Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
Advert
TARİH 19.10.2018 SAAT 21:25:21
Advert
Adem TURGUT

7.4 ile tekrar sallandım ve Cephanelik için bir öneri…

Evet evet…

Bildiğiniz deprem gecesini tekrar yaşadım.

Gördüm.

Hissettim.

Duygulandım.

Hafızam hatıralarımı canlandırdı.

***

Deprem Müzesi, İzmit Belediyesi'nin vizyon projelerinden...

Geçtiğimiz yıl 17 Ağustos'ta açılsa çok şık olacaktı. Olmadı. Program yoğunluğunun azizliğine uğradı. Ama mesele açılmış olması. Açıldı ve kısa bir sürede çoğunluğu öğrenci 5 binden fazla kişi gezmiş.

İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan ile yaptığımız sohbetlerde sık sık Deprem Müzesinden bahsediyoruz ancak; gidip görmek fırsatım olmamıştı. Doğan:

-İlk fırsatta birlikte gidelim, dedi.

***

Bir kaç gün önce o geziyi gerçekleştirdik. Başkan Doğan seçim nedeniyle de yoğun bir programa sahip. Ben de öyle... Böyle bir fırsat doğması çok güzel oldu. Yaklaşık 1 buçuk saat Deprem Müzesini gezdik.

Hayran kaldım.

Oluşturulan süreç- gezi programı, seçilen renkler, tekrarlanan sözler, fotoğraflar, akılda belli bir etkiyi bırakmak üzerine tasarlanmış...

Deprem müzesi hem aklınıza hem duygularınıza hitap ediyor. Sadece dijital görsellik değil, deprem simülasyonu ve gerçekçi diaroma ortamıyla tüyleriniz diken diken oluyor.

Finalde ise dünya, size kendini 4'te 3'ü ekran olan bir atmosferde davudi bir sesle anlatıyor.

***

Ben de biraz anlatayım.

10 milyon liraya mal olmuş bu projede dört personel görev yapıyor. Bir gezi turu 45 dakika sürüyor. Benzer bir turu Başkan Doğan ile ben de yaptım. İlk geldiğiniz noktada sizi postmodern bir deprem heykeli karşılıyor.

Ardından ilk giriş noktasında sizi dev bir depremler haritası karşılıyor. Dünyanın en ücra köşesinde bile gerçekleşmiş bile olsa kayıt altına alınan her depremi görüyorsunuz. Işıklar yandığında dünya haritası gözünüze daha bir anlamlı görünüyor. Depremlerin dünyayı nasıl şekillendirdiğini anlıyorsunuz. Sonra rehberiniz size Dünya ve Türkiye'nin deprem gerçekliği üzerine bilgiler veriyor.

Ardından 17 Ağustos Depremi'ne sıra geliyor. Dört dakikalık bir video ile 17 Ağustos anlatılıyor ve asıl süreç orada başlıyor. Çarpıcı bir final cümlesi ile simülasyon odasına geçiyorsunuz. Simülasyon odasında o geceye gidiyorsunuz.

Altınızdaki zemin hareket etmeye başlıyor. Sesler o gece duyduğunuz seslerle aynı. Simülasyon "Sesimi duyan var mı?" cümlesiyle bitiyor.

Daha o büyük sallantının etkisi geçmeden diaroma bölümüne geçiyorsunuz. Eviniz darmadağın mutfak yıkılmış. duvarlar çökmüş. Pencerinizden sokağınızın meydanını görüyorsunuz.

Bir felaket görüntüsü...

Susuyorsunuz, izliyorsunuz sadece...

Yaşayanlar için deprem gecesine dönmek bu...

Yaşamayanlar için depremi hissettikten hemen sonra sonuçlarıyla da çarpıcı biçimde tanışmak demek.

Sonra üst kata çıkarken Kocaeli'den çarpıcı gerçek deprem fotoğraflarını görüyorsunuz. Depremin yıkıcı etkisi unutulmaz şekilde pekişiyor.

Üst katta kayıt altına alınmış dünyadaki büyük depremlerin listesinin olduğu büyük bir pano bunun bir dünya gerçeği olduğunu size hatırlatıyor ve ardından o büyük stüdyoya giriyorsunuz. Girişteki küçük bölüm hariç her yer ekran ve yerde bir dünya dönüyor ve konuşuyor. sağınız solunuz ve önünüzdeki 270 derecelik bölümde dev ekranlarda gezegenimizin gerçekleri görsellikle önünüze çıkıyor. 10 dakikalık çarpıcı bir sunumdan sonra Dünya diyor ki:

-Benimle savaşma, benimle barışık yaşamayı öğren.

***

İnanılmaz etkileyici bir finalle müzeden çıkıyorsunuz.

Çıkışta benden dijital anı defterine düşüncelerimi yazmamı istediler. Biraz zor olsa da sıcağı sıcağına şunları yazdım:

"Hem akla...

Hem duyguya...

Hem de göze hitap eden postmodern bir proje olmuş.

Başkan Nevzat Doğan'ın vizyonuna yakışır bir çalışma. Emeği geçen herkesi tebrik ederim."

Gerçekten de başta Nevzat Doğan olmak üzere herkesi gönülden tebrik ediyorum. Profesyonel bir çalışma olmuş. Doğan, "Bazılarını ben de gezdim ama profesyonel ekip, tüm dünyadaki örnekleri gezdi. Hem fiziki koşulları hemde konsepti yeni ve en gelişmiş hale getirdi. Diyebilirim ki dünyadaki en iyi Deprem müzelerinin başında burası geliyor. Eğitici- öğretici, hatırlatıcı yüksek teknolojili bir proje" diyor.

***

Cephanelik bölgesindeki Deprem Müzesi'nin hemen yanında Sanal Gerçeklik Küresi- Planetoryum var. Planetoryumun kaba inşaatı bitmiş durumda. Tam olarak bittiğinde her iki vizyon proje için resmi açılış yapılacak.

Planetoryum gerçekten de benzerlerinden çok farklı ve büyük inşa ediliyor. İki büyük proje başta öğrenciler ve aileler olmak üzere çok sayıda ziyaretçiyi bölgeye çekecektir.

***

BİR ÖNERİ: Cephanelik, mesire alanlarıyla ilgi çeken bir yer. Bölgede amatörler için bir stadyum var ve şimdi de Şehir Hastanesi yapılıyor. Ayrıca çok güzel bir kafe de var. Bence bir iki kafe daha olabilir. Ama asıl mesele il dışından buraya gelecek öğrenciler ve aileler için Deprem Müzesi ve Planetoryum gibi eğitici öğretici projelerin yanında eğlendirici bir projede dahil edilmeli. Eskişehir’deki Kristof Kolomb’un gemisi ve şato gibi herkesin görmek isteyeceği masalsı anlatımlı mekanlar da düşünülmeli. Kültür ve sanat mekanları da olmalı. Bence böylesi tamlayıcı bir çalışma ile Cephanelik tüm Türkiye’nin bildiği- gezdiği bir bölge haline gelebilir.

Ne dersiniz?
 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Adem TURGUT yazıları
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.6320 TL 5.6095 TL
Euro
EURO
6.4528 TL 6.4271 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA