Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
Advert
TARİH 19.10.2018 SAAT 21:21:00
Advert
Aytaç CİCİ

Senaryo iyi ama oyuncular kötü

Bildiğiniz gibi 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül,  Cumhurbaşkanlığı seçimi için aday olmadı.
Daha doğrusu “yeterli şartlar” oluşmadığı için aday olamadı.
Oysa plan ince ince hazırlanmıştı.
Yapılan açıklamalara ve Türkiye’deki  ABD ve AB maşalarının yazılarına bakılırsa  plan Tayyip Erdoğan’ı kardeşiyle sınamaktı.
Tüm planlarını bu senaryo üzerine yaptılar.
Ama  böylesine ince ince işlenmiş bir filme figüran olarak bizim muhalefet partilerini seçince başarısız oldular!
Onlar bile bizdeki muhalefetin bu kadar kötü oyuncu olabileceğini düşünemediler.
Muhalefeti partilerimiz filmde figüran olduklarını unutup her biri başrol benim moduna girince tüm senaryo doğal olarak tıkandı!
Oysa pazarlıkta anlaşabilseler, ya da figüran olmayı kabullenebilseler Abdullah Gül eline bıçağı almış, pusuya yatmış ve kardeşini –deyim yerindeyse- sırtından vurmak için hazırda bekliyordu.

Peki Gül aday olsa bir şey değişir miydi?
Bence  değişmezdi.
Seçimi kaybeder, eline de kardeş kanı bulaştırdığı ile kalırdı.

 

Çatı çökünce ortaya çıkanlar

Abdullah Gül’ün çatı aday olamaması olayı sonucunda ortaya çıkan bir şey var.
Birincisi; her ihanet sevgi ile başlıyor.
İnsan oğlu Habil ile Kabil’den beri değişmiyor. Eline fırsat geçtiğinde kardeşine bile ihanet edebiliyor.
İkincisi; Türkiye’de muhalefet o kadar kötü ki, Tayyip Erdoğan’dan kurtuluş çaresi olarak yine Tayyip Erdoğan’ın bir dönem yol yürüdüğü ve kardeşim dediği insandan medet umuyorlar.
Üçüncüsü ve bence en önemlisi ise ABD ve AB’nin ülkemiz için planladığı hiç bir senaryo artık Türkiye’de işlemiyor.
ABD Türkiye’de iktidarı belirleyemediği gibi muhalefeti de belirleyemiyor!
Çok şükür.
ABD’nin uydu devleti olduğumuz günlerden  bu günlere gelebildik.

 

Kendi ayağına sıkmak

Başbakan Binali Yıldırım geçtiğimiz günlerde katıldığı bir TV programında  son aylarda gündeme sokulmaya çalışılan bedelli askerlik problemi ile ilgili açıklamalarda bulundu.
“Profesyonel askerliğe geçtiğimiz için böyle bir şeye olumlu bakabiliriz” dedi.
İşin teferruatı beni ilgilendirmiyor.
Şahsen bedelli askerliği de doğru bulmuyor olsam bile bu konuda güzel bir haber bekleyen on binlerce hatta yüz binlerce vatandaşımız olduğunun da farkındayım.
Eminim bu haberi bekleyenlerin hepsinin de kendilerince haklı sebepleri de var.
Dolayısı ile Başbakan Yıldırım’ın açıklamaları sonrasında bu haberi bekleyenler arasında müthiş bir heyecan oluşmasını da yadırgamadım.
İnsanlar doğal olarak büyük bir beklenti içine düştüler.
Ama Başbakan Yıldırım’ın hemen ardından bir TV programına katılan parti sözcüsü Mahir Ünal’ın sözleri Binali Yıldırım’ı yalanladı.
Ünal, “Bedelli askerlik gündemimizde yok” diye kesti attı konuyu.
Partinin başbakanı ve Genel Başkan Erdoğan’dan sonra en etkili ismi tam aksini söylerken, parti sözcüsünün bu açıklamayı yalanlaması ve Binal Yıldırımı’ı yalancı çıkarması beni şaşırttı.
Elbette bu AK Parti siyasetinde alışageldik bir durum değil.
Bana göre bu açıklama Binali Yıldırım’a ve makamına da büyük bir saygısızlık anlamış taşıyor.
Mahir Ünal’ın bu hareketinin elbet bir karşılığı olacaktır.
Zira Binali Yıldırım gibi Erdoğan’ın A takımında yer alan bir isme bostan korkuluğu muamelesi  yapmak demek kendi ayağına sıkmak demektir.
Demedi demeyin!
Bu topal ayakla Mahir Ünal AK Parti’nin hizmet yürüyüşünde daha fazla devam edemez.

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Aytaç CİCİ yazıları
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.6320 TL 5.6095 TL
Euro
EURO
6.4528 TL 6.4271 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA