Advert Advert Advert Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert Advert
TARİH 21.08.2018 SAAT 02:52:26
Advert
İbrahim GÜRSEL

Ceyhan’ı liste dışı bırakan nedenler

Partinin her kademesinde görev almış, taa gençlik kollarından gelerek il başkanı olmuş ve bu görevdeyken son 3 yılda peş peşe iki genel seçim, bir halk oylaması geçirmiş, ana kademe, kadın ve gençlik olmak üzere il ve ilçe kongrelerinin hepsini tamamlamış, bütün mitinglerden alnının akıyla çıkmış, üstüne bir de 15 Temmuz hain darbe girişimini atlatmış bir il başkanı olarak Şemsettin Ceyhan’ın 24 Haziran seçimlerinde milletvekili aday listesinde yer almaması şüphesiz şaşırtıcıydı. Hem de öylesine şaşkınlık vericiydi ki, il başkanlarının aday gösterilme geleneğinin ilk kez bozulduğu selefi Mahmut Civelek’in başına gelenleri bile unutturdu.

...

Neydi Ceyhan’ı bu sonuca götüren?

Böylesine popüler ve güçlü olduğu dönemde neden liste dışı kalmıştı? En kalın özgeçmişe sahip milletvekili adayı, iktidarı elinde bulunduran bir partide neden göz ardı edilmişti?

Benim bu konuda üç tespitim var.

...

İlk olarak, Ceyhan’ın milletvekili adaylık başvurusu için zamanlamasının yanlış olduğunu düşünüyorum. Üç ay önce yeniden il başkanı seçilmişti. Genel Merkez, milletvekili veya belediye başkanı olmayı düşünen varsa kenara çekilsin dediği halde, ısrarla il başkanı olmak için bastırmıştı. Hakkındaki iddialara rağmen Ankara, Ceyhan’ın bu ısrarını kırmadı, güvendi. Teşkilatı yeniden O’na emanet etti.

Tabi, seçimlerin erkene alınması Ceyhan’ın belirleyeceği bir konu değildi. Beklenmedik bu gelişme O’nun planlarını da bozdu. Belki seçimler normal tarihinde olsaydı ve Ceyhan bir yıl sonra istifa etseydi sonuç böyle olmazdı. Ama daha 3 ay önce il başkanı olmak için ısrarcı olan Ceyhan’ın, seçimler erkene alınır alınmaz istifa edip milletvekili adayı olması belli ki, Ankara’da ve özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gözünde pek hoş karşılanmadı.

...

İkinci hata, Ceyhan’ın sağ kolu İl Gençlik Kolları Başkanı Emre Kahraman’ın da aynı anda adaylık başvurusu yapmasıydı.

Hani, 3 ay önce partide metal yorgunları temizlenmiş, geride en azından kısa vadede mevki ve makam beklentisi olmadan çalışacaklar kalmıştı?

Ceyhan’ın peşinden Emre Kahraman’ın da milletvekili adaylık başvurusu yapması, 3 ay önce yeniden yapılanma sürecine giren teşkilatlarda aslında işlerin planlandığı gibi gitmediğini, Ankara’nın beklediği şekilde partide ilk günkü ruhu oluşturmak yerine yine kişisel hesaplar yapıldığını gösteriyordu.

Açıkçası bizim burada herkes büyülenmiş gibi hem ana kademe hem de gençlik kolları başkanının aynı anda listeye konulacağı hayalini görürken, Ankara’nın bu durumu çok farklı yorumladığı ortaya çıktı.

İki ismin de liste dışı bırakılması bunun göstergesiydi.

...

Üçüncü konu; ne kadar başarılı olursanız olun, bir konuda fazla ısrarcı olmak ters tepebiliyor. Ceyhan ve Kahraman’ın milletvekili listesine girmesi için inanılmaz bir çalışma yapıldı.

Genel Merkez elektronik posta yağmuruna tutuldu. Ankara’da kim varsa baskı altına alınmaya çalışıldı. Kamuoyu oluşturmak için buradaki saha çalışmalarının neredeyse hepsi Ceyhan ile Kahraman üzerine kuruldu.

Geçenlerde bahsettim, il yöneticileri sanki başka milletvekili adayı yokmuş gibi sadece ikisini önemsedi.

 

Bu baskının ters teptiğini, Genel Merkez’in olumsuz görüşünde bunun da etkili olduğunu düşünüyorum.

...

Bunların dışında birileri kasten Ceyhan’ın önünü kesti, listeyi belli bir kişi hazırlandı gibi iddialar bana göre dedikodudan öteye bir anlam ifade etmiyor.

...

Tabi, Ceyhan’ın milletvekili adayı olmak için istifa etmesi ve daha sonra listeye alınmaması il teşkilatı açısından çok büyük handikaplar da doğurdu. Örneğin, çok önemli bir seçime AK Parti ilk kez il başkanı olmadan girecek. Bunun yaratacağı etkiyi seçim sürecinde hep birlikte göreceğiz.

...

Hatırlayacağınız gibi geçen sene bu zamanlar bizim şehrimizde siyasetle ilgili konuşulan tek bir konu vardı: Her ay düzenli yapılan il başkanları toplantısı. O masanın etrafında Şemsettin Ceyhan (AK Parti), Cengiz Sarıbay (CHP), Aydın Ünlü (MHP), Serhat Duyar (BBP), Nurettin Çelik (SP), Halim Dedeoğlu (DSP) ve Mustafa Nazlıgül (DP) vardı. Kadere bakın ki, bu işin mimarı Şemsettin Ceyhan, 24 Haziran sürecinde siyasetin dışında kalan tek il başkanı oldu. Cengiz Sarıbay'a milletvekili adayı olmadı diye burun kıvırmıştık ama şimdi Ceyhan da diğerleri gibi il başkanı koltuğunda otursaydı, bu şekilde yerel seçimlerde bir şansı olacaktı.

 

 

Gençlik Kolları’nda düzen bozulmadı

 

Milletvekili aday adaylığı için istifa eden Şemsettin Ceyhan, il başkanlığına dönemiyor ama İl Gençlik Kolları Başkanı Emre Kahraman, aday gösterilmediği halde görevine kaldığı yerden devam ediyor. Bunun nedeni partilerin kadın ve gençlik kollarının resmi statüsü bulunmaması. Bir yerde gönüllü çalışan birimler olarak kabul edilmesi.

Tabi, Kahraman’ın görevine devam etmesi, ana kademedeki gibi bir boşluğun gençlik kollarında yaşanmasını engelledi. Hakkını teslim etmek lazım, AK Parti’de gençlik kolları, özellikle de Aykut Çağlayan başkanlığındaki İzmit Gençlik Kolları, sürekli sahada ve çok çalışıyorlar. Gençlik Kolları’nın yükü bu dönem daha fazla olacak gibi görülüyor.

 

 

Elifnur’un sesi gür çıkmalı

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her defasında değişimden, teşkilatı gençleştirmekten bahsediyordu. Hatta seçilme yaşını 18’e indirerek genç seçmene uzanmıştı. Ne yaptı; en genç nüfusa sahip, Türkiye’nin en çok üreten şehri Kocaeli’de en yaşlı milletvekilini (Zeki Aygün-65) listeden çıkardı yerine en genç adayı (Elifnur Bayram-18) koydu.

Erdoğan, günün şartlarına göre kendine bir seçim propagandası belirledi ve buna uygun liste hazırladı. Seçim sahasında kullanabileceği bir argüman yarattı.

Erdoğan’ın ilimizde belirlediği milletvekili aday listesinin en sade ve tartışmasız izahı bana göre budur.

Açıkçası liste açıklandığında herkes gibi ben de şaşkınlık yaşamıştım. Ama yukarıdan aşağıya baktığınızda çok temiz, ince düşünülmüş bir liste olduğu anlaşılıyor. Elbette listenin dikkat çeken ismi 18 yaşındaki Elifnur Bayram. Ankara’daki aday tanıtım toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da gözdesiydi. Elifnur’un listede olmasına gençler adına ben de çok sevindim.

Elifnur çok sessiz, hanım hanımcık bir genç. Ama tecrübe eksikliğinden olsa gerek, saygıda kusur etmemeye çalışırken ezildiğini düşünüyorum. Hani insan Türk siyasi tarihinin en genç milletvekili adayı olma şansını eline geçirmiş Elifnur’u biraz daha cevval olsun bekliyor. Belki bu şans bir daha başkasının eline geçmeyecek. Geçse de belki bu kadar ilgi görmeyecek. Bu nedenle Elifnur’dan biraz daha yaşının enerjisini yansıtan, çekinmeden dobra dobra konuşan, gençliğin sorunlarını, beklentilerini haykıran bir aday olmasını bekliyorum. Bu konuda kimseye de ihtiyacı yok, içinden geldiği gibi yapsın. Ne kaybeder ki?

 

Oy isterken haklı olmak lazım

 

MHP’de Saffet Sancaklı’nın seçim bölgesinde hiç gözükmeden; bırakın bu kentin genel sorunlarını, bir dönem ekmeğini yediği Kocaelispor’u bile umursamadan yeniden milletvekili listesinin 1’nci sırasına yazılmasını doğru bulmadığımı ifade etmiştim. Hatta bu haksızlığın sadece MHP’lilere değil, bu şehirdeki herkese yapıldığına ben de katılıyorum.

Sancaklı, zor günler geçirdi. Ülkenin popüler spor adamlarından biri. MHP’nin imajına katkı sağladığı da doğrudur. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu nedenlerle O’nu tekrar Meclis’te görmek isteyebilir. Ama aday gösterileceği yer artık burası değildi. Bu kentle neredeyse hiç bağı kalmamış Sancaklı’yı İstanbul’da listeye yazabilirdi. Sonuçta, İstanbulspor’un başkanlığını yaptı.

Bütün bunlara rağmen Sancaklı geçen hafta partisinin aday tanıtım toplantısına neden katılamadığını açıklarken, “Çok yoğunum, daha çok vekil çıkarmak için MHP’ye oy verin, ben de rahatlayıp Kocaeli’ne gelebileyim” demiş.

Sancaklı, sanırım hala kendini o çok meşhur olduğu futbolculuk döneminde falan sanıyor. Çünkü ifadesinde, “Benim ücretim şu kadar, bastırın parayı sizin takıma geleyim” diyen o sonradan şöhreti yakalamış topçuların havası var. Kaldı ki, kendisine çok meraklı da değiliz.

Sadece aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirmesini bekliyoruz.

Bir milletvekili için düzgün haftalık program yapıp, iki gününü bu şehre ayırmak ne kadar zor olabilir?

Sancaklı’ya hatırlatmak isterim, siyaset her zaman her yerde olmayı gerektirir. O görev mazeret üretme yeri değil, çözüm bulma yeridir. Öyle canı isteyince oynayan topçu havalarını hiç kaldırmaz. Daha fazla oy istemek için daha çok çalışmak gerekir.

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer İbrahim GÜRSEL yazıları
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.0142 TL 5.9902 TL
Euro
EURO
6.8493 TL 6.8219 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
Demokrat Kocaeli Gazetesi Kocaelinin Sesi
GÜNCEL
Referandum Anketleri
Personel Alımı
Fetö Operasyonları
Referandum Haberleri
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
Beşiktaş
Trabzonspor
SİYASET
Recep Tayyip Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
Binali Yıldırım
SİYASİ PARTİLER
Adalet ve Kalkınma Partisi
Cumhuriyet Halk Partisi
Milliyetçi Hareket Partisi
DÜNYA
Hollanda Krizi Haberleri
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
ANIT MEDYA