Advert Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
TARİH 16.08.2018 SAAT 08:49:53
Advert
Adem Turgut

Bir doktor günde 100 hastaya bakmamalı… Baltaoğlu haberimizdeki eksikler ve yanlışlar

Meslek hayatım 30 yıla dayandı…

Gazetecilik zor iş.

Kendi duygularınızdan sıyrılıp toplumsal menfaat ve çıkarları, hayata bakışınızla harmanlayıp olabildiğiniz en objektif duruşunuzu, en estetik ve en farklı şekilde göstermelisiniz.

Üstelik bunu yaparken etik kodlamalara, hukuki kurallara uyacaksınız.

Tüm bunları öğrendiğimizi sanıyorum. 30 yıllık meslek hayatımda dikkat çekici çok haber yapmama rağmen hiç kimse “yalan yazmışsın diyemedi…

Hiç kimseyle hukuk önünde karşı karşıya gelmedim.

Çok kişinin nasırına basmışlığım var ama yalan haber hiç yapmadım.

***

Yalan yapmadık ama yanlış da yapmadık mı?

Elbette yanlış yaptığımız şeyler oldu?

Ama hatamızı hep düzelttik ya da eksik bıraktığımız noktaları tamamladık.

Daha önce bir örneğini anlatmıştım, teknik bilgi eksikliği ve yanlış aktarımlar- anlaşılmalar yüzünden çok önemli bir mevkideki siyasetçi hakkında “ağır cezada yargılanacak” diye yazmıştık. Meğrese o yargılama sadece ihtimallerden biriymiş. Hatamızı fark edince hemen bir yazı kaleme aldım. Yetmedi, bir cevap yazısı -istenirse tekzip- yayınlayabileceğimizi söyledim. O geldi. Onu da yayınladım. Yetmedi, tatmin olmadım, bir yazı daha kaleme alıp olayın aslını ve haberdeki yanlışlığın nasıl meydana geldiğini bir daha yazdım. Sonuç, o siyasetçi haberi gazeteye taşıyan kişileri mahkemeye verirken bizim hakkımızda bir işlem yapma gereği duymadı.

Samimiyetin her işin başı olduğunu düşünüyorum.

***

Bazen de haberlerde bir meseleyi en güçlü şekilde aktarmaya çalışırken bir başka yerde gedik açabilirsiniz.

Yaptığınız haberin içeriğinin doğru olduğunu düşünürsünüz ve güçlü vurgu derdine düşersiniz. Ancak o vurguyu yapayım derken bir başka temel- toplumsal yaraya da tuz ekmiş olabilirsiniz. Bu bıçak sırtı durumu her zaman yönetmek mümkün olmuyor.

Bu hafta böyle bir şey yaşadık.

Bahsettiğim 26 Mayıs Cumartesi günü “Biri Bu Doktoru Durdursun” başlıklı haberimiz.

***

Önce haberin gelişimini anlatayım.

Gazeteye gelen şikayetlerin önemli bir bölümü sağlıkla ilgili. Birçok ilçeden de böyle şikayetler geliyor. Son üç aydır ara ara Kandıra’dan gelen hasta şikayetleri de vardı. Son günlerde bize ulaşan bu şikayetlerin sayısı da artmıştı.

Hasta hakları bizim hassas olduğumuz bir konu.

Hayata soldan bakan biri olarak hep sağlık eğitim, güvenlik gibi konuların devlet tarafından eksiksiz kusursuz ve eşit verilmesinden yana oldum. Her vatandaşın bu konularda en zengin insanla bile eşit haklara sahip olması gerektiğini düşünüyorum.

Arkadaşlarımız şikayetleri inceledi ve bu haber ortaya çıktı.

***

Haberde hastaların Kandıra Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Hacer Baltaoğlu ile yaşadıklarını iddia ettikleri detaylar var.

Ancak hasta haklarını koruyalım derken haberde bizim eksik bıraktığımız yanlış bıraktığımız yönler de var.

BİR- Başlık tercihimiz çok negatifti. Hasta haklarını korumak kaygısının ötesine geçmişti. Bu ülkede hastaların hakları gibi doktorların da hakkı var. Haberde bunu gözetmemiştik.

İKİ- Neden böyle bir sıkıntı yaşandığına dair empati de yoktu. Sonucu yaratmış olan sebepler gözardı edilmişti.

***

Haberin yayınlanmasından sonra Türkiye’nin dört bir yanından doktorların ciddi bir tepkisiyle karşılaştık.

Hakaret ve küfür içerenler dışındaki tüm tepkilere saygım var. Hatta doktorların mesleki dayanışmasından son derece hoşnut olduğumu söylemeliyim.

Bizzat telefon edenler  oldu.

Öfkeli olanlar da vardı, benim dikkat çektiğim eksikleri ileten naif doktorlar da…

Yakın olduğum doktor arkadaşlarımla uzun uzun konuştum.

Bu yazıyı yazmak için ilçeyle ilgili derin bir  araştırma yaptım, biraz da meselenin demlenmesini bekledim.

Beni arayanlar ve benim görüştüğüm doktorlar, İstanbul’dan kendisini tanıyanlar ve Kandıra’nın ileri gelenleri Doktor Hacer Baltaoğlu’nun iyi bir insan olduğunu düşünüyorlar-söylediler. Hastaları tarafından sevilen ve mesleğine aşık biri olduğunu ısrarla vurgulayanlar oldu.

İkna olduğumu söylemeliyim. Ancak o zaman bir başka mesele ortaya çıktı. Doktor hanım hakkında söylenenler böyleyken bu hasta şikayetleri nereden kaynaklanıyor?

Onu da öğrendim.

Bir doktor, bir günde sağlıklı biçimde 25- 30 hastadan fazlasına bakamaz. Bakarsa muayenenin kalitesi düşer. Bence sayı 50 hastayı geçtiğinde de artık verimlilik kalmadığı gibi problemler başlar. Elbette çok hasta bakmak hastalara yapıldığı söylenen tavrı haklı çıkarmaz. Ama Dr. Hacer Baltaoğlu Kandıra’nın tek dahiliye uzmanı. 50 bin nüfuslu ilçede günlük hasta sayısının 70 ila 100 arasında olduğu söyleniyor. Baltaoğlu 7/24 görev yapıyor.

E, buna da can dayanmaz.

***

Uzun lafın kısası, Biz meselenin bir tarafını doğru yakaladık hastaların şikayetlerini önemsiyoruz ve her nerede olursa olsun takip etmeye devam edeceğiz ama Dr. Hacer Baltaoğlu’nun çektiklerini de gözardı edemeyiz. Doktorların da çalışma koşullarının çok iyi olmadığını unutmamalıyız.

Hasta haklarını savunalım derken doktorumuza haksızlık yaptığımızı düşünüyorum. Her ikisini dengeleyebilmeliydik.

Eğer kendisi ya da Kocaeli Tabip Odası cevap hakkı kullanmak isterse memnuniyetle onu da yayınlarız..

Sürçi lisan ettiysek affola…

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Adem Turgut yazıları
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.1563 TL 6.1317 TL
Euro
EURO
6.9731 TL 6.9452 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
Demokrat Kocaeli Gazetesi Kocaelinin Sesi
GÜNCEL
Referandum Anketleri
Personel Alımı
Fetö Operasyonları
Referandum Haberleri
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
Beşiktaş
Trabzonspor
SİYASET
Recep Tayyip Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
Binali Yıldırım
SİYASİ PARTİLER
Adalet ve Kalkınma Partisi
Cumhuriyet Halk Partisi
Milliyetçi Hareket Partisi
DÜNYA
Hollanda Krizi Haberleri
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
ANIT MEDYA