Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
Advert
TARİH 19.10.2018 SAAT 02:02:34
Advert
Aytaç CİCİ

Saadetliler kızacak ama...

Türkiye’nin kader seçime artık sayılı günler var.

Bu bağlamda Cumhurbaşkanı adaylarının mitingleri de son sürat devam ediyor.

Geçtiğimiz Cumartesi günü Saadet Partisi’nin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu ilimize geldi.

Önce miting yaptı daha sonrada mitinge katılanlarla birlikte iftar açtı.

O saatlerde başka bir yere davetli olduğum için mitinge ve iftara tam anlamıyla katılım gösteremedim.

Ama mitinge yakın saatlerde bölgede bir tur atarak havayı kokladım.

Şöyle bir kim var kim yok diye bakındıktan sonra bölgeden ayrıldım.

Benim gördüklerim, katılanlardan duyduğum ve  fotoğraflardan yorumladığım kadarı ile meydanda Saadet Partililer kadar İyi Parti ve CHP’liler de vardı.

Hatta İl başkanları ve milletvekili düzeyinde Karamollaoğlu’nu destekliyorlardı.

Bu üç partinin ittifak kurduğunu değerlendirildiğinde bu duruma da pek şaşırmadım.

Şaşırmadığım tek nokta bu değil elbet!

Aylardır yazıyorum. Saadet Partisi olası bir CHP ittifakını tabanına anlatamaz diye.

Nitekim anlatamamış olmalılar ki; Saadet Partisi’nin gerçek seçmeni olarak adlandırılan kitleden çok azı miting alanındaydı.

Şimdi bu yazdığıma “miting Saadet Partisi’nin çapına  göre alan  kalabalıktı” diye karşı çıkanlar olacaktır.

Bende o zaman onlara şunu soracağım: Mitinge katılanların yüzde kaçı gerçek Saadet Partisi seçmeniydi?

Saadet Partisine gönül verenler kızmasın ama gerçek bu!

Meydan sakın ha yanıltmasın!

Saadet Partisi yöneticileri şöyle bir miting alanını kafalarında hayal edip, etrafındakilere şöyle bir baksınlar bakalım.

Sonrada bir hesap yapsınlar, “Mitinge gelenlerin yüzde kaçı bize oy verecek?” diye.

İşte o zaman o acı gerçekle yüzleşmeleri çok uzun sürmeyecek.

Acı gerçek şu ki; Saadet Partisi bu kafa yapısı ile en güçlü olduğu illerin başında gelen  Kocaeli’de bile yokları oynar duruma gelmiştir.

Bu duruma birden gelinmedi elbet.

Önce Numan Kurtulmuş’a yapılanlar…

Daha sonrasında Fatih Erbakan’a yapılanları gören ve  kafasındaki soru işaretleri artan  Milli Görüş tabanı artık Sadet Partisi’ne olan inancını kaybetmiştir.

Başka bir acı gerçekte şu ki; Saadet Partisi yönetimi herkesin görebildiğini görmemekte ya da görmek istememektedir.

Oysa ben bile  bu gerçeği  sadece etrafımdaki bir kaç kişiye bakarak bile gözlemleyebiliyorum.

Nasıl mı?

Koyu bir Milli Görüşçü olan babam bile artık evde TV 5 açmıyorsa…

Mitinge neden gitmedin diye sorduğumda CHP ile ittifak yapılmasından duyulan öfkesi sözlerine ve gözlerine vuruyorsa...

Artık savunma durumuna geçmiyorsa...

Aynı şekilde bir kez bile Milli Görüş hareketi dışında başka bir partiye oy vermemiş eniştemin bile ağzından Saadet Partisi ile ilgili tek bir olumlu kelime çıkmıyorsa bu harekete olan inanç bitmiş demektir.

Kabul edilse de kabul edilmese de, miting alanı Millet ittifakının üyeleri ile bir şekilde kalabalıklaştırılmış...

Alacakları oylar  Saadet Partisi’nin milletvekili çıkarmasına yetmeyeceği için bu durum ittifak yaptığı CHP’ye yarayacak ve Kocaeli için düşünecek olursak belki de CHP’nin bir milletvekili fazla çıkarmasına sebep olacaktır.

 

Karar, kararını vermiş!
 

2005 yılında sessiz sedasız bir gazete kuruldu.

Adına da KARAR denildi.

Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu’na yakın bir ekip tarafından ne tesadüftür ki Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı görevine seçilmesinden sonra kurulan bu gazete bir süre AK Parti politikalarına uygun bir yayın hayatı sürdürdü.

Daha doğrusu sürdürür gibi yaptı.

Ama gazetenin asıl görevi Erdoğan’sız AK Parti projesine hizmet etmesiydi.

Bu niyetlerini çok uzunca bir süre açıktan dile getiremediler.

Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlık görevinden istifa ettiği süreçte bile fazlaca ses çıkarmadılar.

Çünkü hala daha Erdoğan’sız AK Parti hayalleri devam ediyordu.

Ama ne zamanki mevzu partili Cumhurbaşkanlığı konusuna geldi işte o zaman asıl niyetler ortaya çıktı.

Referandum süreci ile birlikte AK Parti hareketi içinde bir muhalefet oluşturdular.

Açıktan olmasa da bu medya organında çıkan yazı ve haberlerle “HAYIR”  propagandası yaptılar.

Hedeflerine ulaşamadılar çünkü referandumdan EVET çıktı.

Bu yüzden KARAR yeni kararlar aldı..

KARAR’ın yeni kararı Abdullah Gül’ün etkin olduğu yeni bir siyasi arena dizayn etmekti.

Köşe yazarları açıktan Abdullah Gül’ün çatı adaylığı için günlerce kulis yazıları yazdılar.

Nitekim bu planda tutmayınca artık kaybedecek bir şey kalmadı!

KARAR küçülmeye gitmek zorunda kaldı.

Çünkü kendilerini fonlayacak kimse kalmadı.

Bir sürü kişi işten çıkartıldı.

İşte bu noktadan sonra KARAR da  intihar sürecini hızlandırdı.

Daha önce AK Parti içinde makul ve haklı öz eleştiriler yapan bir yayın organı olarak hayata başlayan KARAR artık gelinen süreçte muhalif bir gazeteye dönüştü.

AK Partili gibi gözüküp, AK Parti’nin  aleyhine yayın yapan bir gazete.

Açın bakın, bu gazetede çıkan kötü ekonomi senaryolarını SÖZCÜ gazetesinde bile görmeniz mümkün değil.

Ne acıdır ki bu kötü ekonomi senaryolarını yazan isim daha iki sene öncesine kadar herşeyin mükemmel gittiğini, Türkiye ekonomisinin mükemmel olduğunu ifade eden bir ekonomistti.

Sorun şu ki; kendisi ya o zaman yalan söylüyordu ya da şimdi yalan söylüyor.

Peki ya şu anda Karar’da  Erdoğan düşmanlığı yapan yazarlara ne demeli.

Bir dönemin  en sıkı Erdoğan destekçileri onlar değil miydi?

Erdoğan onların gözünde dir demokrasi havarisi değil miydi?

Akif Beki, Mustafa Karalioğlu, Hakan Albayrak, Elif Çakır ve diğerleri.

Ne oldu sizin Erdoğan aşkınıza?

Her şey uçaktan indirilene  kadar mıydı yani?

Tamam.

Erdoğan’ın hukukunu bazı devşirme isimlerin savunmasından ben de hoşnut değilim ama; gördüm ki sizin de bunlardan pek bir farkınız yokmuş!

Meğer sizin  dava dediğiniz mezara kadar değil, uçaktan inene kadarmış!

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Aytaç CİCİ yazıları
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.5682 TL 5.5459 TL
Euro
EURO
6.4111 TL 6.3855 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA