Advert Advert Advert Advert
Advert Advert Advert Advert
TARİH 13.12.2018 SAAT 07:56:10
Advert
İbrahim GÜRSEL

Kendimizle ne kadar övünsek azdır

Demokrasiyi Avrupa buldu denir ama seçmek, seçilene saygı duymak bizim genlerimizde var.

Türkiye pazar günü tarihi bir genel seçimi geride bıraktı. Yalnızca yeni hükümet sisteminin fiilen hayata geçmiş olması değil, seçime katılım oranıyla da tarihi bir seçim yaşadı.

İzmit’te çok okul gezdim. Akçakoca’dan Tepeköy’e kadar her yere baktım. Özürü olanların ayağına sandık götürülebiliyordu ama yürümekte zorlanan yaşlı teyze ve amcaların bir şekilde yolunu bulup oy vermek için sandığa geldiğini gördüm. Sandalyede, kucakta oy atacağı sandığa gelmiş, en önemli vatandaşlık görevini yerine getiriyordu.

Gelinler, damatlar oy atmak için yine sandığa koştu. Magazin olsun diye değil, büyük bir bilinç ve sorumlulukla bu görevi yerine getiriyordu.

Ben Tepeköy’de marangoz Atilla Kaçan ile eşi Saniye Hanım’a rastladım. Hatta fotoğraflarını çekip gazeteye haber olsun diye gönderdim. Düğün konvoyu okul önüne yaklaştı. Arkadaki arabalardan, “Acele et davetliler bekliyor” diye bağırıyorlardı. Atilla Kaçan yanıt verdi: “Beklesinler bu daha önemli”.

Türkiye büyük bir sınavdan geçti. Demokrasinin beşiği denilen Avrupa’dan, Amerika’dan neredeyse iki katı fazla katılımla sandık başına giderek ülkesini yönetecek insanları belirledi.

Sandıktan çıkan sonucu büyük bir olgunlukla karşıladı. Dünya’nın neresinde nüfusu bu kadar kalabalık olduğu halde seçime %90’a yakın katılım sağlayan başka ülke bulunur?

Kurtuluş Savaşı dönemine ait kitaplara özel merakım var. O büyük, destansı mücadeleyi başlatan ve kazanan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarının neleri başardığını bugün bile okuduğumda büyüleniyorum. Osmanlı çökmüş... Yeni bir devlet doğuyor. Asker düzensiz, yönetim biçimi nasıl olacak belli değil. Ama Anadolu insanı daha Kurtuluş Savaşı başlamadan, Atatürk’ü tanımadan ülkenin her yerinde seçimler yapıyor. Milli mücadeleyi ve bulundukları bölgeyi yönetecek isimleri belirliyor. Sonra Kurtuluş Savaşı başlıyor. Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kuruyor ve yapacağı her işi, hatta büyük taaruz yetkisini bile bu meclisten alıyor.

Ateş çemberi içinde olsa da demokrasiye sonuna kadar, iliklerine kadar inanıyor.

Kendimizle ne kadar övünsek azdır. Bizim kadar demokrasiye bağlı başka ülke az bulunur.

Tabi, bu seçimde partiler ilk kez seçim öncesi ittifak yapıp, gruplara ayrıldı. Bildiğimiz, denediğimiz bir sistem değildi. Zaman zaman bu gruplaşmalar nedeniyle gerilim yükseldi. Liderler bazen eleştiri dozajını yükseltip seçmene aşırı gaz yükledi. Doğu’dan Batı’ya, Kuzey’den Güney’e en ufak bir tatsızlık yaşansa hepimiz çok üzülürdük. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim sonrası İstanbul’da konuşma yaparken kapana ayağını sıkıştıran küçük kızı düşünün. Büyük bir zafer elde ettiği halde Erdoğan’ın bile keyfi kaçtı. Birkaç ufak gerginlikleri saymazsak seçimin sağsalim bitmiş olması da bu açıdan sevindiricidir.

...

Türkiye 24 Haziran seçimlerinde bir rekora da şahit oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti 16 yıldır iktidarda. Ülkede çok büyük ve önemli projeler hayata geçti. Hem içeride hem dışarıda birçok sorun yaşandı. Çok sert muhalefet yapıldı. Normal şartlarda yorgunluk yaşanması, yıpranma olması doğaldı. Ama seçmen hür iradesini kullanarak tartışmasız şekilde bir kez daha Erdoğan ve AK Parti’yi birinci yaptı. Bel yıl daha ülke yönetimini teslim etti.

Bu uzun yıllar araştırılacak bir durum. Erdoğan, belli ki 16 yıldır kendisine inanan kemik seçmenin güvenini hala kaybetmedi. Arada büyük bir sevgi var. Benim seçim öncesi tahminim Erdoğan’ın %53,5 oy alacağı yönündeydi. Sonuç %52,55 çıktı. Birçok anket şirketinden daha ufak bir yanılma var. Üstelik benim elimde insansanlara soru soracak bir ekip de yoktu.

Ben tahminimi yaparken miting alanlarına baktım. İzmit, Türkiye’nin bire bir aynasıdır. Erdoğan’ın İzmit’teki mitigini iyi inceledim. Erdoğan’a karşı sevginin hala devam ettiğini açıkça gördüm. Erdoğan, bir önceki seçimde %52’nin biraz altında oy almıştı. Bu seçimde gençlerin de desteğini arkasına alacağını düşünüyordum.

Bu konuda çok önemli açılımlar yaptı. Türkiye’de 1 milyondan fazla yeni seçmen 24 Haziran’da oy kullandı.

Belki bu gençlerden benim tahmin ettiğim kadar destek gelmedi, belki de şehir merkezlerinde Erdoğan ve AK Parti’den kaçan oylar benim beklediğimden biraz fazla oldu. Yanılma payını buna bağlıyorum. Neyin etkili olduğunu kesin seçim sonuçları açıklandığında daha sağlıklı analiz edebiliriz.

Ne olursa olsun bir gerçek var ki, Türkiye’de her iki seçmenden biri ve hatta biraz fazlası Erdoğan’ı çok seviyor ve güveniyor. Ve AK Parti hala açık farkla birinci parti

 

 

Seçim sonuçlarının yerel yansımaları

 

Seçim sonuçları üzerine daha çok konuşacağız. Resmi sonuçlar bir açıklansın, üzerine yorum yapılacak çok konu çıkacak. Özellikle içinde yaşadığımız şehir İzmit’le ilgili çok çarpıcı, ilginç sonuçlar var. Şimdiden söylüyorum, çok yakında, hatta bu yıl bitmeden yerel seçimler olacaktır. Sayıları gerçekçi biçimde önüne koyup, hesabı buna göre yapmayanlar okkalı tokadı yer.

Siyaseti sadece algı operasyonu sanıp, sosyal medyada fotoğraf vermek olarak görenler hüsrana uğrar. O yüzden şapkayı önüne koyup, iyi düşünmek gerekir. Dediğim gibi bu konudaki değerlendirmeleri kesin sonuçların açıklanması bekleyip, gelecek haftaya bırakıyorum.
 

NET BİR BAŞARIDAN SÖZ EDEMEYİZ
 

Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden parti teşkilatlarının performansını değerlendirmek yerine milletvekili seçimlerine bakmak gerekir. Cumhurbaşkanı adaylarının aldıkları oyda, kendi performansları etkili oldu. Buradan kendine pay çıkaranlar yalnızca kendini kandırmış olur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile CHP adayı Muharrem İnce’nin ülke genelinde partisinden fazla oy alması; İYİ Parti adayı Meral Akşener ile HDP adayı Selahattin Demirtaş’ın ülke genelinde partisinden daha az oy alması bunun açıkça kanıtıdır. Teşkilatların veya örgütlerin asıl performansı milletvekili seçimlerinde ortaya çıktı.

İlimizdeki duruma bakarsak; Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Kocaeli’de mevcut sayıyı arttıramazsak, yerinde saymaya devam edersek başarısızlık olur diye baştan belirtmişti.

AK Parti’nin 7 vekil çıkarmasıyla ilgili başka söze bence gerek yok. Sayın Işık, sadece ilimizde değil, Türkiye’de seçim dönemi en çok çalışan siyasilerden biriydi. Sahayı ve teşkilatı çok iyi biliyor. Eminim bu tablonun değerlendirmesini en iyi yine kendisi yapacaktır.

CHP’nin 3, MHP’nin 1 milletvekilinde kalması da teşkilat performansları açısından başarısızlıktır.

Bana göre İYİ Parti lideri Meral Akşener’in memleketi Kocaeli’den 1 milletvekili çıkarması da büyük bir hayal kırıklığıdır. Üstelik bu ismin yerli bile olmaması bu şehrin büyük kayıpları arasındadır.

Genel olarak, ilimizde başarılıdır diyebileceğimiz bir parti yok. Ama bu durum AK Parti’nin 1, CHP’nin 2 nci büyük parti olduğunu değiştirmiyor.

Ayrıca bu partiler arasında tek değişiklik AK Parti’de yaşanması da dikkat çekicidir. İzmit Belediyesi eski encümen başkanı, AK Parti 7.sıra milletvekili adayı Av.Emine Zeybek ilk kez Meclis’e gidiyor.

...

Seçimin sürprizini HDP yaptı. Tabi HDP’nin bu başarısında Batı’daki CHP seçmenin etkisi büyüktür. İlimizde de 1 vekil çıkardılar. CHP içinde bir kesim Atatürk’ün bu partiyi kuruluş ilkeleriyle taban tabana ters. Ama zamanında nasıl yapmışlarsa partinin içine girip köşe başlarını tutmuşlar.

CHP’nin Doğu’da adı okunmaz ama Batı’da HDP’yi kendi partilerinden daha fazla dert edinen CHP’liler var.

Aslında CHP, Muharrem İnce ile yeni bir sayfa açabilir. Bu ülkede muhafazakar kesim, doğru aday olursa CHP’ye de oy verebileceğini gösterdi.

CHP şimdi bir tercih yapacak. Ya İnce ile başlattığı akımı devam ettirip, merkeze yaklaşacak. Ya da HDP ile olan bağını resmen ilan edip bu yönde yol alacak.

Her ikisini de aynı koltukta taşıyacağını, halkı bu şekilde idare edeceğini düşünenler duvara toslar, elindekini de kaybeder baştan belirtmek isterim.

Şüphesiz seçimin en büyük hüsranını Saadet Partisi ve lideri Temel Karamollaoğlu yaşadı. Türkiye genelinde %1’i bile aşamadılar. Baraj sorunu olmadığı halde Kocaeli’den bir tane vekil çıkaramadılar.

Saadet, AK Parti’nin CHP’ye benzemeye başladığını, içi-dışı başka olduğunu ileri sürüyordu. Belli ki, seçim öncesi ittifak kurduğu partiler kendi seçmeni üzerinde tam tersi bir etki yaptı. Saadet’in kendi kimliğinden çıktığını kabul etti. Refah Partisi’nin temsilcisi olarak bu partiyi artık görmemeye başladı.

...

Baştan belirttiğim gibi bu seçim üzerine daha çok yazılacak, konuşulacak şeyler var. Hele şu kesin sonuçlar açıklansın. Mahalle ve sandıkların durumu önümüze gelsin. Daha çok şey yazacağız. Üstelik artık yerel seçimleri de konuşmaya başlarız. Kısacası asıl hareketli günler şimdi başlıyor diyebiliriz. Biz şimdi sağlıklı bir seçimi geride bırakmanın, demokrasinin tadını çıkaralım.

Demokratkocaeli:
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Yorumunuz :
Güvenlik : Captcha
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer İbrahim GÜRSEL yazıları
Advert
Advert
VEFATLARIMIZ
Dolar
DOLAR
5.3811 TL 5.3596 TL
Euro
EURO
6.0965 TL 6.0721 TL
Anket
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
ANIT MEDYA