TARİH 18.10.2017 SAAT 04:51:04

03.06.2017 Cumartesi - 16:05

Yarın 5 Haziran Dünya Çevre Günü…

Birleşmiş Milletler Örgütü 1972 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de 133 ülkenin katılımı ile düzenlediği zirvede, 5 Haziran tarihinin “Dünya Çevre Günü” olmasını oybirliği ile kabul etmişti.

Çok ironik biçimde bu anlamlı gün yaklaşırken dünya, ABD Başkanı Donald Trump’ın, 2015 tarihli Paris İklim Değişikliği Anlaşması’ndan çekilme kararı almasını tartışıyor.

***

Avrupa öfkeli:

“Biz, Fransa, Almanya ve İtalya’nın hükümet ve devlet başkanları olarak, ABD’nin iklim değişikliğine ilişkin evrensel anlaşmadan çekilme kararını esefle karşılıyoruz. Paris Anlaşması, iklim değişikliğiyle etkin ve zamanında mücadele etmek ve 2030 sürdürülebilir kalkınma hedeflerini uygulamak için ülkelerimiz arasındaki iş birliğinde temel olmayı sürdürüyor.”

Avrupa Parlamentosu’nun eski Başkanı Martin Schulz:

“İklim anlaşmasından çekildiğiniz gibi iklim değişikliğinden de çekilemezsiniz Sayın Trump. Gerçeklik sizin geçiştirdiğiniz başka bir siyasetçi değil.”

Eski Polonya Çevre Bakanı, çok önemli bilim insanı Prof. Maciej Nowicki:

“İklim Trump’a rağmen korunmalıdır. İklimi korumak uzun vadeli ve küresel bir süreçtir ve artık insanların hayatlarını 1.5 C derecenin üzerindeki ısınmadan korumak için hızlanmamız gerekmektedir. 2013 yılında kabul edilen Paris Anlaşması bu çalkantıları atlatacaktır.”

***

İyi de dünya böyle ayağa kalkarken Trump neden böyle bir şey yapmaya çalışıyor?

Bence bu sadece Trump’ın karakteriyle ilgili bir durum değil.

Dünya değişiyor.

Dünyanın güç dengesi değişiyor. ABD’nin tek patron olduğu dönem bitiyor.

Rusya askeri- stratejik bir güç. Çin ekonomik bir güç ve askeri olarak da hızla yükseliyor. Avrupa stratejik bir lokomotif. Ve bölgesel güçler: İran, Türkiye, Hindistan ve Brezilya gibi ülkeler var.

Bu değişim dünyanın dengesini bozuyor.

Ortadoğu bu yüzden kanıyor.

***

Trump ve çevresindekiler, rol kaybetmenin önüne geçmek için ekonomik avantajlar elde etmeye global sorumluluklarından kaçmaya çalışıyor.

Ama tutmaz.

Bir dünya var ve onun üzerinde hepimiz söz hakkına sahibiz.

Ve de çevresel gerçekler var.

İklim anlaşması ABD ve Trump’a rağmen devam edecek.

Çocuklarımız için, torunlarımız için; insanlık için.

Bu karne başka karne!

İş ciddiye bindi!

Haber başlığı ulusal basından:

Erdoğan düğmeye bastı! Memnun etmeyen belediye yanacak

Özeti şöyle:

AK Parti, iktidar olmalarında büyük etkisi olan belediyeleri tekrar mercek altına almaya kararlı. Bunun için bir ekip kurulacak, vatandaşın en çok şikâyet ettiği konular Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulacak.”

***

Ne demek bu biraz açalım.

İktidara gelmelerinde belediyelerin icraatlarının ve performanslarının etkili olduğunu bilen AK Parti, 2019’daki seçimlerde istenilen hedefleri yakalamak için belediyelerin çalışmalarına yeniden ağırlık verecek.

Bunun sinyallerini Erdoğan 16 Nisan’dan bu yana veriyor.  Ben de Recep Tayyip Erdoğan “Çat kapı” meselesini dillendirdiğinden beri değişimin belediyelere kadar uzanacağını yazıyorum.

Ancak bu habere göre değişim öyle çok hızlı olmayacak gibi…

Acele edilmeyecek ve hata yapma ihtimali aza indirilecek.

***

Nasıl bir yol izlenecek, hemen söyleyelim: Belediyelere ‘memnuniyet karnesi’ çıkartılacak. Ulusal basında yer alan bilgiler şöyle:

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) ve AK Parti İletişim Merkezi (AKİM) tarafından gelen bütün talep ve şikayetler izlemeye alınacak. Vatandaşın en çok şikayette bulunduğu konular tespit edilerek rapor hâlinde periyodik olarak Cumhurbaşkanlığına sunulacak.

Bunların yanı sıra, vatandaşa sunulan hizmetlere, icraatların zamanında yapılıp yapılmadığına, belediyenin devraldığı borç yükünün hafifleyip hafiflemediğine bakılarak ilgili belediye başkanından rapor alınacak.

Ayrıca il teşkilatlardan da belediyelerle ilgili rapor gelirken Genel Merkez de il ve ilçelere gidip yerinde inceleme yapacak. Tüm bu çalışmalar ayrı ayrı rapor haline getirilecek ve belediye başkanı çağrılıp müzakere edilecek. Yapılan çalışmalardan elde edilecek sonuçlar, 2019’daki seçimlerde adayların belirlenmesinde en önemli kriterlerden biri olacak.”

***

Evet, Ak Parti’de işler çok sıkı tutulacak. Artık belediye başkanları başarısı sıkı denetlenen birer öğrenci gibi olacaklar.

 

Yalnızlığa Övgü

Hadi bu pazar Özdemir Asaf şiiri paylaşalım:

“Mutluluğun gözü kördür,

Yalnızlık sağır.

Ondandır biri tökezleyerek yürür,

Öbürü uykusunda bile bağırır.

Mutluluk yalnız kendisini görür;

Unutur bu yüzden ilkin kendisini.

Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür,

Boyuna bekler dönsün diye sesini.

Mutluluk alışır kendisine, ölümden beter;

Borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz.

Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur;

Boyuna kapısına döner, açan olmaz.

Mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var

Her ikisinin de saksılarında çiçek.

Biri hep başka bir renkle solar,

Öbürüyse ha açtı, ha açmayacak.”

Kademeli

fiyat meselesi

İnce uzun bir coğrafyada yaşıyoruz. Güzergahlar uzun ancak şehrin bir ucundan diğerine giden sayısı az genellikle daha kısa yolcu hareketleri var.

Ancak şehir içi araçlarında tek fiyat var: 2 lira 30 kuruş.

Şimdi yine zam meselesi gündemde… Ancak aynı anda kademeli fiyat meselesi de dillendiriliyor.

Bence düşünülmeli, değerlendirilmeli. İstatistikler yolcu lehine kullanılmalı.

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.