Advert Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
TARİH 19.08.2018 SAAT 02:36:13
Advert
Mevlüt SOYSAL

SP, kimlikler ve yarınki miting

Bu ülkeyi bizlerin değil, onların yönetmesinin yoluydu:

Düşmanlık…

Düşman olursak bir araya gelemezdik; düşman olursak gerçek sorunlarımızı konuşamazdık; düşman olursak gerçeği göremezdik…

***

Düşmanlık için bir şeye ihtiyaç vardı:

Kimlikler…

İdeolojik kimlikler, mezhepsel kimlikler, ırksal kimlikler, sosyolojik kimlikler, vesaire…

Bu kimliklerin çatısı altına girdiğimizde muhteva yerini şekle, gerçekler yerini algılara, doğrular yerini hislere bırakırdı.

Dost ya da düşman tanımlanırken işte bu şekillerden, algılardan, hislerden yola çıkılırdı.

“Solcular Moskof’çudur.”

“Dindarlar Atatürk düşmanıdır.”

“Milliyetçiler faşisttir.”

“Atatürkçüler dinsizdir.”

Her tanıma birer ikişer kelime…

İşte bu bir iki kelime ile düşmanlıklar büyütülür, saflar hiç yan yana gelmemek üzere ayrılır, hatta ve hatta bu kimlikler için “cinayet işlemek” bile mubah görülürdü.

***

Bu ülkeyi bizlerin değil, onların yönetmesinin yoluydu…

Kimdi onlar?

Emperyalizm… Emperyalizmin taşeronları…

Çünkü güçsüz bir Türkiye onların güçlü olmaları demekti. Sömürmek için, emperyalizmin askeri sahası için kullanmak için, NATO’nun üssü için kullanmak için, vesaire…

***

“Kimlik aldatmacası”nı genç yaşlarda fark edip hiçbir düşüncenin topyekun kötü, hiçbir fikrin de topyekun iyi olmadığını fark ettikten sonra, benden farklı olanları algılayabilmem, benden farklı olanlarda “iyi” ve “doğru” bir şeyler bulabilmem hiç de zor olmadı.

Kısaca, aynı zamanda Süleyman Demirel’i de, Alparslan Türkeş’i de, Necmettin Erbakan’ı da, Bülent Ecevit’i de okuyabildim. Hepsinden bir şeyler aldım. Misal geçen günlerde Saadet Partililer ziyaretimize geldiğinde, “Bir Atatürkçü olarak Milli Görüş programlarını Atatürk’ün hedeflerine çok uygun buluyorum. Bu yüzden CHP, ittifak yapacağınız ilk partiydi zaten” dedim.

Şaşırdılar…

Onlar da vazgeçememişler “kimliksel” davranıştan…

Anlattım:

“Atatürk’ün ilk hedefi, bağımsız bir ülkeydi. Atatürk’e göre bağımsızlığın yolu üretimdi. Öte yandan Atatürk’ün ilk okudur devletçilik…”

Bakın Saadet Partisi’ne…

Bağımsızlık ve üretimden başka bir şey demiyor.

Bir bakın…

Milli Görüş ilk iktidara geldiğinde devlet kurumlarını güçlendirdi.

Şimdi ekonomi açısından pek farklı olmayan bir “bakış açısı” varken, ben neden kimin kaç vakit namaz kıldığıyla ilgileneyim? Bana ne bıyıktan, örtüden…

***

Bu ülkeyi bizlerin değil, onların yönetmesinin yoluydu:

Düşmanlık…

Ve Millet İttifakı… Kimlikleri pompalayıp gerçekleri gizleyen emperyalizme karşı, Türk milletinin en önemli adımlarından biridir.

Politik başarı beni ilgilendirmiyor. Çünkü önemli olan “kucaklaşma başarısı”… Gerisi bugün olmasa da yarın gelir.  

Önerim;

Yarınki Temel Karamollaoğlu mitingine giderken kimliklerinizi bir kenara koymayın; fakat o kimliklerin sizi kör etmesine asla izin vermeyin.

İnanıyorum ki, zaten böyle olacaktır.

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.0142 TL 5.9902 TL
Euro
EURO
6.8493 TL 6.8219 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
Demokrat Kocaeli Gazetesi Kocaelinin Sesi
GÜNCEL
Referandum Anketleri
Personel Alımı
Fetö Operasyonları
Referandum Haberleri
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
Beşiktaş
Trabzonspor
SİYASET
Recep Tayyip Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
Binali Yıldırım
SİYASİ PARTİLER
Adalet ve Kalkınma Partisi
Cumhuriyet Halk Partisi
Milliyetçi Hareket Partisi
DÜNYA
Hollanda Krizi Haberleri
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
ANIT MEDYA