Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
Advert
TARİH 16.10.2018 SAAT 09:21:00
Advert
İbrahim GÜRSEL

AK Parti mitingi

AK Parti iktidarda 16 yılı geride bıraktı. Birçok genel seçim, yerel seçim, halk oylaması gördü. Bu seçimlerin hepsinde baş aktör partinin lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dı. Bu süreçte deyim yerindeyse ülkeyi karış karış gezerek çok görkemli mitingler düzenledi. Ama sizin de dikkatinizi çekmiştir, Erdoğan’ın en çok etkilendiği, her zaman övgüyle söz ettiği yer Kocaeli olmuştur. Cumhurbaşkanı, 24 Haziran seçimleri öncesi pazar günü İzmit’teydi. Yine Kocaeli’de olmaktan çok mutlu görünüyordu. Miting alanındaki coşku ve kalabalıktan aşırı etkilenmişti. Sözlerini sürekli “Maşallah Kocaeli” diyerek böldü. Meydana “Çılgınlar” dedi.

Erdoğan, bu şehirde farklı seviliyor; Erdoğan bu şehirden farklı bir enerji alıyor.

Bir gün önce muhalefet adayı Muharrem İnce’nin aynı yerde mitingi olmuştu. İki mitinge de kaç kişinin katıldığı karşılaştırılıp, yorum yapılıyor. Bana göre AK Parti yine tarihi mitinglerinden birine imza attı.

...

AK Parti mitinginde katılım bana göre 100 bin hedefini de yakaladı. İnsanlar pazar günlerini feda edip o alana akın etmişti. Kalabalık hem yukarıdan, hem önden, hem arkadan muazzamdı. Alanda olanlar o coşkuyu canlı yaşadı. Hiç kimse bu konuda kulp bulmakla uğraşmasın. Gelenlerin çoğunun kendi istekleriyle orada olması da önemliydi.

Ama miting organizasyonunda bazı aksaklıklar da vardı.

Alana saat 14.00 gibi gittim. İlk dikkatimi çeken miting alanındaki bayrak süslemelerinin sadeliğiydi. Eskiden meydanı üstten gören dik santral yokuşu en tepeye kadar bayraklarla donatılırdı. Pazar günü bayraklar yokuşun başına kadar gelmiş, yukarı gitmemişti. Bir gece önceden sosyal medyada bayrak asanların fotoğrafları paylaşılmaya başlayınca herhalde gökyüzü gözükmeyecek demiştim. Ama sosyal medya paylaşımları bayrak sayısından daha fazlaydı. İşin abartılmasına ben de karşıyım ama AK Parti bu işlerde her defasında kendini aşardı. İlk kez daha sade bir görüntüyle karşılaştık.

Daha ilginci sahilde Salim Dervişoğlu Caddesi, D-100’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geliş güzergahı olan Ankara istikameti bol bol süslenmişken, mitng meydanın tepesinin bile açık olması dikkat çekiciydi. Olayın süsünü bir kenara bırakın, eskiden olduğu gibi meydanın üstüne küçük parti bayrakları gerilse o sıcakta en azında mitinge gelenlere gölge olurdu. Bir gün önce aynı yerde CHP mitingi olduğundan söküp takma işlemi yetişmedi diyenler vardı. Güvenlik nedeniyle olduğu söylendi. Ama ne olursa olsun o insanları serinletmek için bir çare bulunabilirdi.

Eskiden böyle sıcak günlerde yapılan mitinglerde meydanın üzerine su püskürten plastik borularla döşenirdi. Direkler arasına havadan gerilen bu ince borular meydanı serinletirdi. Üstelik o zamanlar AK Parti’nin elinde bu kadar imkan da yoktu. Şimdi her türlü olanak ve güç var ama artık bu tür ayrıntılara dikkat edilmiyor. Ramazan ayında o sıcakta Erdoğan’ı saatlerce beklemek ve dinlemek kolay iş değildi.

Miting alanına insanlar saat 15.00 civarı alınmaya başladı. Saat 16.30 sıraları tam meydanı ortadan gören tramvay istasyonunda dışarıdan gelenleri takip ediyorum. Sağ tarafta İzmit’te çarşı içinden gelenlerin olduğu bölümde tek tük alana girişler olurken, solumda Şehit Rafet Karacan Caddesi’nde, Real AVM önünden adeta dağın tepesinden kopan, önüne çıkan bütün ağaçları deviren sel gibi meydana insan akmaya başladı. İlçelerden gelenler Doğu Kışla’da yeni kapalı pazar alanında otobüslerden inip meydana geliyordu.

Gebze’nin, Kandıra’nın, Karamürsel’in köylerinden, Kartepe’den Başiskele’den, Gölcük’ten gelen iki büklüm yaşlılar, üzerlerinde Edoğan tişörtü olan gençler vardı.

Bir ara o insanların meydana alındığı Bulvar tarafındaki kontrol noktasında o kadar fazla yığılma oldu ki, yarısından fazlası İzmit tarafından girişe yönlendirildi. Çevre ilçelerden katılım, İzmit’ten çok fazlaydı. Meydan da onlar sayesinde dolmuştu.

Açıkçası Şemsettin Ceyhan’dan sonra henüz il başkanı ataması yapılamayan ve vekaleten bu görevi sürdüren Abdullah Eryarsoy’u bu konuda tebrik etmek gerekir. En azından ilçelerden katılım organizasyonu başarılıydı.

AK Parti, seçime iki haftadan az süre kala bu mitingle moral buldu. Bu şehirde Erdoğan sevgisinin hala üst seviyede olduğu görüldü. Ama parti içinde önemli sorunlar var. Bu sorunların seçim sonrası nasıl çözüleceğini hep birlikte göreceğiz.

 

CHP mitingi

 

Öyle mitnge kaç kişinin katıldığına ben bakmam, sayı önemli değil gibi söylemleri geçiniz. CHP’nin cumartesi günü yapılan Muharrem İnce mitinginde Perşembe Pazarı ağzına kadar dolsa, yığınlar caddelere taşsa, Muharrem İnce konuşurken sağdan soldan sel gibi insanlar gelmeye devam etse, mitingi takip etmek için balkonlardan sarkanlar olsa, CHP’lilerin bugün yolda yürüyüşü değişirdi. Koltukları kabarırdı. Bu iş bitti, ‘tamam’ derken seslerinin tonu farklı olurdu.

Ama CHP’nin beklediği katılım olmadı. Hatta alanın büyük bölümü boştu.

CHP’nin daha önce kaybettiği bir çok seçim görüntülerinin adeta tekrarı yaşandı.

Alanda kaç kişi olduğunun önemi yok diyenler şimdi sıcak havayı bahane edebilir, dışarıdan taşıma yapmadık gibi mazeretler üretebilir. Hatta milletvekili Haydar Akar, mitingden günler önce böyle bir açıklama yapıp, herkesi bu duruma alıştırmamış mıydı! Akar’a göre ilçelerden bile partili getirmek ilkelerine tersti. Ne tuhaf. Çok yakın geçmişte Yalova’dan otobüslerle Parşembe Pazarı’na partili getirildiğini hadi unuttuk diyelim.

Ama hatırlatmak isterim; İzmit’in nüfusu 360 binin üzerine çıktı. Seçmen sayısı 256 bini aştı. İlk yerel seçimlerde CHP’nin en iddialı olduğu yer İzmit deniyor. Bırakın dışarıyı, Yalova’dan partili getirmeyi, cumartesi günü iyi bir organizasyon yapılsa, Yürüyüş Yolun’dan Fethiye Caddesi’nden adam toplansa, İl Başkanı Cengiz Sarıbay, il binasından çıkıp miting alanına gelirken halkı davet ederek Perşembe Pazarı’na gelse o alan daha kalabalık olurdu.

Görünen o ki, CHP alanı doldurmak için yeteri kadar uğraş vermedi. Daha doğrusu önemli aktörleri yeterince istekli değildi.

...

Ben seçim sonrası CHP’de ciddi bir kırılma bekliyorum. Üstelik bu bu çatlağın ana damarlarından birinin de Kocaeli’den geçeceğini düşünüyorum. Milletvekillerinin performansından tutun da, örgüt içindeki söz sahibi isimlerin heyecanına kadar bunu görmek, hissettmek mümkün. Cumartesi günü miting alanındaki görüntü, adeta bunun tesciliydi. CHP’de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu taraftarlarının, İnce’nin yıldızını parlatmasından mutlu olmadıkları çok açık.

 

Sırtında mı taşıdı, sırtını mı yasladı göreceğiz

 

MHP İl Başkanı Aydın Ünlü, Cumhur İttifakı’nın ortak adayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a oy istemek için ilginç bir yol bulmuş. Önünde ve arkasında Erdoğan’ın fotoğrafları bulunan bir önlüğü üzerine giyip, halkın arasında propaganda yapıyor. Eskiden greve çıkan işçiler de böyle önlük giyerlerdi. Ünlü, kendini Cumhur İttifakı’nın emekçisi olarak göstermek istemiş olacak ki, bu kostümü tercih etti. Tabi bunu köpürtecek bir de slogan lazımdı. Onu da, “Ünlü, Erdoğan’ı sırtında taşıyor” şeklinde bulmuşlar. Ünlü’nün gazetelere çıkan haberlerinin hepsinde aynı başlık vardı.

Bu işin şov kısmıydı. Ama gerçekte ne olduğunu 25 Haziran’da göreceğiz.

Ünlü, Erdoğan’ı sırtında mı taşımış yoksa sırtını mı yaslamış seçim sonuçları açıklandığında belli olacak.

Kocaeli’de 2011 ve 2105 genel seçimlerinde AK Parti ile MHP’nin aldığı oy oranları toplamı %61,6 ile %64,6 bandındaydı. Oy sayısı ise 2011’de 616.500, 2015’te 663.648 olarak kayıtlara geçti.

Bu seçimde ilimizdeki seçmen sayısı 113.241 arttığına göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 24 Haziran’da %61’den az oy çıkmaması gerekiyor. Oy oranı %61’in üzerine ne kadar çok çıkarsa Ünlü sırtında Erdoğan’ı o kadar çok taşımış diyebiliriz. Tersi sonuç olur, altında kalırsa Ünlü de, bazıları gibi sırtını Erdoğan’a yaslamış demek zorunda kalacağız.

Ünlü’ye haksızlık edip, tek başına sorumluluk yüklemek istemem ama hem erken seçim isteyen partinin temsilcisi olarak hem de en çalışkan AK Partililerin bile “Biz Reisi sırtımızda taşıdık” benzetmesi yapmaya çekindiği bir ortamda seçtiği propaganda yönteminden dolayı oklar onu gösterecektir.

 

 

Asıl tartışmalar seçim sonrası başlar

 

Hepimiz 24 Haziran seçimlerine kitlendik. İki aydır erken seçimle yatıp, erken seçimle kalkıyoruz. Çevremiz adaylarla dolup taştı. Cadde ve sokaklar broşür dağıtan, partisine oy isteyen insanlarla çevrili. Her köşe başından bir aday çıkıp elini size uzatıyor. Siyasetle çok derin alakası olmayanlar için bu durum çok sıkıcı olabilir. Şu seçim bitse de kurtulsak diyenleri duyar gibiyim. Ama 25 Haziran sabahı sonuç ne olursa olsun, siyaetin nabzı daha da yükselecek gibi gözüküyor.

Göreceksiniz yerel seçimlerin startı 25 Haziran sabahı verilmiş olacak. Kimler belediye başkan adayı olacak tartışması, Cumhurbaşkanı seçimlerinin resmi sonuçları açıklanmadan başlayacak. 

Partilerin içi de karışık. AK Parti’de yeni İl Başkanı kim olacak, il yönetimi değişecek mi, performansı düşük ilçe başkanları görevden alınacak mı gibi sorulara yanıt aranacak.

CHP’de bu seçimde milletvekili aday listesine alınmayan isimler, değişimden umduğunu bulamayanlar var. Onların da sesini yükselteceğini düşünüyorum. MHP, Saadet, İYİ Parti bakalım yerel seçimlerde yine ittifak formülleri üretecek mi? Özetle siyasette asıl tartışmalar 25 Haziran sabahı başlayacak. Bu nedenle yaz aylarında gazetelerin çok fazla haber sıkıntısı çekeceğini de sanmıyorum.

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer İbrahim GÜRSEL yazıları
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.8305 TL 5.8072 TL
Euro
EURO
6.7510 TL 6.7241 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA