TARİH 24.01.2018 SAAT 04:54:13

14.12.2017 Perşembe - 16:14

Geçtiğimiz günlerde ülke olarak tarihi anlara tanıklık ettik.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın kendi koltuğunu garantiye almak için attığı Kudüs adımına Türkiye Cumhuriyeti ve lideri Recep Tayyip Erdoğan’dan müthiş bir hamle geldi.

İslam Birliği Teşkilatı’nın dönem başkanı olan Türkiye hemen üye ülkeleri acil bir toplantıya çağırdı.

Yapılan görüşmeler neticesinde toplantıda Amerika Birleşik Devletleri’nin attığı bu adım yok hükmünde sayıldı.

Daha da önemlisi atılan bu adıma karşılık olarakta Doğu Küdüs’ün Filistin’in başkenti olduğu deklare edildi.

Böylelikle Amerika’nın “İsrail’in başkenti Kudüs” dayatmasına onlarca ülkenin desteği alınarak karşı gelindi.

Bu karar Türkiye açısından ve üstlendiği misyon açısından tarihi bir başarıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, her ne kadar kendi elleri halifelik makamını kaldırmış olsa da aldırabildiği bu karar ile İslam coğrafyasındaki liderliğini bir kez daha ispat etmiştir.

Türkiye’de toplanan onlarca ülke Amerika’ya “Ey Amerika, dünya sadece senden ibaret değil” diye haykırmıştır.

Hayırlı olsun.

 

Neden Doğu Kudüs?

 

Yapılan bu açıklamada Doğu Kudüs tanımına takılanlar olabilir.

Hatta işi ileriye götürüp neden Kudüs değil de Doğu Kudüs diyerek Türkiye’yi ve liderini ihanetle suçlayanlar olabilir.

Hemen bunun nedenlerini irdeleyelim.

Öncelikle bilinmesi gereken nokta Kuran-i Kerim’de çevresinin mübarek kılındığı müjdelenen Mescidi Aksa ve İslam dünyası için kutsal sayılan tüm bölgeler Doğu Kudüs’tedir.

Peki Kudüs nasıl ikiye bölündü?

Bunun için 1948’e kadar gitmek gerek.

1948 yılında Arap-İsrail savaşları sonucunda gerçekleşen bir olay.

Kaybedilen bu savaş sonucunda Kudüs ikiye bölündü.

Doğu Kudüs diye tabir ettiğimiz kısım çok büyük bir çoğunluğu Müslümanlardan oluşan ve hristiyanları da içinde barındıran Filistinliler’e kaldı.

Batı Kudüs’e ise İsrail’in  kontrolüne geçti..

Bu durum 1967’ye kadar sürdü.

1967 yılındaki Altı Gün Savaşlarının ardından Doğu Kudüs de İsrail hakimiyetine girdi.

Fakat bu hakimiyet meşru görülmedi.

Hem de Birleşmiş Milletler tarafından.

Kasım 1967 yılında Birleşmiş Milletler konseyinin kararı ile İsrail’e işgal ettiği topraklardan çekilme çağrısı yapıldı.

Fakat İsrail dünyanın yaptığı bu çağrıya kayıtsız kaldı.

Bu da yetmezmiş gibi dünya ülkelerini yok sayarak Doğu ve Batı Kudus’ün tamamını başkent olarak ilan etti.

BM’de bir karar alarak İsrail’in Doğu Kudus’ü ilhak ettiği kararına vardı.

Yani İsrail’in BM kararıyla işgalci olduğu resmileştirildi..

İşte şimdi ABD attığı adımla BM üyesi ülkelerin bu kararını da yok saydı.

Dünyaya “patron benim” demek istedi!

Peki İslam Birliği Teşkilatı dönem başkanı olarak biz ne yaptık?

BM tarafından Filistin Devleti toprağı olarak görülen Doğu Kudüs’ü başkent ilan ettik.

Doğu Kudüs diyerek de tüm dünyaya “Dünya Amerika’dan büyüktür” mesajı verdik.

Eğer biz bu açıklamayı tüm dünyanın Filistin toprağı olarak tanıdığı Doğu Kudüs değil de Kudüs olarak yapsaydık Amerika’nın yapmış olduğu dayatmanın benzerini yapacak ve komik duruma düşecektik.

Yani stratejik bir kelime oyunu ile aslında hedefimize ulaştık.

Şimdi etrafınızda neden Kudüs değilde Doğu Kudüs diye soran ve bu açıklamayı çarpıtmak isteyen olursa hemen yüzüne BM’nin bu kararını vurun.

Eğer bu kararı bildiği halde çarpıtmaya devam ediyorsa, o zaman yüzüne tükürseniz de olur….

 

 

Suud halkı ne zaman uyanacak?

 

Dünya bir haftadır Amerika’nın tek taraflı aldığı karar ile çalkalanıyor.

Ama nedense bazı İslam ülkelerinden çıt yok!

Hadi Birleşik Arap Emirlikleri’nin zaten ne halde olduğunu biliyoruz da Suudi Arabistan neyi amaçlıyor?

İslam dünyasının kutsal mekanlarına ev sahipliğini yapan Suud bu durumdan hiç mi utanmıyor?

Göreve geldiği ilk zamanlarda yaptıkları ile gönlümüzü kazanan Kral Selman neyden korkuyor?

Olayın ardından bir hafta geçtikten sonra Amerika’yı sinek vızıldar gibi kınaması ne sebepten?

İşin daha da kötüsü, Suud  rejimi tüm bunları yaparken Suud’da yaşayan Müslüman halk nasıl bir gaflet uykusundadır ki bir türlü uyanmıyor!

Korkarım uyandıklarında her şey için çok geç olacak!

 

 

 

 

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.