz.

Kimsenin başörtüsüyle de, mini eteğiyle de derdi olmayan,

Kimsenin namazına da alkol almasına da karışmayan bir sistem,

Ama sakın bize kamusal alan dayatması gibi saçmalarla gelmeyin.

Anlatamadığımız bir mesele var İslam sadece bir din değil bizim için,

İslam bir Müslüman’ın sabahından akşamına kadar hayatının içinde olan,

Ticarette de, Siyasette de, Sosyal hayatta da nasıl davranacağını belirleyen,

Hayatının her anına bir ölçü ve nizam getiren bir sistem İslam…

Bakın laikliğin anavatanı olan Fransa’da günümüzde yaşanan bir hadise,

Fransa Futbol Federasyonu statlarda Namaz kılan futbolculara ceza verdi.

Soyunma odaları veya stadyumların çeşitli yerlerinde namaz kılan futbolcular,

İkişer maç cezaya çarptırıldılar, Fransa Futbol Federasyonu ceza nedenini şöyle açıkladı:

“Namaz kılan futbolcular laiklik tüzüğünü ihlal ettiklerinden ceza almışlardır”

Federasyon Başkanı ise “Kimseyi dininin gereğini yapmaktan alı koymak istemiyorum, ama b işi daha uygun bir yerde yapsınlar” açıklamasında bulunmuş.

İslam bizim yaşam biçimimiz bunu artık herkesin anlaması ve saygı duyması gerekiyor.

Ne Atatürk, ne de Laiklik düşmanıyız, dinimize saygısızlık yapan, değerlerimize hakaret eden,

Bizi kulluk vazifemizi yapmaktan alı koymaya çalışan kim olursa olsun,

Karşısında olacağız ve mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz.

İstediğimiz özgür, her kesime ve her vatandaşına aynı mesafede yaklaşan bir sistem.

Yasakçı ve din düşmanı bir yaklaşımı kabullenmiyoruz adı ne olursa olsun.

 

 

Bu Haber 597 Görüntülenmiştir
Ekleyen Yazarın Mail Adresi : muradergelen@gmail.com
YORUMLAR
İsim Soyisim
E-Posta
Yorumunuz
DİĞER HABERLER :
Bir CHP değil bin CHP feda olsun…!
CHP’nin sözlüğü
Erdoğan Başkanlık sistemini istemiyor mu?
Helal olanı yasal olanla örtüştürmek
Ne yazalım şimdi…?