Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert
TARİH 16.12.2018 SAAT 21:15:06
Advert
Aytaç CİCİ

Güle güle Gül!

CHP, İyi Parti ve Saadet Partisi’nin olası ittifakında Abdullah Gül isminin ön plana çıkacağını “Kayık ittifakının kaptanı da belli olmuş” diyerek bundan bir kaç ay önce yazdığım bir yazıda duyurmuştum.
Nitekim beklenildiği gibi de oldu.
Son günlerde çıkarılan yaygaraya bakılırsa Abdullah Gül üzerinden “geniş bir ittifak” denklemleri kuruluyor.
Ne acıdır ki; muhalefet Erdoğan’dan kurtuluş reçetesi olarak 2007’de “Adayımız kardeşim Abdullah Gül’dür” diyerek taktim ettiği Gül’de buluyor.
Saadet Partisi’nin Abdullah Gül ısrarı anlaşılabilir; ama ana muhalefet CHP’yi anlamak güç.
Neden mi?
Aynı CHP, 2007’de Abdullah Gül  aday olmasın diye ülkede 367 diye bir kriz icat etmişti de ondan.
Hatta İzmir’de ve bir kaç ilde  milyonluk(!) mitingler bile düzenlemişti de ondan!

İnsan düşünmeden edemiyor.
Madem Abdullah Gül o kadar süper bir adamdı CHP neden o  zaman adaylığına karşı çıktı?
Onu da geçtim!
Gül’ün 7 yıllık Cumhurbaşkanlığı görevi sürecinde ona defalarca çeşitli sebeple hakaretler eden  ve noter olarak tanımlayan aynı CHP değil miydi?
Şimdi hangi sebep ya da sebeple CHP’ye Gül ismini dayatıyor?
Zira eğer bu konuda bir dayatma söz konusu değilse, CHP yönetimi, Abdullah Gül’ün Erdoğan karşısında gerçekten şansı olduğuna inanacak kadar siyasi zekadan yoksun  demektir ki bu muhalefet için çok acı bir durum.
Bakın, Abdullah Gül değerli bir siyaset adamı olabilir.
Ülkeye yıllarca başarı ile hizmet etmiş olabilir.
Üst düzey makamlar kendisine nasip olmuş olabilir.
Ama tüm bunlar Abdullah Gül olduğu için değil, Recep Tayyip Erdoğan ile aynı yolda yürüyen bir isim olduğu içindir.
Eğer Abdullah Gül bu andan itibaren trenden inmeye karar verdiyse, daha açık bir ifade yeni  bir trende yolculuk yapmaya niyetliyse AK Parti tabanın yapacağı tek şey yeni trene doğru dönüp “GÜLE GÜLE” diyerek el sallamak olacaktır.
Kimse daha fazlasını beklemesin.

 

CHP çark etti

 

Yukarıdaki satırları yazdığımda henüz CHP - İYİ Parti görüşmesi olmamıştı.
Meral Akşener kendisi aday olmakta diretince CHP’nin Abdullah Gül planı suya düştü. Tabandan da tepkiler gelince CHP yönetimi Gül’ün adaylığı söz konusu değil diye açıklama yapmak zorunda kaldı.
Muharrem İnce bile Gül aday yapılırsa oyumu Erdoğan’a veririm deyince böyle bir çark artık kaçınılmaz olmuştu zaten.

Neyse CHP söyledi biz de inanır gibi yaptık!

 

Yetmez! Çevik Bir’e de madalya verin

 

Saadet Partisi geçtiğimiz günlerde Milli Görüş lideri merhum Erbakan’ın adına bir ödül töreni düzenledi.
Ne tören ama!
Törende Erbakan ailesinden kimse yok!
Ama bir zamanlar Erbakan’a düşman olan ne kadar isim varsa orada!

Sadece orada olsalar yine durum bir derece kabul edilebilir!
Üstüne bir de baş tacı ediliyorlar!
Misal 28 Şubat döneminin  en negatif kalemlerinden Ruşen Çakır isimli gazeteci ödül alıyor.
Ödülü veren de Uğur Dündar!
Varın Saadet Partisi’nin geldiği son noktayı siz hesap edin!
Madem artık Saadet Partisi,  Perinçek’in Vatan Partisi kıvamına geldi.
Benim de onlara bir önerim var.
Bir dahaki toplantıya Orgenaral Çevik Bir’de davet edilsin!
Ama sadece davet yetmez!
Kendisine 28 Şubat sürecindeki üstün başarılarından dolayı bir de demokrasiye üstün hizmet madalyası verilsin!

 

Cesaretin varsa sen çık!

 

CHP Genel Başkanı Kemal bey çok alem adam!
Çıkıyor grup toplantısında esiyor gürlüyor!
En büyük siyasi rakibini televizyonda tartışmaya davet ediyor.
Yahu sormazlar mı adama sen cesaretini  toplayıp karşısına aday çıkabiliyor musun da “Gel benim karşıma televizyonda çık..." diyorsun.
Ayrıca sen TV yıldızı mısın?
Yoksa siyasi parti genel başkanı mı?
Nereden geliyor bu televizyon merakın?

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Aytaç CİCİ yazıları
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.3887 TL 5.3672 TL
Euro
EURO
6.0956 TL 6.0713 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA