Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert
TARİH 18.11.2018 SAAT 22:23:57
Advert
Mevlüt SOYSAL

Esra Elönü Kitap Fuarı’na gelmeliydi

ATATÜRKÇÜYÜM…
Üniversitede, daha 17 yaşında Atatürk Düşünce Derneği’nin dergilerini oradan oraya taşıdım.
“Sağcı mısın, yoksa solcu musun?” diye sordular.
“Atatürkçüyüm” demekle yetindim.
Çünkü anlatmaya yetiyordu beni Atatürk…
Atatürk beni hem siyasal hem de insani olarak eksiksiz tanımlıyordu. Akıl ve bilimden yana çağdaş bir insan olmaktı Atatürk… İşte bu kadar!
Son kitabın Temmuz’un girişinde şöyle anlattım onu:
“Savaşlar, devlet kurmalar, anlaşmalar, ilkeler, devrimler, hepsi bir yana… İnsan olarak severim Atatürk’ü. Onu sadece insan olarak anlatırım çoğu zaman. Hayvanları sevmesini severim, çocukları sevmesini severim, âşık olmasını severim, gülümsemesini severim, rakı içmesini severim, güzel giyinmesini severim, rugan ayakkabılarını severim, şarkı söylemesini severim, sigara içerken yüzüne yerleşen etkileyici hâli severim, matematiği sevmesini severim. Bu yüzden bir sevdiğime anlatır gibi anlatırım her şeyi. Çoğu zaman içimden, bazen de bağırarak…”

***

Bazen özel anlarımız da oldu Atatürk’le… Yine Temmuz’da bahsettim:
“Sırtımı yeniden Atatürk’e dayıyorum. Sıcağın nemlendirdiği sırtım, Atatürk’ün çelik soğukluğu ile serinliyor. Zamanın eklediği tozlar birer sim tanesi gibi omuzlarıma düşüyor. Parlıyor omuzlarım. Heykelin sertliği bir yastık kadar yumuşak geliyor başıma. Sırtımı gezdiriyorum tatlı yumuşaklıkta. Ayağa kalkıyorum hızla ve gözlerinin içine bakıyorum. ‘İçer misin Atam?’ Sesim buruk, ağlamaklı ve korkak. Ağzıma götürüyorum sigarayı. Atatürk içmiyor, ben içiyorum. Vedalaşıyorum. El sallıyorum.”

***

Bu sıralar çokça arayan oluyor…
“Kitap Fuarı’na o kadın geliyormuş.”
“Kim?”
“Şu Atatürk’ten nefret ettiğini yazan kadın… Esra Elönü…”
“Gelsin.”
“Olur mu? Eylem yapacağız, açıklama yapacağız, onu oraya sokmayacağız.”

Sonra açıklamalar yapılıyor…
CHP…
ADD…
Ülkü Ocakları…
Başka siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri…
“Sakın gelmesin” diyorlar.
Hassasiyetlerini çok iyi anlıyorum.

***

En sevdiğim kitap ve filmi şudur:
“Bizim büyük çaresizliğimiz.”
Evet…
Bizim büyük çaresizliğimiz, Atatürk’ü sevmeyenleri, Atatürk’ten nefret edenleri susturarak onları büyütmek… “Gelmesinler” diyerek onları güçlendirmek…
Oysaki konuştukça küçülür onlar…
Konuştukça bitten pireye dönüşürler…
Konuştukça yok olup giderler…

***

Diyeceğim:
Esra Elönü Kitap Fuarı’na gelmeliydi.
Atatürk’ü sevenler mi?
Onu dinlememeliydi ya da fuara gidip o konuşurken tebessüm etmeliydi.
Çünkü bakınız sokaklara…
Statlara, üniversitelere, kafeteryalara bakınız… Atatürk kazanıyor. Eleştirildikçe, yerden yere vuruldukça büyüyor.
Kör müsünüz?
Biz kazanıyoruz.
Bırakınız konuşsunlar…

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.3589 TL 5.3375 TL
Euro
EURO
6.0765 TL 6.0523 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA