Advert Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert Advert
TARİH 24.09.2018 SAAT 17:19:42
Advert
Mevlüt SOYSAL

Kime oy vereceğim?

Ne kötüydü…

7 Haziran seçimleri bitmiş ve Türkiye’nin her yerinde bombalar patlamaya başlanmıştı.

Tabutlarda yüzlerce şehit…

Ve bu karabasan neredeyse bir yıl sürmüştü.

Her şey güvenlikten sonra geliyor…

Özgürlükler, barış, kısaca, yaşam…

24 Haziran’da “güven içinde bir Türkiye” için oyumu kullanacağım.

***

Ne kötüydü…

15 Temmuz 2016’da ABD’nin taşeronu bir terör örgütü, Türkiye sokaklarını Tunus, Mısır, Suriye gibi kana boyamak için uçaklarını kaldırmıştı.

Hedef işgaldi.

24 Haziran’da “ABD’nin müdahale edemeyeceği” bir Türkiye için oy kullanacağım.

***

Ne kötüydü…

ABD’nin taşeronu FETÖ, “cemaat” adıyla var olmuştu.

Devletin en önemli birimlerinde kadrolaşmış; yargıyı, askeriyeyi, emniyeti ele geçirmişti.

Devleti devlet yapan liyakat anlatışı yerle bir edilmişti.

24 Haziran’da, “cemaatlerin-tarikatların asla hakim olamayacağı bir Türkiye” için oy vereceğim.

***

Ne kötüydü…

Sınırlarımız kan gölüydü?

Neden?

Emperyalizm için en kolayıydı mezhepsel savaşlar… Her yer mezhepsel savaşlarla yanıyordu.

Bizim ise bir koruma kalkanımız vardı:

Laiklik…

24 Haziran’da “laik bir Türkiye” için oy kullanacağım.

***

Ne kötüydü…

Sınırlarımıza yığılan silahların hedefinde Türkiye vardı.

Geleceği tahmin eden herkes, “Suriye’den sonra hedef parçalanmış Türkiye” diyordu.

ABD ve Avrupa ülkeleri terör örgütleriyle işbirliği içinde olduklarını gizlemiyorlardı.

Kucak açıyorlardı PKK’ya…

24 Haziran’da “terörden arınmış bir Türkiye” hayaliyle oy kullanacağım.

***

Ne kötüydü…

Üretemiyorduk…

İthaldi her şeyimiz…

Soğanımız, samanımız, buğdayımız…

Ve dahası… Dünya 4. Sanayi Devrimi’ni yaşarken ve o devrimi yakalayamadığımız bir durumda ilk 10 ekonomi içinde yer almamız hayale dönüşecekti.

24 Haziran’da “üreten bir Türkiye” hayaliyle oy kullanacağım.

***

Ne kötüydü…

Yargı bağımsız değildi.

Kuvvetler ayrılığı rafa kaldırılmıştı.

OHAL sürüyordu.

Adalete güvenin dip yaptığı bir ülkenin huzura kavuşması, zenginleşmesi imkansızdı.

24 Haziran’da “hukuk devletinin hakim olduğu bir Türkiye” umuduyla oy kullanacağım.

***

Ne kötüydü…

Kahvehaneler ayrılmıştı, insanlar ayrışmıştı, insanlar sırf düşünceleri nedeniyle birbirlerini “hain” diye, “terörist” diye suçlamaya başlamıştı.

Emperyalizm ayrışmış bir toplum isterdi.

Bir olmak, bütün olmak, emperyalizme baş kaldırmak için ilk önemli şarttı.

24 Haziran’da “yeniden birbirine sarılmış bir Türk halkı” için oy kullanacağım.

***

Ne güzeldi…

Atatürk…

Statlarda marşlar, sokaklarda şarkılar, o her yeni gün bir önceki günden daha güçlü olan Ulu Önder…  

Bağımsızlık, üretim, laiklik, ulus olmak, bilim, sanat, kardeşlik, barış… Hepsini o verdi.

Son kitabım “Temmuz”da şöyle yazar:

“Savaşlar, devlet kurmalar, anlaşmalar, ilkeler, devrimler, hepsi bir yana… İnsan olarak severim Atatürk’ü. Onu sadece insan olarak anlatırım çoğu zaman. Hayvanları sevmesini severim, çocukları sevmesini severim, âşık olmasını severim, gülümsemesini severim, rakı içmesini severim, güzel giyinmesini severim, rugan ayakkabılarını severim, şarkı söylemesini severim, sigara içerken yüzüne yerleşen etkileyici hâli severim, matematiği sevmesini severim. Bu yüzden bir sevdiğime anlatır gibi anlatırım her şeyi. Çoğu zaman içimden, bazen de bağırarak…”

Evet, 24 Haziran’da “Atatürk’e sarılmış, yolu Atatürk’le aydınlanan bir Türkiye” ümidiyle oy kullanacağım.

 

 

 

 

 

 

 

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Mevlüt SOYSAL yazıları
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
6.2493 TL 6.2244 TL
Euro
EURO
7.3476 TL 7.3182 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA