TARİH 24.01.2018 SAAT 04:55:49

14.12.2017 Perşembe - 16:12

 

DARBE gerçeğinin çok iyi anlatıldığı Kartepe Zirvesi Deklarasyonu’nun yalnızca Türkiye için değil, dünya için büyük öneme sahip olduğunu dün belirmiştim.

Çünkü bu deklarasyon, emperyalizmin kendi nizamını korumak için “sömürülecek” sınıfına soktuğu ülkeleri darbelerle, iç savaşlarla, ekonomik müdahalelerle “yola getirme” çabasında olduğunu ifade ediyor.

Ve o “yol” da, fakirleşme, sömürülme ve savaş…

Bu deklarasyon Birleşmiş Milletler’in öncülüğünü yaptığı Batı dünyasına çok önemli bir çağrı niteliğinde…

***

Örneğin, “Darbelere İzin Vermeyen Dünya Düzeni İçin” başlığını size özetlemek istiyorum.

Bir: Darbe ve darbe girişimleriyle ülkeler; araçsallaştırılmış cuntaların, terör örgütlerinin kıskacındadır. Bunlardan birisi olan FETÖ, 15 Temmuz’da Türkiye’de darbe ve işgal girişiminde bulunma cüretini gösterebilmiştir.

İki: Dünyanın her yerinde FETÖ ve benzeri örgütler, illegal ya da legal görünümlü faaliyetleriyle uluslararası hareket kabiliyetine ulaşmıştır.

Üç: Terör ve darbe girişimleri ile tüm insanlık için tehlike arz eden örgütlerin şirketleri, kurumları ve her kademeden mensupları; cezalandırılmaları gereken demokrasi ve hukuk sistemlerini korunak haline getirmiştir.

Dört: Darbeciler ve teröristlerin; gelişmekte olan veya geri kalmış ülkelere karşı, örtülü kolonileştirme görevlisi olarak kullanılmasına son verilmelidir.

Beş: Terörist organizasyonların; doğdukları coğrafyalardan elde edemeyecekleri teknik, mali, siyasi kaynaklarla donatılması suretiyle gelişmekte olan ülkelerin istikrarsızlaştırılması ve müdahaleye açık hale getirilmesi eğilimi terk edilmelidir.

Altı: Darbeler gibi her türlü insani küresel sorunun çözümü için, yeniden yapılandırılmış Birleşmiş Milletler sorumlu kılınmalıdır.

Yedi: Ülkelerin seçimle belirlenen, meşru meclis ve hükümetlerine karşı yapılan askeri darbelerin faillerinin kurguladıkları plebisit ve oylamaların secundum legem sayılması önlenmeli; bu oylamalarla ortaya çıkan tüm hak ve mevkiler uluslararası hukukta yok sayılmalıdır.

***

Bu deklarasyonun diğer maddelerinde ise “Ey dünya… Darbelerin meşrulaşmasının önüne geçelim” mesajının verildiği çok açık…

“Darbe ve darbe girişimlerinin failleri; hayatta olup olmadıklarına bakılmaksızın, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmalıdır” ifadesini çok önemsiyorum.

Fakat “eksiklik” olarak görmesem de, Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek herhangi bir organizasyonda, masaya yatırılması gereken bir konunun olduğunu düşünüyorum.

Emperyalizm, “darbe” ile ülkeleri “yola sokma” hedefinden vazgeçmediğine göre, yanıtlanması gereken bir soru var:

“Biz ne yapacağız?”

“Ey ABD, NATO ve Birleşmiş Milletler, yola gel!” demenin dışında, yapabileceğimiz bir şey yok mu?

***

İşte Büyükşehir Belediyesi, bu sorunun yanıtını da bir başka çalıştayla vermelidir.

– Güçlü bir istihbarat ağını nasıl kuracağız?

– ABD ya da AB’ye bağlı olmadan nasıl bir ekonomik yapı oluşturacağız?

– Üreten bir Türkiye’yi nasıl var edeceğiz?

– Toplumsal barışımızı nasıl sağlayacağız?

– Demokrasimizi daha ileri bir noktaya nasıl çıkaracağız?

Eminim ki, emperyalizmin müdahalelerine karşı durmak için daha yapacağımız çok şey var.

Biraz da bunlara kafa yormamız gerekmez mi?

Not: Büyükşehir Belediyesi’nde Genel sekreter Yardımcısı Ali Yeşildal’ın işin içinde olduğu her çalışmada büyük başarı elde ediliyor. Kitap Fuarı’nda inat etti; Kocaeli Kitap Fuarı Türkiye’de marka oldu. Kartepe Zirvesi’nin baş aktörlerinden oldu; zirve Türkiye’de yankı uyandırdı. Kendisini tebrik ediyorum.

 

 

 

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.