YAZAR HABERTürkmenler iki ateş arasında
Türkmenler iki ateş arasında
04.05.2016 13:40:50 Tarihinde Eklenmiştir.



 

 

IRAK Türkmenleri yani Irak'taki soydaşlarımız, 2003 yılında başlayan ABD işgalinden beri gün yüzü görmediler diyebiliriz.

Telafer şehri gece gündüz IŞİD’in ağır silahlarının ateşi altında. 250 binden fazla Türkmen soydaşımız evinden yurdundan oldu, göçmen durumuna düştü.

Ne acıdır ki, soydaşlarımız sınırımızın hemen dibinde. Kış ve yaz aylarının ağır tabiat şartları altında hayat mücadelesi veriyorlar.

IŞİD denen laboratuvar ürünü terör örgütü de Beşir köyünü ve Tuzhurmatu kasabasını haftalardır çember altına almış, Türkmen mahalle ve evlerine saldırıyor.

Ancak Türkmenlerin çelik yürekli erleri karşısında kirli emellerine halen daha ulaşamayan IŞİD denen terör örgütü kimyasal silah kullanarak Tazehurmatu kasabasına hardal gazı ile saldırmaya başladı ve onlarca Türkmen soydaşımız şehit oldu. Yüzlerce de yaralımız var…

Ayrıca sözde, IŞİD ile mücadele etmek için ABD tarafından peşmergelere verilen silahlar, ne yazık ki daha önce yüzlerce kez uyardığımız gibi oldu ve Türkmen soydaşlarımıza karşı kullanılmaya başlandı.

Sözün kısası, soydaşlarımız iki düşman ateşi arasında çaresiz kaldı.

Amerikan artığı silahları kuşanan peşmergeler de bir haftadan beri Türkmen ilçesi Tuzhurmatu’ya tanklarla ve toplarla saldırmaya başladılar. Tuzhurmatu’nun hâkimi olan Türkmen nüfus ve Tuzhurmatu'nun coğrafi konumu sözde Kürdistan devletinin kurulmasındaki öneminden dolayı yaşatılan insanlık dışı saldırılar Türkiye'nin müdahalesi olmaksızın duracağa benzemiyor.

Türkmenleri yıldırmak için her yolu deneyen peşmergeler Tuzhurmatu’da fitne çıkarıp halkı kışkırtıp ve iç savaş çıkarmakta ve Türkmen halkı göçe zorlamaktalar.

Bir ay önce de yine peşmergeler ağır top ve silahlarıyla Tuzhurmatu’nun mahallelerine saldırdı. Ne acıdır ki,orada da çok sayıda şehidimiz ve yaralımız var.

Türkmen evleri dükkanları yakılıp tahrip edildiği için hayatlarını idame etmekte çok zorlanıyorlar. Son aldığımız bilgiye göre ilçenin belli yerlerine keskin nişancılar yerleştirerek rast gele sivil Türkmenleri katlediyor.

Saygıdeğer okuyucularımız ….

Peşmergelerin Tuzhurmatu’ya saldırılarında şehit düşen kadın erkek, çoluk çocuğun resimlerini sosyal medyadan, Türk milliyetçilerinin yer aldığı soydaşlarının acılarına duyarsız kalmayan az sayıdaki yazılı ve görsel basından takip ediyorsunuzdur. Peşmergelerin insanlık dışı davranışları, ellerinde balyozlarla Türkmen hanelerinin kapılarını kırmaları ve Türkmen evlerinin talan edilişini görüyorsunuz.

Peki tüm bunlara rağmen ülkemiz sizce bu durumda ne yapıyor?

Ülke olarak bölücü örgüt PKK için sık sık “geriye dönüşü yok” diyoruz ve “terör olayı bitene kadar operasyonlar devam edecek” diyoruz ya!

Terörü besleyen himaye eden Talabani ve Barzani gruplarını neden göz ardı ediyoruz. Bunu hem biz hem de bütün dünya biliyor!

Maalesef bölücü örgüt PKK’nın yuvaları kampları Barzani bölgesinde sefa sürüyor. Hastaları Erbil hastanelerinde tedavi görüyor, militanları eğitiliyor. Bu Barzani de hatırlayacağınız üzere kısa bir süre önce "Türkiye seninle gurur duyuyor" diye karşılanmıştı

Evet şaşırmayın, bu Barzani aynı Barzani.

Telefon açıp Türkmen katili Barzani'ye de "edi bese" denmesi gerekmiyor mu?

Türkiye sana lanet okuyor denmesi gerekmiyor mu?

Orada Türkmen kardeşlerimizin acılarını sadece gıda yardımıyla ve hastaları Türkiye hastanelerinde tedavileriyle geçiştirmenin yetmeyeceğini hepimiz biliyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün Türk dünyasındaki kardeşleri için yapması gereken bir vazife koruma ve kollama görevidir. Bu da acilen yerine getirmelidir.

Devletimiz Mısır'a, Filistin'e gösterdiği duyarlılığı öz be öz soydaşımız olan, dindaşımız olan Türkmenlere de acilen göstermelidir.

Herkes bilsin ki, akan Müslüman Türk'ün kanıdır.

Acilen askeri önlemler ve müdahale gerekiyor. Bugün Irak'ta Suriye'de Türk varlığına sahip çıkılmaz ise bunun bir adım sonrası sınır şehirlerimizdir.

Kökünü kurutmaya çalıştığımız bölücü örgütün uzantıları Türkmen soydaşlarımızı canice baskınlarla katlederek, intikam almaya çalışıyor.

Bir taraftan IŞİD diğer taraftan peşmergelerin ateşi arasında kalan Türkmenlere Irak hükümeti kör ve sağır taklidi yapıyor, kılı dahi kıpırdamıyor. Irak hükümeti akan Türkmen kanına seyirci kalabilir. Bu o soysuzlara nankörlere yakışır ancak Türk devleti, Türk hükümeti, Türk ordusu ve bütün Türk halkı bu vahşete seyirci kalamaz. Oradaki Türk varlığını korumak ve kollamak devletimizin boynunun borcudur.

Tuzhurmatu’da akan kan bizim kanımızdır. O kanı da sarmak ve akıtandan en ağır hesap sormak da bize düşer. O bölgeye yapılacak müdahale Türkmen katliamına son vereceği gibi, içeride yaptığımız bölücü örgütü yok etme operasyonlarımıza da çok büyük katkısı olacaktır.

Ben bir Türk milliyetçisi olarak devletimi idare edenlerden Türkmen soydaşlarımıza acilen sahip çıkmasını, askeri tedbirler almasını istiyorum. Katliamı duyurmak, protesto etmek, zulmü haykırmak, yakınmak bizlere düşer.

Ancak devlet terörden yakınmaz, terörü iç ve dış uzantıları ile birlikte yok eder .

Ve inşallah tez olur….

Selam ve dua ile...

 

 

 

Bu Haber 438 Görüntülenmiştir
Ekleyen Yazarın Mail Adresi : kocaeli@kopiservis.com.tr
YORUMLAR
İsim Soyisim
E-Posta
Yorumunuz
DİĞER HABERLER :
Vallahi talibim
Gavur İzmir…
Dinimizde bunlar yok
Suskunluğun Yükü…
En uzak mesafe…